Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

İzinsiz Define Aramada Önödeme ve Savunma Hakkı İhlali

Giriş ve Olayın Özeti

Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, hukukun dinamik yapısını yakından takip ederek müvekkillerimize en güncel hukuki bilgilerle destek sağlamaktayız. Bu kapsamda, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 03.10.2024 tarihli ve 2021/3392 Esas, 2024/4975 Karar sayılı önemli içtihadını siz değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz. Söz konusu karar, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na aykırılık teşkil eden “izinsiz define arama” suçuna ilişkin hukuki süreçleri ve yerel mahkemelerin dikkat etmesi gereken kritik noktaları ele almaktadır.

Dava, Pınarhisar Asliye Ceza Mahkemesi’nde “izinsiz olarak define araştırmak” suçlamasıyla açılan bir kamu davası üzerine başlamıştır. İlk aşamada sanık hakkında beraat kararı verilmiş, ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesi bu kararı “eksik araştırma” nedeniyle bozmuştur. Bozma sonrası yerel mahkeme, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurmuş; fakat bu karar da sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay tarafından yeniden bozulmuştur. Karar, özellikle yeni yasal düzenlemelerin uygulanması, bilirkişi raporlarının niteliği ve savunma hakkının kısıtlanması gibi temel hukuki prensiplere vurgu yapmaktadır.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin sanık hakkında verdiği mahkumiyet kararını üç temel hukuka aykırılık nedeniyle bozmuştur:

  1. Önödeme Hükümlerinin Uygulanmaması: Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK’nın 75. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 2863 sayılı Kanun’un 74/2. maddesinde düzenlenen “izinsiz define arama” suçu önödeme kapsamına alınmıştır. 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesinde yer alan “failin lehine olan kanunun uygulanması” prensibi gereğince, yerel mahkemenin önödeme işlemlerini yerine getirmeden karar vermesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu durum, lehe kanunun derhal uygulanması ilkesinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
  2. Eksik ve Yetersiz Bilirkişi İncelemesi: Daire, suça konu taşınmaz üzerinde yapılan izinsiz araştırma eyleminin 2863 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı niteliğinde olup olmadığının, sit alanı içerisinde yer alıp almadığının ve eylemin araziye fiziki müdahale teşkil edip etmediğinin kesin olarak belirlenmediğini tespit etmiştir. Daha önceki bozma kararında da aynı eksikliğe işaret edilmiş olmasına rağmen, mahkemece yeniden keşif yapılarak “fen ve arkeolog bilirkişi heyeti” marifetiyle bu hususların tereddütsüz şekilde netleştirilmesi gerektiği gözetilmeksizin hüküm kurulması bozma sebebi sayılmıştır. Bu husus, delillerin eksiksiz toplanması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ilkesinin altını çizmektedir.
  3. Savunma Hakkının Kısıtlanması: Yargıtay’ın önceki bozma kararının sanık aleyhine olmasına rağmen, yerel mahkeme tarafından sanığın bu bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmaması, 1412 sayılı CMUK’un 326. ve 5271 sayılı CMK’nın 307. maddelerinin ihlali anlamına gelmektedir. Bu durum, evrensel bir hukuk prensibi olan savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurmuş ve yargılamanın adil yürütülmediği sonucunu çıkarmıştır.

Yorum

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin bu kararı, Türk Ceza Yargılaması Hukuku’nda özellikle usul ekonomisi, sanık hakları ve delillerin eksiksiz toplanması konularında önemli prensipleri hatırlatmaktadır. Karar, kanun değişikliklerinin derhal ve lehe olanının uygulanması zorunluluğunu, somut olayın niteliğine göre uzman bilirkişi incelemesinin titizlikle yapılmasının önemini ve yargılamanın her aşamasında sanığın savunma hakkına riayet edilmesinin olmazsa olmazlığını vurgulamaktadır. Özellikle, kültür ve tabiat varlıklarına karşı işlenen suçlarda, suçun unsurlarının tespiti noktasında alanında uzman bilirkişi raporlarının ve detaylı keşif incelemelerinin ne kadar kritik olduğu bir kez daha belirginleşmiştir. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, bu tür karmaşık hukuki süreçlerde müvekkillerimize doğru ve etkili hukuki danışmanlık hizmeti sunmaya devam etmekteyiz.

Karar Künyesi

  • Yargıtay Karar Mercii: 12. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2021/3392
  • Karar No: 2024/4975
  • Karar Tarihi: 03.10.2024
  • Yerel Mahkeme: Pınarhisar Asliye Ceza Mahkemesi
  • Suç: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na aykırılık (İzinsiz Define Arama)

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • İzinsiz define arama suçu önödeme kapsamına girer mi?

    Evet, 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun değişikliği ile 2863 sayılı Kanunun 74/2. maddesinde düzenlenen izinsiz define arama suçu önödeme kapsamına alınmıştır.

  • Yargıtay’ın izinsiz define arama davasında verdiği bozma kararının nedenleri nelerdir?

    Yargıtay; önödeme hükümlerinin uygulanmaması, eksik bilirkişi incelemesi yapılması ve sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle yerel mahkemenin kararını bozmuştur.

  • Define arama davalarında bilirkişi raporu neden kritiktir?

    Arazinin sit alanı veya koruma altındaki taşınmaz kültür varlığı olup olmadığının, ayrıca yapılan işlemin fiziki müdahale teşkil edip etmediğinin tespiti için fen ve arkeolog bilirkişi incelemesi zorunludur.

  • Mahkeme sanığa bozma kararına karşı görüşünü sormak zorunda mıdır?

    Evet, CMUK ve CMK hükümlerine göre Yargıtay’ın bozma kararı sanık aleyhine ise mahkemenin sanığa bu bozmaya karşı diyeceklerini sorması yasal bir zorunluluktur.

İLGİLİ YAZILAR