Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Tenkis Davasında Süreyi Kaçırdığınızı mı Düşünüyorsunuz?

Mirasbırakanın yaptığı bir devri geç öğrendiyseniz ve saklı payınızın zedelendiğini düşünüyorsanız, dava açma hakkınızın gerçekten düşüp düşmediği sandığınız kadar kesin olmayabilir. Yargıtay’a göre öğrenme tarihi her zaman ölüm tarihi olmak zorunda değil, sizin belirttiğiniz tarih esas alınabilir. Bu konuda emsal bir karar, hem hakkınızı hem de ispat yükünün kimde olduğunu netleştiriyor.

Dikkat

Karşı taraf, saklı payınızın zedelendiğini daha önceki bir tarihte öğrendiğinizi iddia ediyorsa, bunu ispatlamak ona düşer; sizin öğrenme tarihinizi kanıtlarla desteklemeniz davanızı güçlendirir.

Olayın Özeti

Davacılar, mirasbırakanın 1972 yılında davalıya bağış yoluyla yaptığı tapu devrinin aslında muris muvazaası olduğunu, bu mümkün olmazsa da saklı paylarının zedelendiğini ileri sürerek tenkis ve ecrimisil talebiyle dava açmıştır. Davacılar, bu devri başka bir dava dosyasında düzenlenen 21.10.2014 tarihli bilirkişi raporuyla öğrendiklerini belirtmiştir. Davalı taraf ise davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını savunmuştur. Yerel mahkeme, muris muvazaası iddiasını dinlemeksizin, tenkis talebini de TMK 571. madde uyarınca bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle reddetmiştir.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, kararı bozarak önemli bir ilkeye dikkat çekmiştir. TMK 571. maddeye göre tenkis davası açma hakkı, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl, her halükarda miras açılmasından itibaren on yıl geçmekle düşer. Bu süre zamanaşımı değil hak düşürücü süredir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.

Yargıtay’ın vurguladığı kritik nokta şudur: öğrenme tarihi murisin ölüm tarihi olabileceği gibi, ölümden sonraki bir tarih de olabilir. Yani mirasçı, saklı payının zedelendiğini murisin ölümünden çok sonra da öğrenmiş olabilir. Böyle bir durumda davacının kendi beyan ettiği öğrenme tarihi, hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak esas alınmalıdır. Eğer davalı, davacının bu tarihten daha önce öğrendiğini iddia ediyorsa, bu iddiayı ispatlamak davalının yükümlülüğündedir.

Somut olayda davacılar, temliki 21.10.2014 tarihli bilirkişi raporuyla öğrendiklerini söylemiş, davalı ise 18.04.2013 tarihinde açılan başka bir davadan itibaren bilgi sahibi olduklarını iddia etmiştir. Yerel mahkeme, davacının beyan ettiği tarihi esas almayarak ve davalının ispat yükünü göz ardı ederek hatalı bir değerlendirme yapmıştır. Yargıtay, davalı öğrenme tarihinin daha önce olduğunu ispatlayamazsa işin esasına girilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Eğer bir tenkis veya muris muvazaası davası açmayı düşünüyorsanız, temliki ne zaman öğrendiğinizi somut delillerle (bilirkişi raporu, dava dosyası gibi) desteklemeniz büyük önem taşıyor. Karşı taraf sizin daha önce öğrendiğinizi iddia ederse, bunu ispatlamakla yükümlü olan taraf odur, siz değil. Yani süre itirazıyla karşılaşsanız bile, davanız otomatik olarak reddedilmez; öğrenme tarihi somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Bu tür davalarda haklarınızı kaybetmemek için sürecin başında bir hukukçudan destek almanız faydalı olacaktır.

1

Öğrenme Tarihi Esnek Değerlendirilir

Saklı payın zedelendiğinin öğrenilme anı, murisin ölüm tarihi olabileceği gibi daha sonraki bir tarih de olabilir.

2

İspat Yükü Davalıya Aittir

Davacının belirttiğinden daha önce öğrendiğini iddia eden taraf, bu iddiayı kanıtlamakla yükümlüdür.

3

Süre Hak Düşürücüdür, Zamanaşımı Değil

TMK 571 uyarınca bir yıllık süre mahkemece kendiliğinden dikkate alınır ancak öğrenme tarihi somut olaya göre belirlenir.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi2016/43222019/91213.02.2019Tenkis davasında hak düşürücü sürenin başlangıcı ve öğrenme tarihinin ispatı

Miras Hakkınızı Kaybetmeyin

Tenkis veya muris muvazaası davanızla ilgili süre hesaplamaları ve ispat stratejisi konusunda uzman desteği almak için bize ulaşın.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Tenkis davası açmak için kanuni süre ne kadardır?

    Türk Medeni Kanunu’nun 571. maddesine göre tenkis davası, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak 1 yıl ve her halde mirasın açılması (ölüm) tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle düşer.

  • Tenkis davasındaki 1 yıllık süre kesin bir süre midir, mahkeme kendiliğinden dikkate alır mı?

    Evet. Bu süre zamanaşımı değil, hak düşürücü süre niteliğindedir. Hak düşürücü süreler kamu düzenini ilgilendirdiği için dava şartı olarak kabul edilir ve yerel mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden (resen) gözetilir.

  • Saklı payın zedelendiğini ‘öğrenme tarihi’ mutlaka vefat tarihi mi olmak zorundadır?

    Hayır, zorunlu değildir. Mirasçıların mal kaçırma veya bağışlama yoluyla haklarının zedelendiğini öğrenme anı vefat tarihi olabileceği gibi, somut olayın özelliklerine göre (örneğin başka bir davadaki bilirkişi raporuyla) ölümden sonraki bir tarih de olabilir.

  • Mirasçının mal kaçırmayı daha önce öğrendiğini iddia eden davalının sorumluluğu nedir?

    Tenkis davasında hak düşürücü sürenin başlangıcı için kural olarak davacı mirasçının ileri sürdüğü öğrenme tarihi esas alınır. Eğer davalı taraf, davacının bu durumu daha eski bir tarihte bildiğini iddia ediyorsa, bu iddiasını hukuken ispat etmekle yükümlüdür.

  • Davalı, mirasçının öğrenme tarihinin daha eski olduğunu kanıtlayamazsa mahkeme ne yapar?

    Davalı taraf, davacı mirasçının saklı pay ihlalini 1 yıldan daha uzun bir süre önce bildiğini somut delillerle kanıtlayamazsa, mahkeme davayı süre yönünden reddedemez. Bu durumda mahkemenin işin esasına girerek mal paylaşımını ve tenkis talebini incelemesi gerekir.

İLGİLİ YAZILAR