Kira İlişkisi İnkar Edilirse İspat Kime Düşer?
Kiracınız kira borcunu ödemiyor, tahliye davası açtınız, ama karşı taraf aranızda hiç kira ilişkisi olmadığını iddia ediyor ve elinizde yazılı bir sözleşme yok. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin bir kararı, böyle bir durumda ispat yükünün kimde olduğunu ve son çare olarak hangi delile başvurulabileceğini gösteriyor.
Kira ilişkinizi mutlaka yazılı hale getirin. Yazılı sözleşme yoksa ve karşı taraf ilişkiyi inkar ederse, davanızı yemin delili gibi son çare bir delille sürdürmek zorunda kalabilirsiniz.
Olayın Özeti
Davacı, kiracısı olan davalının kira borcunu ödemediğini ve kira ilişkisi devam ederken kendisine karşı hakaret, tehdit, yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal ve iftira gibi suçlar işlediğini ileri sürerek kira ilişkisinin çekilmez hale geldiği gerekçesiyle davalının tahliyesini talep etti. Davalı ise kira ilişkisinin varlığını tamamen reddetti; taşınmazın maliki olan kayınpederinin akli melekelerinin yerinde olmaması nedeniyle davacı tarafından dolandırılarak usulsüz şekilde satın alındığını iddia ederek ayrıca tapu iptal davası açtığını savundu.
İlk derece mahkemesi, ceza ve hukuk mahkemesi dosyalarını ve tanık beyanlarını birlikte değerlendirerek kira ilişkisinin çekilmez hale geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalının tahliyesine karar verdi.
Yargıtayın Değerlendirmesi
Bu karar, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz edildi. Bakanlık, taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesi bulunmadığını, kira ilişkisinin başlangıç tarihi ve süresinin bilinmediğini, dinlenen tanıkların da kira ilişkisini ortaya koyamadığını belirtti. Bakanlığa göre mahkemenin, davacının kira sözleşmesinin varlığını kanıtlayamadığı bu durumda davacıya yemin delilini hatırlatıp davalıya yemin teklif edip etmeyeceğini sorması gerekirken eksik inceleme ile karar vermesi usule aykırıydı.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesinin birinci fıkrasına göre ispat yükünün, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu hatırlattı. Bu ilke uyarınca kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelini ispat külfeti kiraya verene, kabul edilen kira bedelinin ödendiğini ispat külfeti ise kiracıya düşer. Davacı bu iddiasını yemin dahil her türlü delille ispat edebilir.
Somut olayda davalı, kira ilişkisinin varlığını tamamen inkar ettiği için ispat yükü davacı üzerindeydi. Yazılı bir kira sözleşmesinin bulunmaması ve tanık beyanlarının da kira ilişkisini ortaya koyamaması karşısında, ilk derece mahkemesinin davacıya yemin delilini hatırlatması ve davalıya yemin teklif edip etmeyeceğini sorması gerekirken bu adımı atlaması, Yargıtay tarafından usul ve yasaya aykırı bulundu. Bu gerekçelerle Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebi kabul edilerek karar, sonuca etkili olmamak üzere bozuldu.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesindeki bu ispat kuralı, kira ilişkisi gibi süregelen sözleşmelerde özellikle önemlidir; yazılı sözleşme yoksa ve tanık delili de yetersiz kalırsa, dava bir yıl hatta daha uzun sürebilecek bir ispat sürecine girebilir.
Yemin delili, diğer tüm delillerin tükendiği son çare niteliğindedir; taraflardan biri yemin teklifini kabul ederse yemin genellikle bir hafta içinde icra edilir ve sonucu kesin delil sayılır.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Bu karar, yazılı bir kira sözleşmesi olmadan tahliye davası açtığınızda, kiracının kira ilişkisini inkar etmesi halinde ispat yükünün tamamen sizde olduğunu gösteriyor. Tanık beyanı yeterli kanıt sağlamazsa mahkeme davayı doğrudan reddetmek yerine size yemin delilini hatırlatmak ve karşı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğinizi sormak zorundadır.
Bu, kira ilişkinizi yazılı hale getirmenin önemini bir kez daha gösteriyor. Yazılı sözleşme olmadan açılan bir davada delilleriniz zayıfsa, davanız doğrudan reddedilmeyebilir ama yemin gibi son çare bir delile başvurmak zorunda kalabilirsiniz; bu da süreci uzatan ve sonucu belirsizleştiren bir durumdur.
İspat yükü kiraya verende
Kira ilişkisinin varlığı ve kira bedeli inkar edilirse, bunu ispat etme yükü kiraya verene aittir.
Yemin delili hatırlatılmalı
Tanık beyanı yeterli olmadığında mahkeme, davacıya yemin delilini hatırlatıp davalıya yemin teklif edip etmeyeceğini sormak zorundadır.
Yazılı sözleşme süreci kolaylaştırır
Yazılı bir kira sözleşmesinin bulunmaması, kira ilişkisinin başlangıç tarihi ve süresinin ispatını ciddi şekilde zorlaştırır.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | 2026/3665 | 2026/2768 | 05.05.2026 | Kira ilişkisinin inkar edildiği tahliye davasında ispat yükü ve yemin delilinin hatırlatılması zorunluluğu |
Kiracı Tahliye Davasında Delil Sorunuyla mı Karşılaştınız?
Durumunuzu birlikte değerlendirelim.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSıkça Sorulan Sorular
-
Yazılı kira sözleşmem yok, tahliye davası açabilir miyim?
Açabilirsiniz ama kiracı kira ilişkisini inkar ederse ispat yükü size düşer ve tanık beyanı yetmezse yemin delilinden yararlanmanız gerekebilir.
-
Mahkeme yemin delilini kendiliğinden mi uygular?
Hayır, mahkemenin tarafa yemin delilini hatırlatıp karşı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğini sorması gerekir; bu kararda bu adımın atlanması usule aykırı bulunmuştur.
-
Kira ilişkisini kim ispatlamak zorundadır?
Kira ilişkisinin varlığını ve kira bedelini ispat yükü kiraya verene, kabul edilen bedelin ödendiğini ispat yükü ise kiracıya aittir.



