Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Kamulaştırma Bedeli ve Faizine HGK’nın Güncel İçtihadı

Giriş ve Olayın Özeti

Türkiye’de kamulaştırma hukuku alanında önemli bir içtihadı temsil eden Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2025/114 E., 2026/226 K. sayılı kararı, özellikle tarım arazilerinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve Anayasa Mahkemesi’nin ilgili iptal kararından sonra kamulaştırma faizinin uygulanışı konularında netlik sağlamaktadır. Bu karar, Ankara ili, Şereflikoçhisar ilçesindeki bir kuru tarım arazisinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkinine ilişkin davada ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözümlemiştir. Davacı idare, taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkinini talep ederken, davalı vekili teklif edilen bedelin düşük olduğunu savunmuştur. Uyuşmazlık, ilk derece mahkemesi ve istinaf süreçlerinden sonra, bilirkişi raporunun yeterliliği ve kamulaştırma bedeline uygulanacak faiz oranı noktasında Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin bozma kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnme kararı üzerine Hukuk Genel Kurulu’nun önüne gelmiştir.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

1. Bilirkişi Kurulu Ek Raporunun Hükme Elverişliliği ve Tarım Arazisi Değer Tespiti

Hukuk Genel Kurulu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesinde belirtilen kamulaştırma bedelinin tespiti esasları doğrultusunda, tarım arazilerinin değerlemesinde “net gelir yöntemi”nin bilimsel esaslara göre uygulanması gerektiğini vurgulamıştır. Kurul, mahkemenin dosya içerisine getirdiği 2020 yılı Şereflikoçhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün resmi verileri ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce esas alınan bilirkişi ek raporundaki veriler arasında çelişkiler tespit etmiştir. Özel Daire’nin bozma kararında yer alan maddi hatayı (Sarıyahşi yerine Şereflikoçhisar) düzelterek, ek raporun resmi verilere dayanmadığı, denetime elverişli olmadığı ve soyut ifadeler içerdiği gerekçesiyle hükme esas alınmasının hatalı olduğuna karar vermiştir. Bu doğrultuda, Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu konudaki direnme kararı oy birliğiyle bozulmuştur.

2. Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararının Kamulaştırma Faizi Uygulamasına Etkisi

İkinci uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 9. fıkrasının Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesi sonrası kamulaştırma bedeline uygulanacak faiz oranına ilişkindir. Anayasa Mahkemesi, söz konusu fıkranın kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi durumunda paranın değer kaybını (enflasyon) telafi edemediği ve “gerçek karşılık” ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Anayasa’nın 152. ve 153. maddelerini hatırlatarak, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının kesin hüküm haline gelmemiş derdest davalar için geriye yürüyeceğini ve bağlayıcı olduğunu belirtmiştir. Bu durumda, iptal edilen kanun hükmü yerine üst norm olan Anayasa’nın 46. maddesi gereğince, dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Kurul çoğunluğu, “taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek bir talebin olmaması durumunda dahi bu oranın uygulanması gerektiği görüşünü benimsemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu konudaki direnme kararını oy çokluğuyla onanmıştır.

Yorum

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bu kararı, kamulaştırma hukuku alanında mülkiyet hakkının korunması ve hakkaniyetli bir bedel tespiti açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır. Birincisi, tarım arazilerinin kamulaştırma bedelinin tespitinde kullanılan bilirkişi raporlarının, ilgili İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden alınan güncel ve resmi verilere dayanması, bu verilerin tutarlı olması ve çelişki içermemesi gerektiği bir kez daha teyit edilmiştir. Bu, değerleme sürecinde şeffaflığı ve bilimselliği artırarak mülk sahiplerinin mağduriyetini önleme amacını taşımaktadır.

İkincisi, Anayasa Mahkemesi’nin 2942 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 9. fıkrasını iptal etmesinin ardından oluşan boşluğun Hukuk Genel Kurulu tarafından doldurulması, hukuki belirsizliği gidermiştir. Artık, kamulaştırma davalarında, dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar geçen süre için, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesi zorunludur. Bu karar, mülkiyet hakkının özüne uygun olarak, enflasyon karşısında değer kaybeden kamulaştırma bedelinin “gerçek karşılık” ilkesi çerçevesinde korunmasını sağlamakta ve mülk sahiplerinin hak arama süreçlerinde önemli bir güvence sunmaktadır. Bu içtihat, kamulaştırma davalarına bakan mahkemeler ve idareler için yol gösterici nitelikte olup, gelecekteki uygulamalara ışık tutacaktır.

Karar Künyesi

  • Mahkeme: T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
  • Esas Numarası: 2025/114 E.
  • Karar Numarası: 2026/226 K.
  • Karar Tarihi: 08.04.2026

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Tarım arazilerinin kamulaştırma bedeli nasıl hesaplanır?

    Tarım arazilerinin değeri, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca net gelir yöntemi kullanılarak bilimsel esaslara göre hesaplanır. Bu hesaplamada İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden alınan resmi ve güncel verilerin esas alınması zorunludur.

  • Kamulaştırma davalarında hangi faiz oranı uygulanır?

    Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrası, kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi durumunda oluşacak değer kaybını önlemek için dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı işletilir.

  • Anayasa Mahkemesi’nin kamulaştırma konusundaki iptal kararı mevcut davaları etkiler mi?

    Evet, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları kesin hüküm haline gelmemiş tüm derdest (devam eden) davalar için bağlayıcıdır ve geriye dönük olarak uygulanır.

  • Bilirkişi raporları kamulaştırma bedelini belirlemede tek başına yeterli mi?

    Hayır, bilirkişi raporlarının resmi verilerle uyumlu, çelişkiden uzak, denetlenebilir ve bilimsel verilere dayalı olması gerekir. Aksi takdirde Yargıtay tarafından hükme esas alınamaz ve bozma sebebi sayılır.

İLGİLİ YAZILAR