Tasarrufun İptali Davasında “Şüpheli Dönem” Nedir? Hangi Yılları Kapsar?
Borçlunuzun mal devirlerini incelerken hangi tarihlerin dava için önemli olduğunu bilmemek, elinizdeki en güçlü delilleri gözden kaçırmanıza yol açabilir.
Şüpheli dönemlerin hangi yılları kapsadığını, 5 yıllık dava açma süresi ile farkını ve Yargıtay’ın organik bağ yaklaşımını anlatıyoruz.
Alacaklıdan Mal Kaçırmada “Şüpheli Dönem” Kavramı ve Hukuki Altyapısı
| Dayanak madde | Kapsadığı işlem | Bakılan süre |
|---|---|---|
| İİK m.278 | Alışılmış hediyeler dışındaki bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar | Aciz belgesinin veya aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki 1 yıl |
| İİK m.278/2-a | Altsoy, üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, eş (son bir yılda evlilik sona ermiş olsa bile), üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinen ve evlatlık, ortak konutta yaşayanlarla yapılan devirler | Aynı 1 yıllık dönem |
| İİK m.278/2-b | Gerçek değerine göre pek aşağı bedelle yapılan sözleşmeler | Aynı 1 yıllık dönem |
| İİK m.278/2-c | Ömür boyu gelir, intifa hakkı, ölünceye kadar bakma sözleşmeleri | Aynı 1 yıllık dönem |
| İİK m.279 | Mevcut borç için verilen rehin, para dışı ödeme, vadesi gelmemiş borç ödemesi, tapuya verilen kişisel hak şerhi | Haciz, aciz veya iflasın açılmasından önceki 1 yıl |
| İİK m.280 | Zarar verme kastıyla yapılan tüm işlemler | Geriye dönük dönem yok; işlemden itibaren 5 yıl içinde haciz veya iflas yoluyla takip yapılmış olmalı |
| İİK m.284 | Davanın kendisinin açılması | Batıl tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl (hak düşürücü) |
Bir yıllık dönemin dışında kalan devirler otomatik olarak kurtulmuş sayılmaz; zarar verme kastı ispatlanabiliyorsa 280. madde yolu açıktır.
Tasarrufun iptali davalarının temel amacı; borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında şeklen geçerli gibi görünen bazı tasarrufların, “iyi niyet kurallarına aykırılık” ve “alacaklıdan mal kaçırma” nedeniyle davacı alacaklı yönünden geçersiz kılınmasını sağlamaktır. Bu dava sayesinde alacaklı, o mal sanki hiç devredilmemiş gibi cebri icra (haciz ve satış) yoluyla alacağını tahsil etme yetkisine kavuşur.
İcra ve İflas Kanunu, borçlunun iptal edilebilecek tasarruflarını üç ana grup altında (İİK md. 278, 279, 280) düzenlemiştir. Kanun, borca batık durumdaki bir borçlunun “belirli ve şüpheli bir zaman dilimi” içinde yapmış olduğu işlemleri olağan bir ticari faaliyet veya günlük bir işlem olarak görmez. Bu zaman dilimlerinde yapılan devirlerin, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla kurgulandığı yasal olarak peşinen şüpheli kabul edilir.
Şüpheli dönemin başlangıcı, genellikle alacaklının aldığı “aciz belgesi” tarihinden, borçlunun adresinde tutulan “haciz tutanağı” tarihinden veya iflasın açıldığı tarihten geriye doğru hesaplanarak bulunur. Yasal olarak şüpheli dönemler, yapılan işlemin niteliğine göre “geriye dönük 1 yıl” veya “geriye dönük 5 yıl” olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu sürelerin hesaplanması, bir davanın kazanılmasındaki en hayati teknik detaydır. (İcra takibinin kesinleşmesi ve haciz aşamalarının teknik detayları için İcra Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.)
Şüpheli Dönemler ve İptal Edilebilecek İşlemler (Hangi Yılları Kapsar?)
İcra ve İflas Kanunu’nda borçlunun şüpheli dönem içinde yaptığı işlemler, mal kaçırmanın türüne ve ciddiyetine göre üç ayrı maddede sınıflandırılmıştır. Bu sürelerin tespiti, davacı alacaklının ispat yükünü doğrudan etkilemektedir.
1. Geriye Dönük 1 Yıllık Şüpheli Dönem: Karşılıksız (İvazsız) Devirler ve Bağışlamalar (İİK Md. 278)
İcra ve İflas Kanunu’nun 24/12/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile güncellenen 278. maddesi, karşılıksız devirler ve akrabalar arası işlemler için çok kesin bir “1 yıllık şüpheli dönem” kuralı koymuştur.
