Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

İşe iade davasında tanıklarınız dinlenmedi mi, bu karar işinize yarayabilir

İşe iade davasında yedi tanık gösterdiğiniz halde mahkeme sadece ikisini dinlediyse ve bu yüzden haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız, Yargıtay’ın bu konudaki tavrını bilmeniz önemli. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tanık sayısını keyfi biçimde kısıtlamanın savunma hakkını ihlal ettiğine hükmetti.

Dikkat

İşe iade davanızda gösterdiğiniz tanıkların bir kısmı dinlenmeden karar verildiyse, bu durumu temyiz aşamasında mutlaka gerekçe olarak öne sürebilirsiniz.

Olayın Özeti

Bir işçi, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir neden olmadan feshedildiğini öne sürerek işe iade talebiyle dava açmış. Yerel mahkeme bu talebi kabul edip feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar vermiş. Davalı işveren ise feshin, işçinin davranışlarından kaynaklanan haklı bir nedene dayandığını savunmuş ve bunu ispatlamak için yedi tanık göstermiş. Ancak yerel mahkeme bu yedi tanıktan yalnızca ikisini dinlemiş, geri kalanları dinlemeden karar vermiş. İşveren bu durumu gerekçe göstererek kararı temyiz etmiş.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2. maddesine göre feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğünün işverende olduğunu hatırlatmış. İşveren önce feshin şekil şartlarına uyduğunu, sonra da fesih nedeninin içerik olarak geçerli veya haklı olduğunu kanıtlamak zorunda. İşçi feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ederse ispat yükü ona geçse de, bu durum işverenin kendi ispat yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor.

Mahkeme, hem işverenin hem işçinin iddialarının hukuki işlem niteliğinde olmadığını, dolayısıyla tanık gibi takdiri delillerle ispat edilebileceğini vurgulamış. Bu noktada, işverenin bildirdiği yedi tanıktan sadece ikisinin dinlenmesini usul ve hukuka aykırı bulmuş ve bunu savunma hakkının ihlali olarak nitelendirmiş. Sonuç olarak yerel mahkemenin kararı bu gerekçeyle bozulmuş.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Bu karar, mahkemelerin usul ekonomisi ya da başka pratik gerekçelerle tarafların tanık dinletme hakkını sınırlayamayacağını açıkça ortaya koyuyor. İşe iade davasında taraf iseniz ve gösterdiğiniz tanıkların bir kısmı ya da tamamı dinlenmeden karar verildiyse, bu durum kararın bozulmasına yol açabilecek ciddi bir usul hatası olabilir. Hem işverenler hem işçiler açısından, delil sunma ve tanık gösterme hakkının tam olarak kullandırılması gerektiğini bilmek, davanızın seyrini takip ederken önemli bir kontrol noktası olabilir.

1

İspat yükü işverende

Feshin geçerli veya haklı nedene dayandığını kanıtlamak işverenin sorumluluğunda, işçi başka sebep iddia etse bile bu yük ortadan kalkmaz.

2

Tanık sayısı keyfi kısıtlanamaz

Mahkeme, gösterilen tanıkların bir kısmını dinlemeden karar veremez, bu savunma hakkının ihlali sayılır.

3

Usul hatası bozma sebebi

Tanık dinletme hakkının kısıtlanması, davanın esasından bağımsız olarak tek başına kararın bozulmasına yol açabilir.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi2015/136172015/2133610.06.2015İş sözleşmesinin feshinin geçersizliği ve işe iade davasında tanık dinletme hakkının kısıtlanması

İşe iade davanızda hak kaybı yaşamayın

Fesih süreçleri ve işe iade davalarında haklarınızı korumak için uzman desteği alın.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin, işe iade davalarında işverenin ispat yükümlülüğü, delil serbestisi ve tanık dinletme hakkının kısıtlanamayacağına ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:

  • İşe iade davalarında iş sözleşmesinin geçerli veya haklı nedenle feshedildiğini ispat yükü kime aittir?

    4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2 maddesi uyarınca, feshin geçerli ya da haklı bir sebebe dayandığını ispat etme yükümlülüğü açıkça işverene aittir. İşveren, öncelikle feshin biçimsel şartlarını yerine getirdiğini, ardından da fesih gerekçelerinin içeriksel olarak doğru olduğunu kanıtlamak zorundadır.

  • İş mahkemesi hâkimi tarafların bildirdiği tanık sayısına sınırlama getirebilir mi?

    Hayır, getiremez. Yargıtay emsal kararına göre, tarafların yasal süre içinde usulüne uygun olarak bildirdiği tanık listesindeki isimlerin mahkemece keyfi veya usul ekonomisi gerekçesiyle kısıtlanması (örneğin 7 tanıktan sadece 2’sinin dinlenmesi) usul ve hukuka kesinlikle aykırıdır.

  • İşverenin tanık dinletme hakkının kısıtlanması hangi Anayasal hakkın ihlali sayılır?

    İşverenin iddialarını ve haklılığını kanıtlamak üzere mahkemeye sunduğu takdiri delillerin ve tanık beyanlarının haklı bir sebep olmaksızın dinlenmemesi, Anayasal bir güvence olan ‘savunma hakkının’ ve dolayısıyla ‘adil yargılanma hakkının’ açık bir ihlali olarak kabul edilir.

  • İşçinin ‘fesih aslında başka bir nedene dayanıyor’ iddiası işverenin ispat yükünü ortadan kaldırır mı?

    Hayır, kaldırmaz. İşçinin, feshin görünenden farklı bir nedene dayandığını iddia etmesi halinde bu iddiayı ispat yükü işçiye geçse de, bu durum işverenin feshin geçerli bir sebebe dayandığına ilişkin kendi birincil ispat yükümlülüğünü ve sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

  • Fesih nedenleri hukuki işlem niteliğinde olmadığı için hangi delillerle ispatlanabilir?

    İş sözleşmesinin feshine yol açan işçi davranışları veya işletme gerekleri gibi olgular hukuki işlem niteliğinde olmadığından, bunların varlığı ya da yokluğu hukukumuzdaki delil serbestisi ilkesi gereği tanık beyanları da dahil olmak üzere her türlü takdiri delille ispatlanabilir.

İLGİLİ YAZILAR