Konkordato Sürecinde Alacağınız Ödenmedi mi?
Borçlu şirket konkordato sürecine girdikten sonra sizinle yeni bir sözleşme yaptı ve borcunu yine ödemediyse, konkordatonun feshini isteyip isteyemeyeceğinizi merak ediyor olabilirsiniz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin güncel bir kararı, tam da bu durumdaki alacaklıların haklarını netleştiriyor. Kararın detayları, benzer durumdaki alacaklılar için yol gösterici nitelikte.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay, meselenin özünde, konkordato mühleti içinde doğan alacakların konkordato hükümlerine tabi olup olmadığının yattığını belirtti. İcra ve İflas Kanunu’nun 308/c maddesine göre, bağlayıcı hale gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan tüm alacaklar için mecburidir.
Dosyaya bakıldığında, davalı şirket hakkında geçici mühlet kararı 27.12.2018, kesin mühlet kararı ise 30.05.2019 tarihinde verilmişti. Davaya konu alacağın dayanağı olan sözleşme ise 28.11.2019 tarihinde, yani geçici mühletten sonra ama tasdik kararından (20.06.2021) önce imzalanmıştı. Yargıtay, bu sözleşmenin komiserin izni olmaksızın yapıldığını tespit etti. Bu durumda, İİK 308/c maddesi gereği bu alacak, konkordatoya tabi mecburi bir alacak niteliğindeydi.
Yargıtay, konkordatoya tabi ve ödenmemiş alacağı bulunan davacının, konkordatonun feshi davası açmakta hukuki yararı olduğuna karar verdi. Bölge Adliye Mahkemesi’nin usulden ret kararını bozarak, dosyayı kısmi fesih şartlarının değerlendirilmesi için geri gönderdi.
Konkordato mühleti içinde komiserin izni olmadan doğan alacaklar, İcra ve İflas Kanunu m.308/c hükmü uyarınca konkordatoya tabi mecburi alacak sayılır; bu tür alacaklıların konkordatonun feshini isteme hakkı vardır.
Konkordatonun feshi davası, fesih sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde açılmalıdır. Geçici mühlet süresi üç ay olup gerekirse iki ay daha uzatılabilir; kesin mühlet ise bir yıl olarak belirlenir ve altı ay daha uzatılabilir.
Konkordato mühleti içinde borçluyla yeni bir sözleşme yaptıysanız ve komiserin izni alınmamışsa, bu alacağınızın konkordatoya tabi sayılabileceğini unutmayın.
Olayın Özeti
Davacı şirket, davalı ile yaptığı sözleşme kapsamında ön ödeme yapmış ancak ürünler teslim edilmemişti. Davacı tahkim yoluna başvurmuş ve lehine karar alarak bu kararın tenfizini sağlamıştı. Ancak bu süreçte davalı şirket konkordato sürecine girdi. Davalı, borcunu konkordato projesi dışında ayrıca ödeme taahhüdünde bulundu fakat bu taahhüdünü de yerine getirmedi. Bunun üzerine davacı, konkordatonun kısmen veya tamamen feshini talep etti.
İlk Derece Mahkemesi davacı lehine kısmi fesih kararı verdi. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının konkordatoya tabi bir alacaklı olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verdi.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Bu karar, konkordato mühleti içinde, komiserin izni olmadan doğan alacakların da konkordato hükümlerine tabi sayılacağını ve bu alacaklıların konkordatonun feshini isteyebileceğini net biçimde ortaya koyuyor. Eğer borçlunuz konkordato sürecindeyken sizinle yeni bir anlaşma yapıp borcunu ödemediyse, bu alacağın konkordato kapsamında olduğunu ileri sürerek fesih davası açma hakkınız bulunuyor olabilir. Borçlu şirketler açısından ise konkordato mühleti boyunca yapılan işlemlerin ve doğan borçların proje dışında bırakılamayacağı anlaşılıyor.
Mühlet İçi Alacaklar Konkordatoya Tabi Olabilir
Komiserin izni olmadan mühlet içinde doğan alacaklar, İİK 308/c gereği konkordato hükümlerine mecburen bağlıdır.
Hukuki Yarar Artık Daha Geniş Yorumlanıyor
Konkordato projesinde yer almasa bile, yasal şartları taşıyan alacaklıların fesih davası açmakta hukuki yararı bulunuyor.
Borçlunun Ek Taahhütleri Sizi Bağlamaz Sanmayın
Konkordato dışında verilen ödeme taahhütleri yerine getirilmezse, alacağınızın konkordato kapsamında değerlendirilmesini isteyebilirsiniz.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay 6. Hukuk Dairesi | 2025/836 E. | 2025/1467 K. | 15.04.2025 | Konkordatoda hukuki yarar ve konkordatonun feshi |
Konkordato Sürecinde Alacağınızı Koruyun
Konkordato ve fesih davaları konusunda hukuki destek almak için bize ulaşın.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin, konkordato mühleti içinde komiser izni olmadan doğan alacakların yasal statüsüne ve bu alacaklıların konkordatonun feshini talep etme hakkına ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:
-
Konkordato mühleti içinde komiserin izni olmadan doğan alacakların hukuki durumu nedir?
İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 308/c maddesi uyarınca, bağlayıcı hale gelen bir konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan tüm alacaklar için mecburidir. Dolayısıyla, mühlet içinde komiser onayı alınmadan yapılan sözleşmelerden kaynaklanan borçlar da konkordatoya tabi mecburi alacak niteliğindedir.
-
Konkordato projesi dışında verilen borç ödeme taahhütleri yerine getirilmezse ne yapılabilir?
Borçlu şirketin konkordato sürecinde olmasına rağmen, bir alacaklıya proje haricinde özel ödeme taahhüdü verip bu taahhüdü yerine getirmemesi açık bir ihlaldir. Bu durumda, konkordatoya tabi mecburi alacağı ödenmeyen alacaklı, mahkemeye başvurarak konkordatonun kısmen veya tamamen feshini talep edebilir.
-
Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu tür davaları ‘hukuki yarar yokluğu’ gerekçesiyle reddetmesi neden hatalıdır?
Bölge Adliye Mahkemesi, mühlet içinde doğan alacağın konkordatoya tabi olmadığını varsayarak alacaklının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığına hükmetmiştir. Ancak Yargıtay, İİK 308/c uyarınca bu alacağın konkordato kapsamında bağlayıcı olduğunu, bu nedenle alacağını tahsil edemeyen tarafın konkordatonun feshini istemekte doğrudan hukuki yararı bulunduğunu belirterek kararı bozmuştur.
-
Konkordatonun kısmen feshi ne anlama gelir?
Konkordatonun kısmen feshi, konkordato projesinin sakatlanmasına veya taahhütlerin yerine getirilmemesine yol açan ilgili alacaklı bakımından konkordato hükümlerinin geçersiz kılınmasıdır. Kısmi fesih kararı alan alacaklı, borçluya karşı konkordato sınırlamalarına bağlı kalmaksızın yasal takip işlemlerine devam edebilir.
-
Bu emsal kararın borçlu ve alacaklı taraflar açısından önemi nedir?
Bu karar, borçlu şirketlerin konkordato mühleti arkasına sığınarak komiser izni olmaksızın yeni borçlar yaratıp bunları projenin dışında bırakamayacaklarını tescil etmiştir. Alacaklılar açısından ise, konkordato projesinde isimleri açıkça yer almasa dahi, yasal şartları taşıyan mühlet içi alacakları için konkordatonun feshini isteyebilecekleri güçlü bir güvence sağlanmıştır.

