Borçlu İtirazını Geri Çekerse veya Dava Sürerken Borcunu Öderse Ne Olur?
Dava sürerken borçlunun aniden ana parayı yatırdığını görmek rahatlatıcı olabilir, ama bu noktada davadan feragat etmek büyük bir hata olabilir.
Asıl alacak ödenip fer’iler ödenmezse ne olacağını, kısmi ödeme durumunu ve ödemenin icra inkar tazminatı hakkını düşürüp düşürmediğini anlatıyoruz.
İtirazın İptali Davasının Doğası ve “Haklılık Durumu” Kriteri
Bir İtirazın İptali Davaları sürecinde, mahkemenin temel amacı borçlunun icra dairesine yaptığı itirazın haklı olup olmadığını tespit etmektir. Dava doğrudan icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve alacaklının takip talebinde dayandığı belgeler çerçevesinde yürütülür.
Burada sürecin kaderini belirleyen en temel İcra Hukuku prensibi şudur: Genel hükümlere göre açılan sıradan alacak davalarında haklılık durumu “dava tarihi” itibarıyla değerlendirilirken, itirazın iptali davalarında davanın sonuçları farklılık arz ettiğinden haklılık durumu kesinlikle “takip tarihi” itibarıyla belirlenir. Yani borçlu, icra takibi başlatıldığı gün o borcu ödememişse, mahkeme nezdinde haksızdır ve sonradan yapacağı eylemler bu başlangıçtaki haksızlık durumunu kural olarak ortadan kaldırmaz.
Peki, dava açıldıktan sonra borçlunun attığı adımlara göre mahkemeler nasıl kararlar vermektedir? Bu durumu üç farklı ihtimal üzerinden incelemek gerekir.
İhtimal 1: Dava Sürerken İtirazın Geri Çekilmesi veya Borcun Tamamen Ödenmesi
Borçlu, itirazın iptali davası devam ederken icra dairesine veya mahkemeye başvurarak itirazını resmen geri alabilir. Yahut, itirazını geri almasa bile, borcun tamamını ödeyerek dosyayı kapatmak isteyebilir.
Kanun koyucu ve yerleşik yargı uygulamaları bu durumda çok net bir usul kuralı öngörmüştür: Davalı borçlunun, itirazın iptali davası devam ederken itirazını geri alması veya takibe konu borcu ödemesi halinde, ortada artık mahkemenin esastan inceleyip iptal edeceği bir uyuşmazlık (çekişme) kalmamıştır. Ancak bu, davanın “reddedileceği” anlamına kesinlikle gelmez.
| Verilecek Kararın Niteliği | Dava açıldıktan sonra, icra dosyasındaki “kapak hesabını” da kapsayacak şekilde (yani asıl alacak, icra harcı, işlemiş faiz, icra masrafları ve icra vekalet ücretinin tamamı) borcun borçlu tarafından ödenmesi halinde mahkemece “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulur. |
| Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti | Dava konusuz kalsa bile, alacaklı bu davayı açmakta “takip tarihi itibarıyla” haklı olduğu için, borçlu davanın açılmasına sebebiyet vermiş sayılır. Bu nedenle, mahkeme maktu/nispi karar harçlarını, bilirkişi ücretlerini ve en önemlisi davacı alacaklı lehine doğan nispi dava vekalet ücretini davalı borçlunun ödemesine hükmeder. Yani borçlu, borcu ödese bile dava masraflarından kurtulamaz. |
İhtimal 2: Dava Sürerken Asıl Alacağın Ödenip Fer’ilerin (Faiz/Masraf) Ödenmemesi
Pratikte en çok karşılaşılan senaryo budur. Borçlu, icra takibiyle istenen 500.000 TL’lik “asıl alacağı” alacaklının banka hesabına veya icra dosyasına yatırır, ancak aylar süren takibin faizini, icra harçlarını ve masraflarını ödemez. Borçlu, “Ben ana parayı ödedim, dava artık düşmeli” yanılgısına kapılır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 20/06/2018 tarihli ve 2017/1335 E., 2018/3438 K. sayılı emsal kararı ile 16/11/2015 tarihli kararlarında bu durumun çözümü son derece hassas bir usul kuralına bağlanmıştır.
