Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Kaybettiğiniz Bononun İptalini İsterken Keşide Yeri Sorun Olur mu

Elinizdeki bono kayboldu ve iptali için mahkemeye başvurmayı düşünüyorsanız, senedin üzerindeki düzenleme yeri bilgisinin ne kadar önemli olduğunu bilmeniz gerekir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği bir karar, hem bu konudaki katı şekil şartlarını hem de davadan feragatin sonuçlarını gözler önüne seriyor.

Dikkat

Bono, çek veya senet düzenlerken düzenleme yerinin açık ve net yazılmaması, ileride senedin iptali veya tahsili aşamasında ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Olayın Özeti

Davacı, zilyedi olduğu 48.600 TL bedelli bir bonoyu kaybettiğini öne sürerek mahkemeden bononun iptaline karar verilmesini istemiştir. Amaç, senedin kötü niyetli kişilerce dolaşıma sokulmasının veya sahte ciro ile devredilmesinin önüne geçmektir. Ancak İlk Derece Mahkemesi, bono üzerinde düzenleme yeri olarak yazılan “Başhüyük” ibaresini yeterli bulmamış ve keşide yerinin belirtilmemiş sayılması nedeniyle senedin kambiyo vasfı taşımadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Davacı vekili bu karara karşı istinafa başvurmuş, “Başhüyük”ün Konya’nın Sarayönü ilçesine bağlı bilinen bir mahalle olduğunu ve ticari teamüller gereği bu tür yerleşim adlarının düzenleme yeri olarak yazılmasının yaygın olduğunu savunmuştur. Ancak istinaf incelemesi sürerken davacı vekili, 10/09/2025 tarihli bir dilekçeyle davadan feragat ettiğini bildirmiştir.

Yargıtay’ın/AYM’nin/Danıştay’ın Değerlendirmesi

İlk Derece Mahkemesi, TTK’nın 776 ve 777. maddelerine dayanarak keşide yerinin bononun zorunlu unsurlarından biri olduğunu, “Başhüyük” gibi bir ibarenin açık bir keşide yeri tanımı için yeterli olmadığını belirtmiştir. Bu değerlendirme, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla da uyumludur.

İstinaf aşamasında davacı vekilinin feragat beyanı üzerine Konya BAM 6. Hukuk Dairesi, vekaletnamede feragat yetkisinin bulunduğunu ve kararın kesinleşmesine kadar feragatin her zaman mümkün olduğunu göz önünde bulundurmuştur. Bu doğrultuda mahkeme, ilk derece kararını HMK’nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırmış ve davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiştir. İstinaf harcının talep halinde iadesine, yargılama giderlerinin ise davacı üzerinde bırakılmasına hükmedilmiştir.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Bu karar iki önemli konuyu netleştiriyor. Birincisi, bono düzenlerken keşide yerinin açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde yazılması gerektiği; ticari teamüllerde yaygın olsa bile bir mahalle adının tek başına yeterli görülmeyebileceğidir.

İkincisi, davadan feragatin dava sürecinin her aşamasında, istinaf dahil, kullanılabilecek güçlü bir haktır ve kullanıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bono veya diğer kıymetli evrakla ilgili bir uyuşmazlığınız varsa, hem senedin şekil şartlarını hem de yargılama sürecindeki haklarınızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz, hak kaybı yaşamamanız açısından önemlidir.

1

Keşide yeri şart

Bononun geçerli sayılması için düzenleme yerinin açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde yazılması gerekir, aksi halde senet kambiyo vasfını kaybedebilir.

2

Feragat her aşamada mümkün

Davadan feragat, istinaf aşamasında dahi geçerlidir ve vekilin bu konuda özel yetkisi varsa kullanılabilir.

3

Yargılama giderleri davacıda kalır

Feragat eden taraf, davayı kaybetmiş gibi yargılama giderlerini üstlenmek zorunda kalabilir, bu maliyeti göz önünde bulundurmak gerekir.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi2025/1390 E.2025/1112 K.10.09.2025Kıymetli Evrak İptali

Kıymetli Evrak veya Bono Uyuşmazlığınız mı Var?

Bono iptali, senet tahsili veya kambiyo hukukuna ilişkin süreçlerinizde doğru adımı atmak için bizimle iletişime geçin.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin, bonolarda keşide yeri unsurunun zorunluluğuna ve istinaf incelemesi sırasında davadan feragat edilmesinin usuli sonuçlarına ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:

  • Bonoda düzenleme (keşide) yerinin açıkça yazılmaması senedin geçerliliğini nasıl etkiler?

    Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 776 ve 777. maddeleri uyarınca keşide yeri, bononun mutlak zorunlu şekil şartlarından biridir. Senedin üzerinde açık, şüpheye mahal vermeyecek ve idari birim olarak tanımlı bir düzenleme yerinin bulunmaması, o senedin ‘kambiyo vasfı’ taşımamasına (bono niteliğini kaybetmesine) yol açar.

  • Bono üzerinde keşide yeri olarak idari bir mahalle isminin (örneğin ‘Başhüyük’) yazılması yeterli midir?

    Hayır, yeterli değildir. Ticari teamüllerde yaygın olarak kullanılsa dahi, yargı mercileri ve Yargıtay içtihatları uyarınca sadece bir köy, mahalle ya da idari olarak tam tanımlanmamış yerel bir unvanın (somut olayda Konya Sarayönü’ne bağlı Başhüyük mahallesi) yazılması kanunun aradığı katı şekil şartını karşılamaz ve senedin bono vasfını ortadan kaldırır.

  • Yerel mahkemenin kambiyo vasfı yokluğu gerekçesiyle reddettiği bir davada istinaf aşamasında feragat mümkün müdür?

    Evet, mümkündür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümleri uyarınca davadan feragat, ilk derece mahkemesi kararından sonra ve hatta bölge adliye mahkemesindeki istinaf incelemesi esnasında, hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada yapılabilen kesin ve tek taraflı bir usul işlemidir.

  • Bir avukatın müvekkili adına davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede hangi şart aranır?

    Davadan feragat etmek, davanın kesin olarak reddi sonucunu doğuran ve davacıyı haklarından vazgeçiren çok güçlü bir usul işlemi olduğundan, HMK’nın 74. maddesi uyarınca vekilin (avukatın) bu işlemi yapabilmesi için vekaletnamesinde feragat etmeye yönelik ‘özel yetki’ bulunması yasal bir zorunluluktur.

  • İstinaf aşamasında feragat beyanı sunulduğunda Bölge Adliye Mahkemesi ne yönde bir karar kurmalıdır?

    Bölge Adliye Mahkemesi, sunulan feragat beyanının ve vekilin özel yetkisinin usulüne uygun olduğunu saptarsa, HMK m. 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararını usulden kaldırır. Ardından, feragatin kesin hüküm sonuçlarını doğurması sebebiyle davanın esası hakkında doğrudan ‘davanın feragat nedeniyle reddine’ şeklinde yeni bir hüküm tesis eder.

İLGİLİ YAZILAR