Lisanssız Elektrik Üreticilerine Dağıtım Bedeli İndirimi
Giriş ve Olayın Özeti
Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, enerji sektöründe faaliyet gösteren müvekkillerimizi yakından ilgilendiren önemli bir Danıştay kararını ele alıyoruz. Danıştay Onüçüncü Daire’nin 28/12/2022 tarihli, 2022/858 Esas ve 2022/5106 Karar sayılı içtihadı, lisanssız elektrik üreticilerine sağlanan dağıtım sistemi kullanım bedeli indiriminin kaldırılmasına ilişkin düzenleyici işlemlerin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir.
Olayın özeti şu şekildedir: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından 31/12/2021 tarih ve 31706 (6. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararlarla (10699 ve 10700 sayılı Kurul Kararları), Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 16. maddesinde önemli bir değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikle, 31/12/2017 tarihinden önce geçici kabul tutanağı alan ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun (YEK Kanunu) kapsamında belirlenen fiyatlardan yararlanan lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sistemi kullanım bedelindeki %75’lik indirim oranı kaldırılmıştır. Bu durum üzerine, bir enerji şirketi, söz konusu düzenlemelerin eksik düzenleme nedeniyle ve hukuka aykırılık gerekçesiyle iptali istemiyle dava açmıştır.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Davacı şirket, YEK Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında 10 yıl süreyle indirimli dağıtım bedeli uygulanacağı beklentisiyle yüksek maliyetli yatırımlar yaptığını, bu durumun haklı beklenti oluşturduğunu ve idarenin kanunla tanınan bir teşviki idari bir işlemle kısıtlamasının kanunilik ilkesine aykırı olduğunu iddia etmiştir. Ayrıca, lisanslı ve lisanssız üreticiler arasında yapılan farklılaştırmanın, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı EPDK ise, davanın süresinde açılmadığına ilişkin usuli itirazının yanı sıra, esas yönünden yaptığı savunmada, lisanssız üreticilerin kendilerine tanınan muafiyet sınırlarını aştığını, dağıtım sistemi üzerinde ek maliyetlere neden olduğunu ve tarifelerin kazanılmış hak veya haklı beklenti oluşturmadığını belirtmiştir. EPDK, piyasa dengesini sağlamak ve değişen şartlara uyum sağlamak adına tarife düzenlemelerinde yetkili olduğunu vurgulamıştır.
Danıştay Onüçüncü Daire, uyuşmazlığın esasını, YEKDEM süresince dağıtım bedelinin indirimli olarak ödeneceğine ilişkin teşvik uygulamasının düzenleyici işlemler ile kaldırılmasının “kazanılmış hak” ve “haklı beklenti” kavramları bağlamında değerlendirilmesi olarak belirlemiştir. Daire, öncelikle, dağıtım bedelinde indirim uygulamasının geleceğe dönük olarak kaldırılmasının kazanılmış hak ihlali olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Çünkü hukuki düzenlemelerin kalıcı olmadığının kabulü gerektiğini belirtmiştir.
Kararda, “haklı beklenti” kavramı kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Daire, önceki Kurul kararlarıyla oluşan bir beklentinin varlığını kabul etmekle birlikte, bu beklentinin korunmamasında “baskın bir kamu yararı” bulunup bulunmadığına odaklanmıştır. Çoğunluk kararına göre:
- Lisanssız elektrik üretim tesislerinin temel amacının kendi ihtiyaçlarını karşılamak olduğu, ancak üretilen elektriğin büyük bir kısmının (%97,8’inin) ihtiyaç fazlası olarak görevli tedarik şirketlerine satıldığı tespit edilmiştir.
- Döviz kuruna bağlı YEKDEM kapsamında sabit fiyat garantisi üzerinden yapılan satışlardan elde edilen gelirin artmasıyla, lisanssız üreticiler lehine bir dengesizlik oluştuğu ve dağıtım bedeli indiriminin devamının nihai tüketicilerin tarifelerinin artmasına yol açacağı belirtilmiştir.
- Dağıtım bedeli indiriminin kaldırılmasının, elde edilen gelir ile katlanılan maliyet arasındaki dengenin sağlanmasına ve nihai tüketicilerin tarifesinde oluşacak artışın önlenmesine yönelik olduğu ve bunun “baskın bir kamu yararı” teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
- Piyasa şartlarının sık değiştiği ekonomik alanlarda, basiretli bir tacirin sürekli değişiklikleri öngörmesi gerektiği ilkesi vurgulanmıştır.