Kanuna göre; geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız (karşılıksız) tasarruflar mutlak surette iptale tabidir. Yasa, bu 1 yıllık dönem içinde yapılan aşağıdaki işlemleri “bağışlama” sayarak kesin olarak iptal eder:
| Yakın Akrabalara Yapılan Devirler | Gerçek değerine uygun bir bedel ödendiği ispatlanmadıkça; borçlunun altsoyu (çocukları), üstsoyu (anne-babası), üçüncü derece dâhil kan hısımları (kardeş, amca, dayı, yeğen vb.) ile evlat edinen ve evlatlık arasında yapılan tasarruflar bağışlama sayılır. |
| Boşandığı Eşe Yapılan Devirler (Hileli Boşanmalar) | Kanun koyucu, alacaklılardan mal kaçırmak için başvurulan “anlaşmalı boşanma” kılıfını delmek amacıyla bu 1 yıllık şüpheli döneme özel bir hüküm eklemiştir. Son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eski eşe ve üçüncü derece dâhil kayın hısımlarına yapılan devirler doğrudan bağışlama sayılarak iptal edilir. Eşler arası hileli mal rejimleri tasfiyesi ve boşanma uyuşmazlıkları hakkında daha kapsamlı bilgi için Aile Hukuku departmanımızın uzmanlığına başvurabilirsiniz. |
| Fahiş Fiyat Farkı | Borçlunun, akrabası dahi olmasa bir kişiye sözleşmenin yapıldığı sırada kendi verdiği malın gerçek değerine göre “pek aşağı bir fiyatla” (fahiş fiyat farkıyla) sattığı sözleşmeler de bu 1 yıllık şüpheli dönem içindeyse bağışlama sayılarak derhal iptal edilir. |
| Ömür Boyu Gelir ve Bakma Sözleşmeleri | Uygun bir karşılığın sağlandığı ispatlanmadıkça, borçlunun üçüncü bir kişi yararına ömür boyu gelir veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapması da bu 1 yıllık şüpheli dönemde iptale tabidir. |
2. Geriye Dönük 1 Yıllık Şüpheli Dönem: Aciz Halindeyken Yapılan Hileli İşlemler (İİK Md. 279)
Borçlunun hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde, borca batık durumdayken yaptığı belirli şüpheli işlemler de batıl kabul edilmektedir. Bu 1 yıllık şüpheli dönem içinde iptal edilecek işlemler şunlardır:
- Borçlunun daha önce teminat göstermeyi taahhüt etmediği halde, mevcut bir borcunu güvence altına almak için son 1 yıl içinde verdiği rehinler.
- Para veya alışılmış ödeme vasıtalarından (çek, havale vb.) başka bir suretle yapılan ödemeler. Örneğin borçlunun nakit borcu için ticari işletmesindeki makineleri devretmesi.
- Vadesi henüz gelmemiş bir borç için son 1 yıl içinde yapılan ödemeler.
- Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler.
Ancak bu işlemlerden faydalanan kişi, “borçlunun aciz halini ve mali durumunu bilmediğini” ispat ederse iptal davası dinlenmez.
3. Geriye Dönük 5 Yıllık Şüpheli Dönem: Zarar Verme (Mal Kaçırma) Kastıyla Yapılan İşlemler (İİK Md. 280)
Eğer borçlunun yaptığı devir işlemi geriye doğru 1 yıllık süreden daha eskiyse (örneğin 3 yıl önce yapılmışsa) borçlu kurtulacak mıdır? Hayır. Bu durumda devreye İİK’nın 280. maddesindeki “5 Yıllık Şüpheli Dönem” kuralı girer.
Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme (mal kaçırma) kastıyla yaptığı tüm işlemler iptal edilebilir. Bu maddenin işletilebilmesi için, hileli işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması şarttır. Bu 5 yıllık dönem içinde davanın kazanılabilmesi için davacı alacaklının şu hususları ispatlaması gerekir:
- Borçlunun alacaklılara zarar verme kastıyla hareket ettiği.
- İşlemin diğer tarafının (malı devralan 3. kişinin), borçlunun içindeki bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bildiği veya bilmesi gerektiği (açık emareler, organik bağ).
Ticari İşletme Devirlerindeki Özel Karine: Borçlu bir şahıs değil de ticari bir işletmeyse, kanun koyucu ticari işletmenin veya işyerindeki emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devralan şahsın, borçlunun mal kaçırma kastını bildiğini yasal bir karine (peşin kabul) olarak sayar.
Yani ticari devirlerde, devralan tarafın kötü niyetli olduğu kabul edilir ve bu durumu ancak 3 ay önceden Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan ettiğini kanıtlayarak çürütebilir. Bu tür karmaşık ticari muvazaa ve işletme devirleriyle ilgili iptal uyuşmazlıklarında Ticaret Hukuku alanındaki dava tecrübelerimizden her zaman faydalanabilirsiniz.