| Mahkemenin İzleyeceği Yol | Dava açıldıktan sonra asıl alacağın tamamen ödenip, icra harç, faiz ve masrafların yatırılmaması halinde; davacı alacaklının dava dilekçesinde takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiz, masraf ve vekalet ücreti yönünden de itirazın iptalini istediği dikkate alınır. |
| Kararın Şekli | Davalının bu fer’i kalemlere (faiz, masraf vb.) yönelik itirazı haksız ise, mahkeme icra dairesi yerine geçip detaylı bir “kapak hesabı” yapmaksızın ve net bir miktar belirtmeksizin, yalnızca bu alacak kalemlerini (faiz, harç, masraf vb.) zikrederek bunlar yönünden itirazın iptaline karar vermelidir. Böylece alacaklı, mahkemeden aldığı bu ilamla icra dairesine giderek kalan faiz ve masraflar için borçlunun mallarına haciz koydurmaya devam edebilir. |
İhtimal 3: Dava Sürecinde Sadece “Kısmi” Bir Ödeme Yapılması
Borçlu davanın ortasında borcun sadece küçük bir kısmını (örneğin 500.000 TL borcun 100.000 TL’sini) öderse mahkeme nasıl bir karar verecektir? Alacaklının dava ettiği tutar üzerinden davası kısmen reddedilecek midir? Hayır.
| İnfazda Nazara Alınma Kuralı | Dava açıldıktan sonra borcun kısmen ödenmesi halinde, mahkeme davanın başında talep edilen toplam miktar üzerinden inceleme yapar. Yapılan bu kısmi ödeme tutarı, mahkemenin hükme bağladığı asıl alacak miktarından düşülmeksizin karar verilir. |
| Hüküm Fıkrası | Mahkeme, örneğin 500.000 TL üzerinden itirazın iptaline karar verir, ancak hüküm fıkrasına “yapılan 100.000 TL’lik ödemenin infaz aşamasında nazara alınmasına” şeklinde özel bir ibare düşer. |
| Haklılık Durumu | Bu usulün en büyük avantajı alacaklıyadır. Çünkü davacı alacaklının dava açıldığı tarihte anılan bu ödeme yönünden de davasında haklı olduğu gözetilir. Böylece alacaklı, kısmi ödeme yapıldı diye yargılama giderlerinden veya vekalet ücretinden herhangi bir kayba uğramaz; mahkeme masrafları baştaki toplam tutar üzerinden borçluya yükletilir. |
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
En Kritik Soru: Ödeme Yapılması “İcra İnkar Tazminatı” Hakkını Düşürür Mü?
Borçluların dava esnasında alelacele borcu ödemeye veya itirazı geri çekmeye çalışmasının altındaki en büyük motivasyon, kanunun kestiği o ağır cezadan, yani %20 İcra İnkar Tazminatından kurtulmaktır. Birçok borçlu, “Borcu ödedim, artık ortada borç kalmadı, mahkeme bana inkar tazminatı cezası veremez” diye düşünür. Bu, hukuk sistemimizdeki en büyük yanılgılardan biridir.
Kanun koyucu ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu konuda tavizsizdir: Takip konusu alacak likitse (belirlenebilir nitelikteyse) ve kanunun aradığı diğer şartlar mevcutsa, itirazın geri alınması veya takibe (ve davaya) konu borç dava sırasında ödenmiş olsa bile, davacı alacaklı icra inkar tazminatı talebinden açıkça vazgeçmediği sürece mahkemece alacaklı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmelidir.
Yani, borçlu borcunu ödese dahi, haksız yere icra takibini durdurduğu ve sizi dava açmak zorunda bıraktığı için o %20’lik tazminat cezasını ödemekten kurtulamaz!
İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesinin Şartları
Borçlu borcu ödemiş veya itirazını geri çekmiş olsa bile sizin o %20 tazminatı alabilmeniz için şu şartların bir arada bulunması gerekir:
- Usulüne uygun olarak başlatılmış geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması.
- Borçlunun yasal 7 günlük süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması.
- Alacaklının itirazın tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasını açmış olması.
- Alacaklının dava dilekçesinde açıkça “icra inkar tazminatı” talep etmiş olması ve yargılama sırasında bu talebinden feragat etmemiş olması.
- En Hayati Şart (Likit Alacak): Takibe konu edilen alacağın “Likit” (Muayyen / Belirlenebilir) olması.
Yargıtay kararlarına göre likit alacak; gerçek miktarının belli ve sabit olduğu, borçlusu tarafından yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebildiği (fatura, cari hesap, sözleşme, protokol vb. belgelere dayanan) alacaklardır. Faturaya veya yazılı bir sözleşmeye dayalı alacağınız için borçlu sonradan ödeme yapsa bile, alacağınız baştan likit olduğu için %20 tazminatı söke söke alırsınız. Borçlunun itirazında kötü niyetli olup olmadığı araştırılmaz; sadece haksız çıkması ve alacağın likit olması tazminat için yeterlidir.
| Yol | Süre | Merci | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Ödeme emrine itiraz | 7 gün | İcra dairesi | İİK m.62 |
| Gecikmiş itiraz | Engelin kalktığı günden 3 gün | İcra mahkemesi | İİK m.65 |
| İtirazın kaldırılması | 6 ay | İcra mahkemesi | İİK m.68 |
| İtirazın iptali davası | 1 yıl | Genel mahkeme | İİK m.67 |
| İcra inkar tazminatı | Hükmolunan meblağın en az %20’si | Mahkeme | İİK m.67 |
| İhtiyati haczin infazı | Karardan itibaren 10 gün | İcra dairesi | İİK m.261 |
İtirazın kaldırılması için altı ay içinde başvurulmazsa yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m.68).
Bu yazıda anılan hükümlerin tam metnine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu‘nun resmî yayınından ulaşabilirsiniz.
Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç
Dava sürerken borçlunun ana parayı ödemesi üzerine davadan feragat etmek büyük bir hata olabilir, çünkü bu şekilde yargılama giderlerini, vekalet ücretini ve yüzde 20 icra inkar tazminatını kaybedebilirsiniz.
Doğru yürütülen bir davada kısmi ödemeler infaz aşamasında dikkate alınmak üzere karara şerh düşürülür, faiz ve masraf talepleri korunur ve likit alacak ispatlandığı sürece tazminat hakkı devam eder.
Borçlunun dava sürerken itirazını geri çekmesi ya da borcu ödemesi, davanın konusuz kalması sonucunu doğurur ancak dosyanın kendiliğinden kapanması anlamına gelmez. Bu durumda mahkeme, davanın esası hakkında karar vermez; karar verilmesine yer olmadığına hükmeder ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretini davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre paylaştırır. Yani takip haklıysa bu giderler borçluya yüklenir.
İcra inkar tazminatı bakımından tablo farklıdır; İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi bu tazminatı borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi şartına bağladığı için, esas hakkında karar verilmeyen dosyalarda tazminata hükmedilmesi tartışmalıdır ve mahkemeye göre değişebilir.
Bu nedenle borçlu ödeme yapmışsa, ödemenin dava açıldıktan sonra yapıldığını gösteren dekont ve tarih kayıtlarını dosyaya sunmak, giderlerin size yüklenmemesi için önemlidir. İcra inkar tazminatının şartlarını ayrı bir yazıda ele aldık. İtirazın İptali Davaları alanındaki deneyimimizle, konusuz kalan davanızda gider ve tazminat talebinizi korumak için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
İtirazın iptali davası devam ederken borçlu borcun tamamını öderse dava nasıl sonuçlanır?