- İndirim oranının kaldırılmasının davacıya katlanılamaz derecede ağır bir mali yük getirmediği, zira indirim karşılığının elektrik satış fiyatına oranla düşük olduğu değerlendirilmiştir.
Bu gerekçelerle Danıştay Onüçüncü Daire, dava konusu Kurul kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığına ve davanın reddine oyçokluğuyla karar vermiştir.
Karşı Oy Gerekçeleri:
Karşı oylar, EPDK’nın 10 yıl boyunca uygulanacağını taahhüt ettiği bir teşvikin, bu süre dolmadan, herhangi bir geçiş hükmü öngörülmeden kaldırılmasının hukuki güvenlik ve haklı beklentilerin korunması ilkelerini ihlal ettiğini savunmuştur. Karşı oylar, idare tarafından ortaya konulan kamu yararının, 15 Temmuz darbe girişimi gibi çok özel durumlar için emsal gösterilen Anayasa Mahkemesi kararlarıyla kıyaslanamayacağını, mali nitelikteki bir kamu yararının haklı beklentiyi bertaraf etmeye yetmeyeceğini ve lisanssız üreticilere orantısız bir yük getirdiğini belirtmiştir.
Yorum
Danıştay Onüçüncü Daire’nin bu kararı, Türkiye’deki enerji piyasası ve özellikle yenilenebilir enerji yatırımları açısından önemli sonuçlar doğuracaktır. Karar, bir yandan idarenin dinamik piyasa koşullarına adaptasyon yetkisini ve kamu yararını (nihai tüketiciyi koruma) öncelikli tutma eğilimini gösterirken, diğer yandan yatırımcıların uzun vadeli teşviklere dayalı haklı beklentilerinin sınırlarını belirlemektedir. Müvekkillerimiz gibi enerji sektöründe faaliyet gösteren tüzel kişiler için, idare tarafından verilen teşviklerin ve avantajların, değişen ekonomik koşullar ve kamu yararı gerekçeleriyle gelecekte revize edilebileceği gerçeğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu durum, yatırımların finansal modellemesinde ve risk analizlerinde daha ihtiyatlı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Yasal düzenlemelerden kaynaklanmayan, idari kararlarla tesis edilmiş teşviklerin gelecekteki değişikliklere daha açık olduğu bu kararla tescillenmiştir. Dolayısıyla, enerji yatırımı planlayan veya mevcut yatırımlarını sürdüren şirketlerin, regülasyonlardaki olası değişimleri ve bunların maliyet yapılarına etkilerini sürekli takip etmeleri büyük önem taşımaktadır.
Karar Künyesi
T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Esas No: 2022/858
- Karar No: 2022/5106
- Karar Tarihi: 28/12/2022
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Lisanssız elektrik üreticilerine uygulanan %75 dağıtım bedeli indirimi neden kaldırıldı?
Danıştay kararına göre, bu indirimin kaldırılması piyasa dengesinin sağlanması, nihai tüketicilerin faturalarında oluşacak artışın önlenmesi ve ‘baskın kamu yararı’ gerekçeleriyle hukuka uygun bulunmuştur.
-
İndirimin kaldırılması kazanılmış hakların ihlali anlamına gelir mi?
Hayır, Danıştay Onüçüncü Daire’ye göre hukuki düzenlemeler kalıcı değildir ve geleceğe dönük olarak yapılan tarife değişiklikleri kazanılmış hak ihlali olarak değerlendirilemez.
-
Enerji yatırımcıları için ‘haklı beklenti’ ilkesi bu kararda nasıl ele alındı?
Kararda, önceki düzenlemelerle bir beklenti oluştuğu kabul edilmekle birlikte, kamu yararının bu beklentiden daha üstün olduğu ve basiretli tacirlerin regülasyon değişikliklerini öngörmesi gerektiği vurgulanmıştır.
-
EPDK’nın tarife belirleme yetkisi sınırsız mıdır?
EPDK, piyasa şartlarını ve kamu yararını gözeterek tarife düzenleme yetkisine sahiptir; ancak bu yetkinin kullanımı yargı denetimine tabidir ve bu davada Kurul’un yetkisi dahilinde hareket ettiği onaylanmıştır.