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
5 Yıllık Dava Açma Süresi (Hak Düşürücü Süre) ile Şüpheli Dönem Farkı
Müvekkillerimizin yargılama süreçlerinde en çok karıştırdığı iki kavram; geriye dönük hesaplanan “şüpheli dönemler” (1 yıl veya 5 yıl) ile, davanın mahkemeye sunulması gereken “dava açma süresi”dir.
İİK’nın 284. maddesine göre; iptal davası hakkı, batıl (hileli) tasarrufun vukuu (gerçekleştiği) tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer.
| Şüpheli Dönem Hesaplaması | Aciz belgesi, haciz tutanağı veya iflas kararından geriye doğru gidilerek devrin ne zaman yapıldığına bakılır (1 yıllık veya 5 yıllık periyot). |
| Hak Düşürücü Süre Hesaplaması | İptali istenen hileli işlemin (örneğin tapudaki satışın) yapıldığı günden ileriye doğru hesaplanır ve en fazla 5 yıl içinde Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış olması zorunludur. Bu 5 yıllık süre bir zamanaşımı değil, “hak düşürücü süredir”. Mahkemece kendiliğinden (resen) dikkate alınır, sürenin 1 gün bile aşılması davanın reddedilmesine neden olur. |
Yargıtay Kararları Işığında Şüpheli Dönem, İspat Yükü ve Organik Bağ
Tasarrufun iptali davalarında kural olarak ispat yükü, işlemi iptal ettirmek isteyen davacı alacaklıdadır. Borçlu ile akrabaları (eş, çocuk, anne-baba vb.) arasında 1 yıllık şüpheli dönemde yapılan devirlerde yasa, işlemi doğrudan “bağışlama” saydığı için alacaklının sadece akrabalık bağını nüfus kayıtlarıyla mahkemeye sunması yeterlidir. İşlemin bedelinin tam ödendiğini veya borçtan haberleri olmadığını iddia eden akrabaların bu durumu ispat etmeleri neredeyse imkânsızdır.
Ancak şüpheli devir 5 yıllık dönem içinde yakın bir arkadaşa, komşuya veya paravan bir şirkete yapılmışsa (İİK md. 280), mal kaçırma amacının ve 3. kişinin “bunu bildiğinin” davacı tarafından ispatlanması gerekir. Yargıtay içtihatları, kastın iç dünyayla ilgili olduğunu belirterek alacaklılara “yaklaşık ispat” kolaylığı sağlamıştır.
Davacı alacaklı, borçlu ile 3. kişi arasındaki eskiye dayalı ticari veya sosyal ilişkiyi, aynı sektörde faaliyet göstermelerini, devirlerdeki fahiş fiyat farkını ve takipten hemen önce alelacele devir yapılmasını kanıtlayarak güçlü bir “Organik Bağ” ortaya koyarsa, mal kaçırma amacı ispatlanmış sayılır.
Dördüncü Kişiye Devir Durumunda “Bedele Dönüşme”
Borçlular, şüpheli dönem kurallarının etrafından dolanmak için mallarını zincirleme olarak başkalarına satabilirler. Borçlu, malını şüpheli dönemde 3. kişiye (arkadaşına/akrabasına), o da durumu bilmeyen tamamen iyi niyetli bir 4. kişiye satarsa, hukuk iyi niyetli 4. kişinin tapusunu korur ve tapuyu iptal etmez.
Ancak bu senaryoda dahi alacaklının hakkı zayi olmaz; Yargıtay uygulamaları ve İİK 283/2 maddesi gereği dava “bedele dönüşür”. Mal kaçırma operasyonuna dâhil olan 3. kişi, elden çıkardığı malın o tarihteki “gerçek piyasa değeri” üzerinden (alacak tutarını aşmamak kaydıyla) davacıya nakden tazminat ödemeye mahkûm edilir.
Uzman Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç
Tasarrufun İptali Davasında şüpheli dönem, işlemin türüne göre 1 yıl veya 5 yıl olarak değişiyor ve bu sürelerin doğru hesaplanması davanın 5 yıllık hak düşürücü süresi içinde doğru mahkemeye açılmasını sağlıyor.
Aciz belgesi gibi ön şartların yerine getirilmesi ve dördüncü kişilere uzanan zincirleme satışlarda davanın bedele dönüştürülmesinin talep edilmesi gerekiyor, aksi halde haklı davanız reddedilebilir.
Şüpheli dönem, kanunun geriye dönüp baktığı süredir ve dayandığınız maddeye göre değişir. 278. maddede ölçü, aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıldır; bu dönemde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir, alışılmış hediyeler hariçtir.
