Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Kolluk Şiddeti ve Etkisiz Soruşturmaya AYM’den İhlal Kararı

Giriş ve Olayın Özeti

Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkesinin korunmasına yönelik önemli yargı kararlarını yakından takip etmekteyiz. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 2021/54315 başvuru numaralı, 11/3/2026 tarihli S.G. başvurusu kararı, kolluk güçlerinin orantısız güç kullanımının ve bu tür olaylara ilişkin yürütülen soruşturmaların etkililiğinin anayasal güvenceler açısından taşıdığı kritik önemi bir kez daha ortaya koymuştur.

Olay, 28 Ocak 2015 tarihinde Van’ın Muradiye ilçesinde düzenlenen bir etkinlik sırasında meydana gelmiştir. Yerel seçimlerde Muradiye Belediyesine meclis üyesi seçilen başvurucu S.G., Suriye’deki çatışmaların sona ermesini kutlamak amacıyla düzenlenen bu etkinliğe katılmıştır. Etkinlik alanına asılan pankart ve posterlerin kolluk güçleri tarafından kaldırılması yönündeki uyarılara direnç gösterildiği iddia edilmiş ve sonrasında kolluk güçleri gruba müdahale etmiştir. Bu müdahale sırasında başvurucu S.G., başına copla aldığı darbe sonucu yaralanmış, baygınlık geçirmiş ve hastaneye sevk edilmiştir. Genel adli muayene raporunda başvurucunun kafa oksipital bölgesinde şişlik, ağrı, sol gözde şaşılık ve sağ gözde kanama odağı tespit edilmiştir.

Olayın ardından Muradiye Cumhuriyet Başsavcılığı, “zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması” suçundan re’sen soruşturma başlatmış, ancak failin tespiti konusunda zorluklar yaşanmıştır. Jandarma Kriminal tarafından yapılan incelemede, görüntülerde başvurucuyu yaralayan polis memurunun yüzünün, kaskının veya ayırt edici başka bir özelliğinin net olmaması nedeniyle kimliğinin tespit edilemediği bildirilmiştir. Yürütülen idari tahkikat sonucunda ise bir polis memuru hakkında aylıktan kesme cezası verilmesi değerlendirilmiştir. Başsavcılık, polis memuru K.K. hakkında kasten yaralama suçundan iddianame düzenlemiş, ancak Muradiye Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. İstinaf başvurusu da reddedilerek karar kesinleşmiştir.

Öte yandan, başvurucunun açtığı tam yargı davasında Van 3. İdare Mahkemesi, başvurucunun kolluğun ikazlarına karşı tehditkâr bir tavır sergilemiş olsa da fiziksel bir saldırıda bulunmadığını, başına aniden cop darbesi aldığını ve kolluğun eyleminin ölçüsüz olduğunu kabul ederek başvurucu lehine 7.000 TL manevi tazminata hükmetmiş ve bu karar kesinleşmiştir.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Anayasa Mahkemesi, başvuruyu kötü muamele yasağı kapsamında incelemiştir. AYM, Anayasa’nın 17. maddesi uyarınca maddi ve manevi varlığın korunması hakkının güvence altına alındığını, işkence, eziyet ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan ceza veya muamelenin mutlak olarak yasaklandığını hatırlatmıştır. Kolluk güçlerinin, kesin olarak gerekli olmayan durumlarda fiziksel güç kullanmasının veya gerekli hallerde dahi orantısız güç kullanmasının Anayasa’nın 17. maddesini ihlal edeceğini belirtmiştir.

Somut olayda AYM, başvurucunun Muradiye Belediyesi önündeki etkinlikte polis müdahalesi sırasında yaralandığı ve Adli Tıp Kurumu raporlarının bu yaralanmayı teyit ettiği tespitini yapmıştır. İddianamede veya Asliye Ceza Mahkemesi kararında başvurucunun güç kullanılmasını zorunlu kılacak nitelikte bir davranış sergilediğine dair bir tespite yer verilmediğini, hatta “kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme” suçundan açılan davada başvurucunun beraat ettiğini ve bu kararın kesinleştiğini vurgulamıştır. İdare Mahkemesi kararında da kolluğun eyleminin ölçüsüz olduğunun kabul edilmesi, bu tespitleri desteklemiştir. Bu doğrultuda, adli makamlarca yürütülen soruşturma ve kararlarda, başvurucuya karşı gerekmediği hâlde kolluk tarafından güç kullanıldığı ve başından copla yaralandığı anlaşılmıştır.

