Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Kolluk Provokasyonuyla Elde Edilen Delile AYM Kararı

Giriş ve Olayın Özeti

Anayasa Mahkemesi (AYM), hukuk devletinin temel prensiplerinden olan adil yargılanma hakkı kapsamında önemli bir karara imza attı. 2021/50710 başvuru numaralı bu karar, kolluk görevlilerinin suçun işlenmesini teşvik edici nitelikteki faaliyetleri sonucunda elde edilen delillerin hakkaniyete uygun yargılanma hakkını ihlal edebileceğine hükmetti. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, bu emsal kararın hukuki önemini ve yaratacağı etkileri sizler için değerlendirdik.

Başvurucu T.D. hakkındaki yargılama süreci, Ankara Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği tarafından fuhuş olaylarına ilişkin yapılan bir çalışma ile başlamıştır. Kolluk görevlileri, fuhşa aracılık yaptığı duyumu alınan K. isimli şahsı “müşteri” gibi aramış ve iki kadın için ücret karşılığında anlaşma sağlamıştır. K. şehir dışında olduğunu belirterek, kadınları başvurucu T.D.’nin getireceğini ifade etmiştir. Başvurucu T.D., kolluk görevlileriyle iletişime geçerek iki kadını bir otele göndermiş ve bu kadınlar anlaşılan ücreti almıştır. Kolluk görevlileri, K.’yı tekrar arayarak başka kadınlar da isteyince, T.D. dört kadın daha sağlamıştır. Bu aşamada kolluk kimliğini açıklamış, parayı iade etmiş ve soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu, fuhşa aracılık etme suçlamasıyla yargılanmış ve hakkındaki mahkûmiyet kararı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası, denetim süresinde başka bir suç işlemesi üzerine kesinleşmiştir. Başvurucu, mahkûmiyetine dayanak teşkil eden delillerin kolluk provokasyonu sonucu hukuka aykırı yollarla elde edildiğini ileri sürerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla AYM’ye bireysel başvuruda bulunmuştur.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

AYM, başvurucunun iddialarını adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma güvencesi yönünden incelemiştir. Anayasa’nın 38. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği prensibi esas alınmıştır. Mahkeme, hukuk devletinde adil yargılanma hakkının güvence altına alınabilmesi için işlenmiş bir suça ilişkin şüphe olmadan kamu görevlilerinin kişileri suç işlemeye teşvik etmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulamıştır.

AYM, gizli soruşturma tekniklerinin kullanımında “maddi test” ve “usul güvenceleri testi” olmak üzere iki aşamalı bir inceleme yapmıştır:

  • Maddi Test: Kolluk görevlilerinin somut olaydaki eylemleri pasif bir soruşturmadan öte, suçun işlenmesini teşvik edici nitelikte bulunmuştur. Görevlilerin ilk iki kadından sonra aktif olarak dört kadın daha talep etmeleri, başvurucunun fuhşa aracılık etme faaliyetini gerçekleştirmesi için teşvik edici bir rol oynadığını ve mağdur sayısının artmasına bağlı olarak cezai sorumluluğunun da arttığını ortaya koymuştur. AYM, kolluğun bu aktif tutumunu pasif bir suç soruşturması olarak kabul etmemiştir.
  • Usul Güvenceleri Testi: Mahkeme, olayda “gizli soruşturmacı görevlendirilmesi” usulünün yasal dayanağı olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 139. maddesi uyarınca bir hâkim kararı bulunmadığını tespit etmiştir. Ayrıca, kolluk görevlilerinin soruşturma işlemlerini Cumhuriyet savcısının açık bir yazılı veya sözlü talimatı olmadan kendiliğinden yürüttüğü ve yargı mercilerinin elde edilen delillerin hukuka aykırılığı noktasında CMK’nın ilgili maddeleri kapsamında yeterli bir değerlendirme yapmadığı belirtilmiştir. İstinaf mahkemesinin de bu itirazı esastan reddederken, müdahalenin adil yargılanma hakkı güvencelerine uygun olup olmadığını veya ajan provokatör gibi davranılıp davranılmadığını tartışmaması eksiklik olarak değerlendirilmiştir.

Bu tespitler ışığında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine oyçokluğuyla karar vermiştir. Karşıoy kullanan üyeler ise polisin mevcut suç şüphesi üzerine PVSK kapsamındaki yetkilerini kullandığını, başvurucunun iradesinin sakatlanmadığını ve yerel mahkemenin kararının sadece polis tutanaklarına değil, mağdur ve tanık beyanlarına da dayandığını savunmuştur.

Yorum

AYM’nin bu kararı, kolluk kuvvetlerinin suçla mücadelede kullandığı özel soruşturma tekniklerinin sınırlarını ve adil yargılanma hakkı arasındaki dengeyi bir kez daha net bir şekilde ortaya koymuştur. Hukuk devleti ilkesi gereği, kamu görevlilerinin görevi suçu önlemek ve işlenmiş suçları soruşturmak olup, suç işlemeye niyeti olmayan kişileri kışkırtarak veya tuzak kurarak suç işlemeye teşvik etmek değildir. Karar, bu tür yöntemlerle elde edilen delillerin ceza yargılamasında kullanılamayacağını ve kullanılsa dahi adil yargılanma hakkını zedeleyeceğini vurgulamaktadır.

Özellikle yargısal denetim ve hâkim kararı gerekliliği, özel soruşturma tekniklerinin kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Derece mahkemelerinin de yargılamanın her aşamasında bu tür iddiaları ciddiyetle ele alması ve hukuka aykırı delil yasağını titizlikle uygulaması gerektiği, kararın temel mesajlarından biridir. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, ceza hukuku süreçlerinde hakkaniyete uygun yargılanma hakkının korunması ve hukuka uygun delil toplama ilkelerinin her zaman savunucusu olmaya devam edeceğiz.

Karar Künyesi

  • Mahkeme: Anayasa Mahkemesi Genel Kurul
  • Başvuru Numarası: 2021/50710
  • Karar Tarihi: 16/12/2025
  • Resmi Gazete Tarih ve Sayı: 6/7/2026 – 33302
  • Başvurucu: T.D.
  • Konu: Kolluk provokasyonu ile elde edilen delil, hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlali iddiası

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Kolluk görevlilerinin suç işlemeye teşvik etmesi yasal mıdır?

    Hayır, hukuk devleti ilkesi gereği kolluk görevlileri kişileri suç işlemeye teşvik edemez. AYM kararına göre, suç işleme niyeti olmayan birini kışkırtmak veya ona tuzak kurmak adil yargılanma hakkının ihlalidir.

  • Gizli soruşturma teknikleri için hâkim kararı şart mıdır?

    Evet, 5271 sayılı CMK’nın 139. maddesi uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirilmesi için mutlaka bir hâkim kararı bulunmalıdır. Bu karar olmadan yürütülen işlemler hukuka aykırı kabul edilir.

  • Polisin ‘müşteri’ gibi davranarak suç delili toplaması her zaman hukuka aykırı mıdır?

    Kolluk görevlileri pasif bir tutum sergilediği sürece bu yöntem kullanılabilir. Ancak görevliler aktif bir şekilde suçun kapsamını genişletir veya kişiyi teşvik ederse, bu durum ajan provokatör eylemi sayılır ve deliller geçersiz olur.

  • Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller mahkemede kullanılabilir mi?

    Anayasa’nın 38. maddesi uyarınca, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez ve mahkûmiyet hükmüne esas alınamaz.

İLGİLİ YAZILAR