Temyiz dilekçenizde sadece hukuka aykırı demek yeterli mi?
Beraat kararına itiraz etmek için temyiz dilekçesi yazdıysanız ve içine sadece kararın hukuka aykırı olduğunu yazdıysanız dikkat edin, bu ifade Yargıtay tarafından geçerli bir temyiz nedeni sayılmayabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yakın tarihli kararı, tam da bu konuda katılan vekillerine önemli bir uyarı niteliğinde. Kararın detaylarını ve sonucunu aşağıda bulabilirsiniz.
Temyiz dilekçenizde sadece kararın hukuka aykırı olduğunu belirtmek yeterli değildir, aykırılığın somut olaya dayalı gerekçesini açıkça yazmanız gerekir.
Olayın Özeti
Sanık, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan ilk derece mahkemesince adli para cezasına çarptırılmış, ancak Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı bozarak sanığın beraatine hükmetmiştir. Katılan vekili bu beraat kararını temyiz etmiş, dosya Yargıtay 11. Ceza Dairesi’ne gelmiştir.
Daire, beraat kararını oy çokluğuyla onamıştır. Ancak Daire içindeki karşı oylar ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine uyuşmazlık Ceza Genel Kurulu’nun önüne taşınmıştır. Tartışma konusu, katılan vekilinin temyiz dilekçesinde yazdığı gerekçenin kanunun aradığı anlamda bir temyiz nedeni sayılıp sayılmayacağıdır.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 294/1. maddesi, temyiz edenin hükmün hangi nedenlerle bozulmasını istediğini açıkça göstermesini zorunlu tutar. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre temyiz nedenleri, muhakeme hukukuna veya maddi ceza hukukuna ilişkin somut aykırılıklar şeklinde ortaya konulmalıdır. CMK’nın 301. maddesi uyarınca Yargıtay, temyiz başvurusunda belirtilen hususlarla sınırlı inceleme yapar. Maddi hukuka ilişkin aykırılıklarda dilekçedeki gerekçeyle bağlı kalmadan geniş bir denetim yapabilse de, usule ilişkin aykırılıklarda sadece kararın genel olarak hukuka aykırı olduğunu söylemek yeterli kabul edilmez.
Somut olayda katılan vekilinin dilekçesinde yer alan, beraat kararının kanuna ve hukuka aykırı olduğu, bu nedenle bozulması gerektiği şeklindeki ifade, Ceza Genel Kurulu tarafından oy birliğiyle yetersiz bulunmuştur. Bu ifadenin somut olay ve olgularla ilişkilendirilmediği, hangi hukuka aykırılığın söz konusu olduğunun açıklanmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı kabul edilmiş, 11. Ceza Dairesi’nin onama kararı kaldırılarak temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi uyarınca sebep yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Bu karar, temyiz dilekçesi hazırlarken sadece kararın hukuka aykırı olduğunu söylemenin yeterli olmadığını gösteriyor. Eğer bir kararı temyiz ediyorsanız, dilekçenizde hangi hukuk kuralının nasıl ihlal edildiğini, bunun somut olayla bağlantısını açıkça ve ayrıntılı biçimde yazmanız gerekiyor. Aksi halde temyiz isteminiz, esasa girilmeden sebep yokluğundan reddedilebilir. Bu durum özellikle katılan vekilleri için ciddi bir hak kaybına yol açabileceğinden, dilekçelerin bir hukuk profesyoneli tarafından titizlikle hazırlanması büyük önem taşıyor.
Genel ifade yetmez
Kararın sadece hukuka aykırı olduğunu söylemek geçerli bir temyiz nedeni sayılmaz.
Somut gerekçe şart
Hukuka aykırılık iddiası, olayın somut olgularıyla ilişkilendirilerek açıkça anlatılmalıdır.
Sonuç ağır olabilir
Yetersiz gerekçeli dilekçeler, esasa girilmeden sebep yokluğundan reddedilebilir.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay Ceza Genel Kurulu | 2025/414 | 2026/191 | 25.03.2026 | Temyiz dilekçesinde gösterilmesi gereken temyiz nedenlerinin niteliği |
Temyiz sürecinizde hata yapmayın
Dilekçenizin usule uygun ve gerekçeli hazırlanması için hukuki destek alın.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, temyiz dilekçelerinde genel geçer ifadeler kullanılması ve somut temyiz nedeni gösterilmemesi durumunda istemin reddedileceğine ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:
-
Temyiz dilekçesinde genel olarak ‘karar kanuna ve hukuka aykırıdır’ demek yeterli midir?
Hayır, yeterli değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 294/1. maddesi uyarınca temyiz edenin, hükmün hangi nedenlerle bozulmasını istediğini gerekçeleriyle göstermesi zorunludur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, somut olay ve olgularla ilişkilendirilmemiş genel ifadeleri yasal anlamda bir temyiz nedeni olarak kabul etmemektedir.
-
Temyiz dilekçesinde hiçbir somut sebep gösterilmemesinin hukuki sonucu nedir?
Temyiz dilekçesinin kanunun aradığı nitelikte hiçbir spesifik gerekçe içermemesi durumunda, Yargıtay tarafından işin esasına geçilerek bir inceleme yapılmaz. CMK’nın 298. maddesi uyarınca, temyiz isteminin ‘sebep yokluğundan’ reddine karar verilir.
-
Yargıtay temyiz incelemesi yaparken dilekçede belirtilen hususlarla bağlı mıdır?
CMK’nın 301. maddesi gereğince Yargıtay, kural olarak yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususları inceleyebilir. Ancak maddi hukuka (ceza miktarı, suçun unsurları vb.) ilişkin aykırılıklarda dilekçedeki spesifik gerekçelerle katı bir şekilde bağlı olmaksızın denetim yetkisine sahipken; usul hukukuna ilişkin aykırılıkların mutlak surette dilekçede somut olarak anlatılması gerekir.
-
Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu dosyada Özel Dairenin onama kararını neden kaldırmıştır?
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, katılan vekilinin gerekçesiz dilekçesine rağmen dosyayı inceleyip beraat kararını onamıştır. Ancak Ceza Genel Kurulu, dilekçede hiçbir hukuki veya usuli neden gösterilmediği için aslında bu dosyanın esastan hiç incelenmemesi ve doğrudan reddedilmesi gerektiğine hükmederek Özel Daire kararını kaldırmıştır.
-
Bu emsal kararın ceza hukuku uygulayıcıları ve avukatlar açısından pratik önemi nedir?
Bu karar, şablon cümlelerle ya da ‘karar usul ve yasaya aykırıdır’ şeklindeki soyut beyanlarla yapılan temyiz başvurularının hak kayıplarına yol açacağını kesin olarak tescillemiştir. Hak kaybı yaşanmaması adına, temyiz dilekçelerinde hangi usul kuralının ihlal edildiği veya maddi hukukun nasıl yanlış uygulandığı net ve somut yasal dayanaklarla açıklanmalıdır.