Anayasa Mahkemesi, kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturmanın etkililiği konusunda ciddi eksiklikler tespit etmiştir. Özellikle, olay yerindeki diğer polis memurlarının tanık olarak ifadeleri alınırken, olayı aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek fotoğraf ve kamera kayıtlarının bu kişilere gösterilmemesi ve beyanlarının görüntüler eşliğinde denetlenmemesi, soruşturmanın etkili bir şekilde yürütülmediği sonucuna varılmasına neden olmuştur. Ayrıca, olayın üzerinden yaklaşık altı yıl dokuz ay geçmesine rağmen soruşturmanın tamamlanmasının, makul süratle hareket edilmediğini gösterdiği belirtilmiştir.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan kötü muamele yasağının hem maddi (orantısız güç kullanımı sonucu yaralanma) hem de usul (etkisiz soruşturma) boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE karar vermiştir. Mahkeme, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın Muradiye 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine ve başvurucuya net 250.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.

Yorum

Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, kolluk güçleri tarafından uygulanan şiddet vakaları karşısında devletin hem bireyin maddi ve manevi bütünlüğünü koruma pozitif yükümlülüğünü hem de bu tür iddiaların etkin bir şekilde soruşturulması ve faillerinin tespit edilerek cezalandırılmasını sağlama usul yükümlülüğünü bir kez daha vurgulamıştır. Karar, özellikle orantısız güç kullanımının ve bunu takip eden etkisiz soruşturmaların hukukun üstünlüğü ve insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu göstermektedir.

AYM, failin görüntüler üzerinden net olarak tespit edilememesi durumunda dahi, soruşturmayı yürüten makamların olayı aydınlatmak için tüm makul delilleri toplama ve değerlendirme yükümlülüğünü taşıdığını açıkça ortaya koymuştur. Tanıkların ifadelerinin görsel delillerle desteklenmemesi veya çapraz kontrol edilmemesi gibi eksiklikler, yargılamanın adil ve etkili olmaktan uzaklaşmasına neden olmuştur. Yeniden yargılama kararı ve tazminat hükmü, devletin sorumluluğunu tescil etmekle birlikte, benzer olayların önlenmesi ve hesap verebilirliğin sağlanması adına önemli bir adımdır.

Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlali durumlarında hukuki mücadeleyi sürdürmenin ve yargı mercilerince verilen emsal niteliğindeki kararların takipçisi olmanın önemine inanıyoruz.

Karar Künyesi

  • Anayasa Mahkemesi Kararı
  • Esas Numarası: 2021/54315
  • Karar Tarihi: 11/3/2026
  • Başvuru Konusu: Kötü muamele yasağının ihlali (Anayasa m. 17)
  • İhlal Kararı: Kötü muamele yasağının maddi ve usul boyutunun ihlali
  • Giderim: Yeniden yargılama ve net 250.000 TL manevi tazminat

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Anayasa Mahkemesi’nin S.G. kararındaki temel ihlal nedir?

    Mahkeme, kolluk görevlilerinin orantısız güç kullanması sonucu başvurucunun yaralanmasını ve bu olaya ilişkin yürütülen soruşturmanın yetersiz kalmasını, Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen kötü muamele yasağının ihlali olarak değerlendirmiştir.

  • Orantısız güç kullanımında ne kadar tazminat ödenmesine karar verildi?

    Anayasa Mahkemesi, yaşanan hak ihlalleri ve başvurucunun maddi-manevi bütünlüğüne verilen zarar nedeniyle net 250.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.

  • Soruşturmanın etkisiz yürütüldüğü sonucuna nasıl varıldı?

    Tanık beyanlarının kamera kayıtlarıyla denetlenmemesi, sorumluların tespitine yönelik yeterli teknik inceleme yapılmaması ve sürecin 6 yılı aşan sürede tamamlanmaması, soruşturmanın etkisiz olduğu sonucunu doğurmuştur.

  • AYM kararı sonrası yargılama süreci nasıl devam edecek?

    İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla, sorumluların yeniden tespiti ve yargılanması için dosya Muradiye 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmiştir.

İLGİLİ YAZILAR