Dava sürerken borcun icra kapak hesabını (asıl alacak, faiz, harç ve masraflar) kapsayacak şekilde tamamen ödenmesi halinde mahkemece “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” hükmedilir. Alacaklı takip tarihi itibarıyla davasında haklı olduğundan, borçlu davanın tüm mahkeme masraflarını ve vekalet ücretini ödemekle yükümlü tutulur.
-
Borçlu dava sırasında asıl alacağı (ana parayı) ödeyip faiz ve icra masraflarını ödemezse ne olur?
Bu durumda dava düşmez. Yargıtay emsal kararlarına göre mahkeme, asıl alacak yönünden ödeme yapıldığı için konusuz kaldığını belirtir; ancak ödenmeyen faiz, harç ve icra masrafları (fer’iler) yönünden borçlunun itirazının iptaline karar verir. Alacaklı, bu mahkeme kararıyla icra dosyasında kalan faiz ve masraflar için borçlunun mallarına haciz koydurmaya devam edebilir.
-
Dava sürecinde borçlunun borcun sadece bir kısmını (kısmi ödeme) yatırması halinde mahkeme nasıl karar verir?
Dava açıldıktan sonra yapılan kısmi ödemeler mahkemenin hükme bağlayacağı asıl alacak miktarından düşülmez. Mahkeme baştaki toplam alacak tutarı üzerinden itirazın iptaline karar verir; ancak hüküm fıkrasına “yapılan kısmi ödemenin infaz aşamasında nazara alınmasına” şeklinde şerh düşer. Böylece alacaklı masraf ve vekalet ücreti kaybına uğramaz.
-
Borçlunun dava sırasında borcu ödemesi veya itirazını geri çekmesi beni %20 icra inkar tazminatından mahrum bırakır mı?
Hayır, kesinlikle bırakmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, takip konusu alacak “likit” (belirlenebilir) nitelikteyse, borçlu dava aşamasında borcu ödemiş veya itirazını geri almış olsa bile alacaklı talep ettiği sürece mahkeme borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek zorundadır. Borçlu sonradan ödeme yaparak bu cezadan kurtulamaz.
-
Dava sürerken ödeme yapılması halinde %20 tazminat alabilmem için alacağın hangi vasıfta olması gerekir?
Tazminat alabilmenizin en temel şartı alacağın “likit” olmasıdır. Yargıtay içtihatlarına göre faturaya dayanan ticari alacaklar, sözleşme veya yazılı protokolden doğan borçlar, net maaş borçları gibi miktarı baştan belli, sabit ve hesaplanabilir olan alacaklar likittir. Borçlu haksız yere takibi durdurup sonradan ödeme yapsa dahi bu tazminatı öder.
-
Borçlu dava ortasında ana parayı hesabıma yatırınca “davadan feragat ediyorum” dersem ne gibi hak kayıpları yaşarım?
Borçlunun ana parayı yatırması üzerine davadan feragat ederseniz en büyük hukuki hatayı yapmış olursunuz. Feragat ettiğiniz için hak ettiğiniz %20 icra inkar tazminatını alamayacağınız gibi, mahkeme masrafları ve karşı tarafın avukatlık vekalet ücreti de haksız çıkmış sayılacağınız için sizin üzerinize bırakılır. Bu nedenle süreç “karar verilmesine yer olmadığına” kararı alınarak bitirilmelidir.
-
İtirazın iptali davasında feragat etmeden önce neyi kontrol etmeliyim?
Borçlu ana parayı yatırdıysa faiz, icra masrafı ve vekalet ücretinin de ödenip ödenmediğine bakın. Bunlar ödenmediyse davadan feragat etmek bu alacaklardan vazgeçme sonucunu doğurabilir. Karar vermeden önce dosyadaki eksik kalemleri hesaplamak ve hukuki destek almak güvenlidir.




