Tasarrufun İptali Davasında Hukuki Yarar Şartına Yargıtay Kararı
Giriş ve Olayın Özeti
Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, müvekkillerimizin hukuki süreçlerinde karşılaşabilecekleri önemli emsal kararları yakından takip etmekteyiz. Bu kapsamda, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2025/8104 Esas, 2025/8273 Karar sayılı dikkat çekici kararı, icra hukuku ve davaların temel şartlarından “hukuki yarar” kavramı açısından büyük önem taşımaktadır. Söz konusu karar, bir istihkak davası ile ona karşı açılan tasarrufun iptali davasının akıbetini, icra dosyasının infaz edilmesi durumu özelinde ele almaktadır.
Uyuşmazlık, Korkuteli İcra Hukuk Mahkemesi’nde açılan bir istihkak davası ve bu davaya karşı alacaklı tarafından açılan bir tasarrufun iptali davasıyla başlamıştır. İlk derece mahkemesi, 2015 yılında yetkisizlik kararı vermiş, bu karar Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından yetki kuralları ve husumet noktaları gözetilerek bozulmuştur. Bozma sonrası tekrar yargılama yapan Korkuteli İcra Hukuk Mahkemesi, icra dosyası borcunun infaz edilmiş olması nedeniyle davaların konusuz kaldığına hükmetmiş, yargılama giderlerini taraflar üzerinde bırakarak vekalet ücretine hükmetmemiştir. Ancak bu karar, hem alacaklı hem de üçüncü kişi tarafından temyiz edilerek Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin incelemesine sunulmuştur.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, yaptığı incelemede, alacaklı ve üçüncü kişinin diğer temyiz itirazlarını reddederek, kararın esasına ilişkin önemli tespitlerde bulunmuştur. Daire, asıl davanın üçüncü kişinin İİK’nın 96-97. maddelerine dayalı istihkak davası, karşı davanın ise alacaklının İİK’nın 97/17. maddesine dayalı tasarrufun iptali davası olduğunu belirtmiştir. Tasarrufun iptali davasının amacının, borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yaptığı işlemleri alacak miktarı ile sınırlı olarak hükümsüz kılarak, alacaklının alacağını tahsiline imkan sağlamak olduğunu vurgulamıştır.
Kararda kilit nokta, icra dosyası borcunun infaz edilmiş olmasıdır. Yargıtay, icra dosyası borcunun ödenmesiyle mal üzerindeki haczin kalkacağını ve alacağını tahsil eden alacaklının icra takip işlemlerine devam etmekte hukuki yararının kalmayacağını açıkça ifade etmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-4. maddesinde dava şartı olarak düzenlenen hukuki yararın, davanın açıldığı tarihte mevcut olmasının yanı sıra, dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar devam etmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, icra dosya borcu tahsil edildiğinden, tasarrufun iptali davasında başlangıçta mevcut olan hukuki yararın ortadan kalktığına kanaat getirilmiştir. Bu nedenle, Yargıtay, asıl dava olan istihkak davasının konusuz kalması durumunda, karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının da hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Ayrıca Yargıtay, ilk derece mahkemesinin davaların konusuz kalması durumunda, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir etmemesini de hatalı bulmuştur. Önceki bozma ilamında belirtilen şekilde, taraf teşkili ve karar başlığında borçluların hatalı gösterilmesi gibi usul eksikliklerinin de düzeltilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, Korkuteli İcra Hukuk Mahkemesi’nin kararı, belirtilen bu nedenlerle BOZULMASINA karar verilmiştir.
Yorum
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin bu kararı, icra hukuku ve medeni usul hukuku açısından “hukuki yarar” kavramının ne denli hayati bir dava şartı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Karar, bir icra takibi üzerinden yürütülen istihkak ve tasarrufun iptali davalarında, icra takibinin sona ermesi veya borcun infaz edilmesi halinde, bu davaların hukuki dayanağının ortadan kalkacağını ve dolayısıyla “hukuki yarar” şartının yok olacağını net bir şekilde ifade etmektedir.
Bu durum, alacaklılar ve borçlular açısından dava süreçlerinin dinamiklerini anlamak adına kritik öneme sahiptir. Özellikle, tasarrufun iptali davalarının nispi nitelikte olduğu ve amacının alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğu düşünüldüğünde, alacak tahsil edildiğinde bu davanın devamı için bir gerekçe kalmaması mantıksaldır. Ancak kararın bir diğer önemli yönü, davaların konusuz kalması durumunda dahi, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında bir karar verilmesi gerektiği yönündeki tespittir. Bu husus, avukatlık mesleğinin vekâlet ücreti hakkı ile adil yargılama ilkelerinin korunması açısından önemli bir güvence sağlamaktadır. Hukuk büroları ve avukatlar için, dava şartlarının titizlikle takibi ve usul kurallarına uygun hareket etmenin önemi bir kez daha vurgulanmıştır. Yanlış taraf teşkilinin dahi bozma nedeni olabilmesi, hukuki süreçlerdeki detaylara verilen önemi göstermektedir.
Karar Künyesi
- Mahkemesi: İcra Hukuk Mahkemesi
- Dairesi: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/8104
- Karar No: 2025/8273
- Karar Tarihi: 16.12.2025
- Konu: İstihkak Davası (İİK 96-97), Tasarrufun İptali Davası (İİK 97/17), Hukuki Yarar, Davaların Konusuz Kalması, Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
İcra borcu ödendiğinde devam eden tasarrufun iptali davasına ne olur?
İcra borcu tamamen ödendiğinde (infaz edildiğinde), alacaklının hukuki yararı ortadan kalktığı için tasarrufun iptali davası konusuz kalır ve reddine karar verilir.
-
Hukuki yarar şartı davanın hangi aşamasında mevcut olmalıdır?
Hukuki yarar davanın açıldığı tarihte bulunmalı ve karar kesinleşinceye kadar varlığını sürdürmelidir. Aksi halde dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilir.
-
Dava konusuz kaldığında avukatlık ücreti ve yargılama giderleri kime yüklenir?
Dava konusuz kalsa bile mahkeme, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumunu inceleyerek yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmeder.

