Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Özel Şirket Çalışanı Savcılığa Bilgi Vermezse Kamu Görevlisi Gibi mi Yargılanır?

Bir özel şirket çalışanı, savcılığın istediği bilgiyi zamanında vermezse, sıradan bir idari cezayla mı, yoksa hapis cezası gerektiren bir suçla mı karşılaşır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu soruyu cevapladı.

CMK 332 Ne Diyor?

Soruşturma ve kovuşturma sırasında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından yazılı olarak istenen bilgilere on gün içinde cevap verilmesi zorunludur. Bu yükümlülük, kamu görevlisi olsun olmasın herkes için geçerlidir.

Olayın Özeti

Bir telekomünikasyon şirketinde adli yazışmalardan sorumlu bir çalışan, savcılık tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında istenen telefon abonelik sözleşmelerini, birden fazla resmi yazıya rağmen süresinde göndermedi. Yerel mahkeme, çalışanı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırdı. Ancak Yargıtay 5. Ceza Dairesi, şirketin özel hukuka tabi olması nedeniyle çalışanın kamu görevlisi sayılamayacağını, eyleminin sadece bir idari kabahat oluşturduğunu, ancak bu kabahatin zamanaşımına uğradığını belirledi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etti.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Ne Dedi

Kurul, CMK’nın 332. maddesinin, soruşturma sırasında savcı, hâkim veya mahkeme tarafından yazılı istenen bilgilere on gün içinde cevap verilmesini zorunlu kıldığını ve bu maddenin herhangi bir kamu görevlisi sınırlaması içermediğini vurguladı. Kamu görevlilerinin bilgi verme yükümlülüğünün zaten CMK’nın 161. maddesinde ayrıca düzenlendiğini, bu nedenle 332. maddenin esasen kamu görevlisi sıfatı taşımayan özel kişi ve kurumlar için getirildiğini belirledi.

Özel bir şirkette adli yazışmalardan sorumlu olan çalışanın, savcının yazılı belge talebi karşısında, tıpkı bir tanık veya bilirkişi gibi yargı görevinin işleyişine katıldığını, bu nedenle TCK’nın 6. maddesi uyarınca kamu görevlisi sayılması gerektiğini kabul etti. Çalışanın eyleminin, soruşturma sürecinde gecikmeye yol açarak hem kişilerin mağduriyetine hem de soruşturma giderlerinin artmasıyla kamu zararına neden olduğunu tespit ederek, eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna ve mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verdi.

Bu Karar Sizin İçin Ne Anlama Geliyor

Özel bir şirkette çalışıyor ve adli yazışmalardan (savcılık/mahkeme müzekkerelerine cevap vermekten) siz sorumluysanız, bu talepleri zamanında karşılamamanız sadece bir idari para cezası değil, hapis cezası gerektirebilecek görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilebilir; bu konuda kamu görevlisi olmamanız sizi korumuyor. Şirketinizin adli yazışma süreçlerini gözden geçirmeniz, gelen resmi taleplere kanunda öngörülen on günlük süre içinde yanıt verilmesini sağlayacak bir sistem kurmanız önemli.

1

Kamu Görevlisi Olmamak Sizi Korumuyor

Adli makamlara bilgi vermekle görevli bir özel şirket çalışanı, bu görevi kapsamında TCK anlamında kamu görevlisi sayılabiliyor.

2

On Günlük Süre Kesin

CMK 332’ye göre, savcı/hâkim/mahkeme tarafından yazılı istenen bilgilere on gün içinde cevap verilmesi zorunlu.

3

Sadece İdari Ceza Değil Hapis Riski Var

Bu yükümlülüğün ihlali, idari para cezasını aşarak görevi kötüye kullanma suçundan hapis cezasına dönüşebiliyor.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu2018/287 E.2020/409 K.08.10.2020Özel şirket çalışanının adli bilgi talebine cevap vermemesinin görevi kötüye kullanma suçu sayılması

Şirketinizin Adli Yazışma Süreçlerini Hukuki Riske Karşı Gözden Geçirin

Savcılık taleplerine zamanında yanıt vermemenin ciddi cezai sonuçları olabilir. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Özel şirket çalışanı neden kamu görevlisi sayıldı?

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu, CMK’nın 332. maddesi uyarınca savcının yazılı bilgi talebine muhatap olan kişinin, tıpkı tanık veya bilirkişi gibi yargı görevinin işleyişine katıldığını kabul ederek, TCK’nın 6. maddesi kapsamında u0022geçici kamu görevlisiu0022 saydı.

  • Bu karardan önce mahkemeler ne karara varmıştı?

    İlk derece mahkemesi sanığı TCK 257/2 uyarınca cezalandırmıştı; ancak Yargıtay 5. Ceza Dairesi, şirketin özel hukuk statüsü nedeniyle sanığın kamu görevlisi sayılamayacağını, eylemin sadece Kabahatler Kanunu’ndaki u0022emre aykırı davranışu0022 kabahatini oluşturduğunu ve zamanaşımı dolduğu için ceza verilemeyeceğini belirtmişti.

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu kararı neden bozdu?

    Kurul, CMK 332. maddesinin özellikle kamu görevlisi sıfatı taşımayan özel kişi ve kurumlar için getirildiğini, dolayısıyla bu maddeye aykırı davranışın idari kabahat değil, TCK 257/2’deki suçu oluşturduğunu kabul etti.

  • Bu karar özel şirketler için pratikte ne anlama geliyor?

    Adli yazışmalardan sorumlu personelin, savcılık veya mahkemeden gelen bilgi taleplerine süresi içinde cevap vermemesi artık sadece idari para cezası değil, hapis cezası da içerebilen u0022görevi kötüye kullanmau0022 suçlamasıyla sonuçlanabilir; şirketlerin ilgili personeline bu konuda eğitim vermesi önemlidir.

İLGİLİ YAZILAR