279. maddede de aynı bir yıllık dönem geçerlidir ve mevcut bir borç için verilen rehinler, para veya mutat ödeme aracı dışında yapılan ödemeler, vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler ile kişisel hakların kuvvetlendirilmesi amacıyla tapuya verilen şerhler bu kapsamdadır. 280. maddede ise geriye dönük bir şüpheli dönem yoktur; bunun yerine işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması aranır.
Bir yıllık dönemin dışında kalan devirler bu nedenle otomatik olarak kurtulmuş sayılmaz; zarar verme kastı ispatlanabiliyorsa 280. madde yolu açıktır. Hak düşürücü süreyle aradaki farkı ayrı bir yazıda ele aldık. Tasarrufun İptali Davaları alanındaki deneyimimizle, devrin hangi dönem içinde kaldığını hesaplamak için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Tasarrufun iptali (mal kaçırma) davasında “şüpheli dönem” ne anlama gelmektedir?
Şüpheli dönem, borçlunun mali durumunun bozulduğu, haciz veya iflas aşamasına geldiği dönemden geriye doğru hesaplanan zaman dilimleridir. Kanun, bu dönemde yapılan devirlerin (akrabaya satış, ucuza devir vb.) normal bir ticari faaliyet değil, alacaklıdan mal kaçırma amaçlı olduğunu peşinen şüpheli kabul eder.
-
Geriye dönük 1 yıllık şüpheli dönem içinde yapılan hangi işlemler mahkemece doğrudan iptal edilir?
Aciz belgesi veya haciz tutanağından geriye doğru 1 yıl içinde yapılan tüm bağışlamalar ve karşılıksız kazandırmalar iptal edilir. Eşe, eski eşe, çocuklara, anne-babaya, kardeş, amca, dayı gibi yakın akrabalara yapılan devirler ile malın gerçek piyasa değerinin çok altında (fahiş fiyat farkıyla) ucuza yapılan satışlar bu kapsamdadır.
-
Borçlunun ucuza yaptığı veya yakın akrabasına devrettiği malın üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtiyse dava düşer mi?
Hayır, dava düşmez. Eğer hileli devir 1 yıldan daha eski bir tarihte yapılmışsa, İcra ve İflas Kanunu’nun 280. maddesindeki “5 Yıllık Şüpheli Dönem” kuralı devreye girer. Malın devredildiği tarihten itibaren geriye doğru 5 yıl içinde icra takibi başlatılmış olması şartıyla, mal kaçırma kastı ispatlanarak dava yine kazanılabilir.
-
5 yıllık şüpheli dönem içindeki arkadaşa veya paravan şirkete yapılan devirlerde ispat yükü kimdedir?
Bu durumda ispat yükü davacı alacaklıdadır. Alacaklı; borçlu ile malı devralan arkadaş veya paravan şirket arasındaki eskiye dayanan sosyal/ticari ilişkileri, takipten hemen önce yapılan alelacele devirleri ve fahiş fiyat farkını kanıtlayarak aralarında bir “Organik Bağ” olduğunu ve karşı tarafın kötü niyetli olduğunu yaklaşık ispat kurallarıyla ortaya koymalıdır.
-
5 yıllık dava açma süresi (hak düşürücü süre) ile şüpheli dönem süreleri arasındaki fark nedir?
Şüpheli dönem, aciz belgesi veya iflas tarihinden geriye doğru hesaplanan ve iptale tabi devirlerin zaman sınırını belirleyen periyottur (1 yıl veya 5 yıl). Dava açma süresi ise, hileli tapu veya araç devrinin resmi olarak yapıldığı tarihten ileriye doğru hesaplanan azami 5 yıllık süredir. Bu süre hak düşürücüdür; 1 gün bile gecikirse dava doğrudan reddedilir.
-
Borçlu malı şüpheli dönemde devrettiği kişi üzerinden tamamen yabancı birine (4. kişiye) satarsa ne olur?
Eğer malı son satın alan dördüncü kişi piyasadan habersiz, tamamen iyi niyetli biriyse kanun onun mülkiyet hakkını korur ve mal elinden alınamaz. Ancak alacaklının hakkı zayi olmaz; davanız “bedele dönüşür”. Mahkeme, malı borçludan şüpheli dönemde ucuza veya danışıklı alan kötü niyetli üçüncü kişiyi, malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek piyasa değeri üzerinden size nakden tazminat ödemeye mahkum eder.
-
Şüpheli dönemde devir tarihi nasıl belirlenir?
Tapulu taşınmazlarda devir tarihi olarak genellikle tapuya tescil tarihi esas alınır. Araç gibi malvarlıklarında da devrin tescil edildiği tarih önemlidir. Şüpheli dönemin hesabında bu tarih, borçlu hakkındaki takip veya haciz tarihinden geriye doğru bakılarak değerlendirilir.






