Boşanmada kira gelirinizi mal paylaşımına dahil ettirebilir misiniz?
Boşanma sürecinde eşinize ait taşınmazlardan elde edilen kira gelirinin de mal paylaşımına dahil edilmesi gerektiğini düşünüyorsanız ama mahkeme bu talebinizi hiç değerlendirmediyse, yalnız değilsiniz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yakın tarihli bir kararı, tam da bu duruma açıklık getiriyor ve mahkemelerin her talebi ayrı ayrı incelemesi gerektiğini hatırlatıyor.
Mal rejimi tasfiyesi davasında ileri sürdüğünüz her talebin dilekçelerde açıkça yer aldığından ve mahkeme kararında ayrı ayrı değerlendirildiğinden emin olun. Aksi halde temyizde bu eksiklik bozma sebebi olabilir.
Olayın Özeti
Dava, bir evlilik birliğinin sona ermesi üzerine açılan mal rejimi tasfiyesi davasıdır. Davacı kadın, eşi adına edinilen taşınmazlar ve bir araç için altınlarını satarak, birikimlerini ve el işlerinden elde ettiği geliri kullanarak katkı sağladığını iddia etmiştir. Ayrıca bu taşınmazlardan elde edilen kira gelirlerinin de mal rejiminin tasfiyesine dahil edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı erkek ise taşınmazların miras yoluyla edinilen arsalar karşılığında kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle, aracın ise miras kalan bir taşınmazın satışından elde edilen gelirle alındığını, dolayısıyla davacının hiçbir katkısı olmadığını savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi, aracın evlilik öncesi edinildiğini, taşınmazların da miras arsası karşılığı kat karşılığı sözleşmeyle alındığını, dolayısıyla bunların davalının kişisel malı olduğunu kabul ederek davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde, bağımsız bölümlerden elde edilen kira gelirlerinin de edinilmiş mal sayılması ve katılma alacağı hesabına dahil edilmesi gerektiğini açıkça ileri sürmüştür. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz hiçbir değerlendirme yapmamıştır.
Yargıtay, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesi uyarınca istinaf incelemesinin, kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılması gerektiğini, HMK’nın 359/2. maddesi gereği de hükmün sonuç kısmında her talep hakkında ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi’nin kira gelirine ilişkin talebi hiç incelememesini hatalı bulmuş ve kararı bu sebeple bozmuştur.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Türk Medeni Kanunu’nun 219/4. maddesine göre, eşlerin kişisel mallarının gelirleri de edinilmiş mal sayılır. Yani bir taşınmaz kişisel mal olsa bile, o taşınmazdan elde edilen kira geliri evlilik birliği içinde edinilmiş mal kabul edilip tasfiyeye dahil edilebilir.
Bu kararın gösterdiği önemli nokta şudur: istinaf dilekçenizde açıkça öne sürdüğünüz her talebin, üst mahkeme tarafından ayrı ayrı değerlendirilmesi ve karara bağlanması gerekir. Eğer mal rejimi tasfiyesi davanızda kira geliri gibi bir talebiniz gözden kaçırıldıysa, bu durum temyiz aşamasında bozma sebebi olarak ileri sürülebilir.
Kira geliri de tasfiyeye dahil olabilir
Kişisel mal sayılan bir taşınmazdan elde edilen kira geliri, TMK m. 219/4 uyarınca edinilmiş mal kabul edilir ve tasfiye hesabına katılabilir.
Her talep ayrı ayrı incelenmeli
Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf dilekçesinde öne sürülen her talebi tek tek değerlendirmek ve hükmün sonuç kısmında buna yer vermek zorundadır.
Gözden kaçan talep bozma sebebidir
İstinaf aşamasında açıkça ileri sürülüp hiç değerlendirilmeyen bir talep, Yargıtay tarafından bozma sebebi olarak kabul edilebilir.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | 2022/6160 | 2023/4790 | 17.10.2023 | Mal rejimi tasfiyesinde kira gelirinin edinilmiş mal sayılması ve istinaf incelemesinin kapsamı |
Mal Paylaşımı Davanızda Haklarınızı Koruyalım
Boşanma sürecinde mal rejimi tasfiyesi, katılma alacağı ve kira geliri gibi konularda uzman desteği almak için bize ulaşın.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
-
Miras kalan veya evlilik öncesi edinilen kişisel malların kira gelirleri boşanmada paylaşılır mı?
Evet, paylaşılır. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 219/4. maddesi uyarınca, bir eşin mülkiyeti kendisine ait olan ‘kişisel malından’ (örneğin miras kalan ev veya arsa) evlilik birliği içinde elde ettiği kira gelirleri kanunen ‘edinilmiş mal’ sayılır ve mal rejimi tasfiyesinde hesaba katılır.
-
Miras kalan arsa karşılığında kat karşılığı sözleşmeyle alınan daireler kişisel mal mıdır?
Evet. Eşlerden birine miras yoluyla intikal eden bir arsa üzerine, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılarak alınan bağımsız bölümler (daireler), mirasın (kişisel malın) yerine geçen değer niteliğinde olduğundan yine o eşin kişisel malı kabul edilir.
-
Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) dilekçedeki bir talebi incelemeden geçebilir mi?
Hayır, geçemez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf mahkemesi, dilekçede ileri sürülen tüm sebepleri ve talepleri incelemek zorundadır. HMK m. 359/2 uyarınca da hükmün sonuç kısmında her bir talep hakkında olumlu veya olumsuz ayrı ayrı karar verilmesi yasal bir zorunluluktur.
-
İstinaf mahkemesinin kira geliri talebini gerekçesizce atlaması durumunda ne olur?
Böyle bir durumda üst mahkeme usul hatası yapmış olur. Yargıtay, tarafların açıkça ileri sürdüğü bir alacak talebinin (örneğin taşınmazların kira gelirlerine yönelik katılma alacağı isteminin) istinaf incelemesinde değerlendirilmemesini adil yargılanma hakkına aykırı bularak kararı bozar.
-
Mal rejimi tasfiyesi davasında düğün altınları veya el işi gelirleri nasıl değerlendirilir?
Davacı eş, evlilik birliği içinde eşi adına alınan malvarlıklarına kendi düğün altınlarını satarak, kişisel birikimlerini veya el işi gibi faaliyetlerden kazandığı paraları yatırdığını iddia ediyorsa, bu katkısını somut delillerle ispatlamakla yükümlüdür; ispatlanamayan değer artış payı talepleri reddedilir.

