Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Tüketici Davasında Dilekçedeki Tutar Düşükse Dava Reddedilir mi

Arabanız bozulduğunda aldığınız akaryakıttan şüphelenip dava açtınız ama önce ne kadar tazminat isteyeceğinizi tam bilemediniz, dilekçeye düşük bir rakam yazıp fazlaya ilişkin haklarınızı saklı tuttunuz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin bir kararı, mahkemenin bu yüzden davayı doğrudan reddedemeyeceğini, önce size gerçek talebinizi netleştirme fırsatı vermesi gerektiğini gösteriyor.

Pratik uyarı

Kısmi veya belirsiz alacak davası açarken dilekçenizde gösterdiğiniz rakamın, davanızı hangi mahkemede sürdürmek istediğinizle uyumlu olmasına dikkat edin.

Olayın Özeti

Davacı, düzenli olarak akaryakıt aldığı bir istasyondan aldığı motorinin ayıplı olduğunu, motorindeki su oranının fazla olmasından kaynaklanan arızalar nedeniyle aracının bozulduğunu ileri sürdü. Tamir ve işçilik masrafı, değişen parça bedeli, araç ikame bedeli ve değer kaybı kalemlerinden oluşan talebini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 400 TL üzerinden kısmi ve belirsiz alacak davası olarak Tüketici Mahkemesi’nde açtı. Davacı vekili, gerçek zararın uzman bilirkişilerce belirleneceğini, bu nedenle şimdilik gösterdiği rakamın önemli olmadığını savundu.

Mahkemelerin Değerlendirmesi

İlk derece mahkemesi, dava değerinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 68. maddesindeki parasal sınırın altında kaldığı gerekçesiyle davayı usulden reddetti; bu tutardaki uyuşmazlıklarda önce Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurulması zorunludur. Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı onadı.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, alt mahkemelerin kararlarını bozdu. Davacı, dava değerinin aslında Tüketici Mahkemesi’nin görev sınırında kaldığını iddia ediyorsa, bunu destekleyecek şekilde en az bu sınır kadar bir başlangıç değeri göstermek zorundadır. Mahkeme, davacıya süre vererek gerçek talep tutarını açıklattırması ve buna göre karar vermesi gerekirken, dilekçedeki düşük rakama bakıp davayı doğrudan usulden reddetmesi hatalı bulundu.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Kısmi veya belirsiz alacak davası açarken dilekçenize düşük bir rakam yazdıysanız ve asıl niyetiniz davayı Tüketici Mahkemesi’nde sürdürmekse, mahkemenin bu rakama bakıp sizi doğrudan hakem heyetine yönlendirmesi artık tek başına yeterli görülmüyor. Mahkeme önce size gerçek talep tutarınızı netleştirme fırsatı tanımak zorunda.

Bu netleştirme talep edilmezse, davanız esasa hiç girilmeden, sırf dilekçedeki ilk rakam düşük göründü diye kapanabilir. Bu yüzden kısmi dava açarken vekilinizin, talep tutarını netleştirme aşamasında mahkemeden gelecek süre talebine hazırlıklı olması önemlidir.

1

Düşük Rakam Tek Başına Ret Nedeni Değil

Dilekçede gösterilen küçük bir tutar, davanın hakem heyeti sınırında kaldığı anlamına gelmez; asıl belirleyici olan davacının gerçek niyetidir.

2

Mahkeme Önce Açıklama İstemeli

Talep tutarı belirsizse mahkeme, davayı doğrudan reddetmeden önce davacıya süre vererek gerçek talebini netleştirme fırsatı tanımak zorundadır.

3

Görev Sınırı Kadar Değer Göstermek Gerekir

Tüketici Mahkemesi’nde dava sürdürmek isteyen davacı, en az bu mahkemenin görev sınırı kadar bir başlangıç değeri beyan etmelidir.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2025/57312026/298012.05.2026Kısmi ve belirsiz alacak davasında Tüketici Mahkemesi’nin görev sınırının belirlenmesi

Tüketici Davanızda Görev veya Usul Sorunu mu Yaşıyorsunuz?

Durumunuzu birlikte değerlendirelim.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

Sıkça Sorulan Sorular

  • Kısmi dava açarken dilekçeye düşük bir rakam yazmak davayı reddettirir mi?

    Tek başına hayır. Yargıtay’a göre mahkeme, davacının gerçek talebini netleştirmesi için önce süre vermeli, rakamın düşük olmasına bakıp davayı doğrudan usulden reddetmemelidir.

  • Tüketici Hakem Heyeti’ne ne zaman başvurmak zorunludur?

    Dava değeri, kanunda belirlenen parasal sınırın altında kaldığında hakem heyetine başvuru zorunludur; bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar doğrudan Tüketici Mahkemesi’nde görülür.

  • Bu davada Yargıtay neden alt mahkemelerin kararını bozdu?

    Davacı, dava değerinin Tüketici Mahkemesi’nin görev sınırında kaldığını iddia ediyordu; mahkemenin bunu açıklattırmadan doğrudan usulden ret kararı vermesi hatalı bulundu.

İLGİLİ YAZILAR