Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Boşanmada Eşinizin Şirket Hissesinden Pay Alabilir misiniz?

Eşiniz evlenmeden önce kurduğu bir şirkete sahipse ve şimdi boşanma sürecindeyseniz, o şirketin size hiçbir şekilde katkı sağlamayacağını düşünüyor olabilirsiniz. Oysa Yargıtay’ın güncel bir kararı, evlilik öncesi kurulan şirketlerin kişisel mal sayılsa da evlilik süresince elde edilen kâr ve değer artışının katılma alacağına konu olabileceğini gösteriyor.

Pratik Uyarı

Kişisel malınızla yaptığınız ödemelerde banka dekont açıklamasına bunu belirtin ve tapuya kişisel mal kaydı düşürmeyi ihmal etmeyin; aksi halde bu haklarınızı sonradan ispatlamanız çok zorlaşır.

Olayın Özeti

Bir çiftin boşanma sonrası mal rejiminin tasfiyesi davasında taraflar, evlilik birliği süresince edinilen şirket hisseleri, taşınmazlar, banka hesapları ve araçlar üzerinde katılma alacağı ve katkı payı talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul kısmen reddetmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı onamış, dosya temyiz üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne gelmiştir.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Davalı erkeğin evlilik öncesinde, 16.01.1998’de kurduğu şirketteki hisseleri kişisel mal kabul edilmiştir. Ancak 01.01.2002’den boşanma dava tarihine kadar şirketten elde edilen kâr payları, temettüler ve öz sermaye artışları edinilmiş mal sayılmıştır. Şirketin eski kayıtlarına ulaşılamasa bile bilirkişilerin mevcut delillere dayanarak enflasyon güncellemesiyle yaptığı hesaplamalar usule uygun bulunmuştur.

Taraflara 1/2 hisseli tescilli bir taşınmazda kadının payının miras parasıyla alındığı iddiası, somut delil sunulamadığı için kabul edilmemiştir. Mahkeme, evlilik içinde serbest iradeyle yapılan paylı tescilin kişisel mal iddiasını çürüttüğünü belirtmiştir. Başka bir taşınmazın şirket alacağına karşılık devredildiği iddiası da ticari defterler ibraz edilemediği için ispatlanamamıştır.

Banka hesabından çekilen yüklü miktardaki paranın kaynağının kız kardeşin hesabı olduğu, hayatın olağan akışına uygun bulunmuş, gizlice şirket gelirinden alındığı iddiası reddedilmiştir. Dava tarihinden önce satılan bir araç için de, azaltma kastı ispatlanamadığından katılma alacağı talebi reddedilmiştir. Yargıtay tüm bu gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde hangi değerlerin edinilmiş mal sayılacağı Türk Medeni Kanunu’nun 219. maddesinde düzenlenir. Bu madde, eşin kişisel malı olan bir şirket hissesinin kendisini edinilmiş mal saymazken, o hisseden evlilik süresince elde edilen kâr payı ve değer artışının çalışma karşılığı niteliğindeki edinimler kapsamında katılma alacağına konu olabileceğini gösterir.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Evlilik öncesi kurulan bir şirket kişisel mal sayılsa da, evlilik süresince o şirketten elde edilen kâr ve değer artışı katılma alacağı hesabına dahil edilebilir. Bir malın kişisel olduğunu veya elden çıkarmanın kötü niyetle yapıldığını iddia eden taraf, bu iddiasını somut delillerle ispatlamak zorundadır. Aksi halde mahkeme, tapudaki veya banka hesabındaki mevcut duruma göre karar verir. Bu nedenle mal rejimi tasfiyesi sürecinde finansal hareketlerinizi baştan itibaren belgelemeniz ve kişisel mal iddialarınızı kanıtlarla desteklemeniz büyük önem taşır.

1

Şirket kârı edinilmiş mal sayılır

Evlilik öncesi kurulan şirket kişisel mal olsa da, evlilik süresince elde edilen kâr payı ve değer artışı katılma alacağına dahil edilir.

2

İspat yükü iddia edeni bağlar

Bir malın kişisel olduğunu veya kötü niyetle elden çıkarıldığını iddia eden taraf, bunu somut delillerle kanıtlamak zorundadır.

3

Tapuya 1/2 tescil dikkatli yapılmalı

Kişisel parayla alınan bir taşınmazı eşinizle yarı yarıya tescil ettirmek, o payı ona bağışladığınız anlamına gelebilir.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/94502024/405930.05.2024Mal rejimi tasfiyesinde şirket hissesi ve katılma alacağı

Mal Rejimi Tasfiyesi Sürecinde Haklarınızı Koruyun

Boşanma sonrası mal paylaşımı ve katılma alacağı konularında uzman desteği almak için bize ulaşın.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Evlilik öncesinde kurulan bir şirketin hisseleri boşanmada nasıl paylaşılır?

    Evlilik öncesinde kurulan şirketteki hisseler kanunen eşin ‘kişisel malı’ sayılır ve tasfiyeye dahil edilmez. Ancak, 1 Ocak 2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürede bu şirketten elde edilen kâr payları, temettüler ve şirketteki öz sermaye artışları ‘edinilmiş mal’ kabul edilerek mal paylaşımına dahil edilir.

  • Şirketin eski finansal kayıtlarına ulaşılamıyorsa mal rejiminde değerleme nasıl yapılır?

    Şirketin eski ticari ve finansal kayıtlarına ulaşılamaması durumunda, dosyadaki mevcut deliller esas alınır. Uzman bilirkişi heyetleri tarafından enflasyon güncellemesi de dahil olmak üzere metodolojik yöntemler kullanılarak yapılan hesaplamalar ve değerlemeler mahkemece hükme esas alınır.

  • Evlilik birliğinde yarı yarıya (paylı) tescil edilen taşınmazlar kişisel mal sayılabilir mi?

    Eşlerin evlilik birliği içinde serbest iradeleriyle yarı yarıya (1/2 hisseli) paylı mülkiyet şeklinde tescil ettirdikleri taşınmaz payları, kural olarak o eşin kişisel mal grubuna terk edilmiş sayılır. Aksini iddia eden taraf, bu payın kendi kişisel malı veya mirası ile alındığını somut ve güçlü delillerle (banka kayıtları vb.) ispatlamak zorundadır.

  • Boşanma davasından önce satılan araçlar için katılma alacağı talep edilebilir mi?

    Kural olarak mal rejiminin sona erdiği (boşanma dava) tarihinde mevcut olmayan bir mal üzerinde katılma alacağı hesaplanamaz. Ancak bu aracın diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla (kötü niyetle) devredildiği iddia ediliyorsa, bu azaltma kastının somut delillerle ispatlanması gerekir; aksi halde talep reddedilir.

  • Banka hesaplarındaki paraların gizlice alındığı iddiasında ispat yükü kime aittir?

    Türk Medenî Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, bir eşin bankadaki parayı diğer eşin şirket gelirlerinden gizlice alarak harcadığını veya devrettiğini iddia eden taraf bu iddiasını somut delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Finansal hareketlerin hayatın olağan akışına uygun olması ve aksinin kanıtlanamaması durumunda ‘eklenecek değer’ iddiaları reddedilir.

İLGİLİ YAZILAR