Tarım Arazisi Payını Satın Aldıysanız Tapunuz Her Zaman Verilir mi?
Bir tarım arazisindeki payı satın aldınız ama tapunuz her zaman verilebiliyor mu? Yargıtay’ın bir kararı, tarım arazilerinde özel kısıtlamaların satış vaadi davanızı nasıl etkileyebileceğini gösteriyor.
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, tarım arazilerinin parçalanmasını önlemek için her il ve arazi tipi için asgari tarımsal arazi büyüklüğü belirler. Bu büyüklüğe ulaşmış araziler daha fazla bölünüp paylaştırılamaz.
Olayın Özeti
Bir kişi, 2001 yılında yapılan satış vaadi sözleşmesiyle bir taşınmazdaki hisseleri satın aldı, bedelini ödedi ama tapu devredilmedi. Tapu iptali ve tescil, kabul edilmezse tazminat talebiyle dava açtı. Yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi davayı kabul etti. Ancak Yargıtay, taşınmazın tarımsal niteliği ve ilgili kanuna göre bölünüp bölünemeyeceğinin araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu. Yeniden yargılamada mahkeme, taşınmazın imar parseli sayıldığını belirterek yine davayı kabul etti.
Yargıtay Ne Dedi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun, tarım arazilerinin bölünmesini önlemek amacıyla asgari tarımsal arazi büyüklükleri belirlediğini, bu büyüklüğe ulaşmış arazilerin ifraz edilemeyeceğini, hisselendirilemeyeceğini ve paydaş sayısının artırılamayacağını hatırlattı. Dosyadaki resmi kayıtların taşınmazın hâlâ tarla vasfında olduğunu, il tarım müdürlüğünün ifrazının uygun olmadığını bildirdiğini, imar planının henüz kesinleşmediğini tespit etti.
İlgili ilde kuru arazi için asgari tarımsal büyüklüğün 190.000 m² olduğunu, davaya konu payın bu büyüklüğün çok altında kaldığını belirterek, kanundaki bölünmezlik kısıtlaması gözetilmeden verilen tescil kararının hatalı olduğuna, mahkemenin tescil yerine ikinci talep olan tazminatı değerlendirmesi gerektiğine karar vererek hükmü bozdu.
Bu Karar Sizin İçin Ne Anlama Geliyor
Bir tarım arazisindeki hisseyi veya küçük bir payı satın almak için satış vaadi sözleşmesi yaptıysanız, bu taşınmazın tapusunun her zaman size devredilemeyebileceğini bilmelisiniz; kanun, tarım arazilerinin belirli bir büyüklüğün altına bölünmesini yasaklıyor. Satın almak istediğiniz payın, o ildeki asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altında kalması durumunda, tescil talebiniz reddedilebilir. Böyle bir durumda çaresiz kalmazsınız; sözleşmeniz geçerliliğini koruduğu için, tescil yerine ödediğiniz bedelin güncel değer üzerinden tazminini talep edebilirsiniz.
Asgari Büyüklük Şartı Var
Belirli bir büyüklüğe ulaşmış tarım arazileri, kanunen daha fazla bölünüp paylaştırılamıyor.
Sözleşme Geçerli, Tescil Engellenebiliyor
Sözleşmenin kendisi geçerli olsa da, kanuni kısıtlama nedeniyle tapu devri fiilen mümkün olmayabiliyor.
Tazminat Alternatif Bir Yol
Tescil mümkün olmadığında, ödenen bedelin tazmini ikinci bir talep olarak değerlendirilmeli.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay 7. Hukuk Dairesi | 2023/2243 E. | 2023/3369 K. | 14.06.2023 | Tarım arazisinde asgari bölünmezlik kısıtlamasının satış vaadi tesciline etkisi |
Tarım Arazisi Alım Satımında Riskleri Önceden Belirleyin
Tarım arazisi payı satın almadan önce bölünme kısıtlamalarını kontrol etmek, ileride yaşanabilecek tescil sorunlarını önler. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak gayrimenkul hukuku danışmanlığında yanınızdayız.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
-
Tarım arazisi satış vaadi sözleşmesi ile tapu alınabilir mi?
Sözleşme resmi şekilde yapılmış olsa dahi, 5403 sayılı Kanun uyarınca belirlenen asgari tarımsal arazi büyüklüğü şartları sağlanmıyorsa tapu iptali ve tescil kararı verilemez.
-
5403 sayılı Kanun satış vaadi davalarını nasıl etkiler?
Bu kanun kamu düzenine ilişkindir ve tarım arazilerinin bölünmesini yasaklar. Eğer satış vaadine konu olan payın devri arazinin bölünemez büyüklüğün altına düşmesine neden oluyorsa, mahkeme tescil talebini reddeder.
-
Tapu devri imkansız hale gelirse ödenen bedel geri alınabilir mi?
Evet, Yargıtay içtihatlarına göre taşınmazın devri yasal kısıtlamalar nedeniyle mümkün değilse, davacı ikinci kademede tazminat (bedel iadesi) talep edebilir ve mahkeme bu talebi değerlendirmek zorundadır.

