Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Rekabet yasağı sözleşmeniz var mı, zarar ispatı olmadan tazminat ödenir mi?

İşten ayrıldıktan sonra rakip firmada çalışmaya başladıysanız ya da eski çalışanınızın rekabet yasağını ihlal ettiğini düşünüyorsanız, işverenin somut zarar göstermesine gerek olmayabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin verdiği bir karar, bu konuda hem işverenlere hem işçilere önemli sınırlar çiziyor.

Dikkat

Rakip firmada işe başlamadan önce eski işverenle imzaladığınız rekabet yasağı sözleşmesini mutlaka kontrol edin, zarar ispatı olmasa bile sorumluluk doğabilir.

Olayın Özeti

Bir işveren, eski çalışanının işten ayrıldıktan kısa süre sonra aynı sektördeki rakip bir firmada işe başlaması üzerine rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edildiğini öne sürerek cezai şart talep etmiş. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi somut bir zarar ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş. Dosya Yargıtay önüne gelmiş.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını iki gerekçeyle bozmuş.

Birincisi, rekabet yasağı ihlalinde işverenin somut bir zarara uğradığını her zaman ispatlaması gerekmediği. Önemli olan, işçinin eski işinden edindiği bilgileri yeni işinde kullanarak işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunmasıdır. Mahkemenin, işçinin pozisyonunu, eriştiği bilgileri ve yeni işinin niteliğini değerlendirerek bu zarar verme ihtimalini incelemesi gerekiyor.

İkincisi, taraflar arasındaki sözleşmede 5 yıllık rekabet yasağı İstanbul ili için öngörülmüş ama işin türü bakımından herhangi bir sınırlama yapılmamış. Türk Borçlar Kanunu’nun 445. maddesine göre rekabet yasağı sözleşmeleri yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlı olmalı, aşırı nitelikteki hükümler ise mahkemece sınırlandırılabilir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu maddeyi hiç değerlendirmediğini belirtmiş.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

İşverenler için bu karar, rekabet yasağı ihlalinde somut zarar ispatlama yükünü hafifletiyor; işçinin rakip firmada çalışmaya başlaması bile zarar verme ihtimali oluşturabilir. Ancak işverenlerin de rekabet yasağı sözleşmelerini hazırlarken yer, zaman ve iş türü bakımından makul sınırlar koyması şart, aksi halde mahkeme bu sınırları daraltabilir.

İşçiler açısından ise imzalanan rekabet yasağı sözleşmesinin ciddiyetle ele alınması gerektiği ortaya çıkıyor. Rakip firmada işe başlamadan önce sözleşme hükümlerini dikkatle incelemek gerekiyor. Aynı zamanda TBK m.445/2, orantısız veya aşırı geniş kapsamlı yasaklara karşı işçiye bir koruma da sunuyor.

1

Zarar ispatı şart değil

İşverenin somut zarar göstermesi gerekmez, zarar verme ihtimali yeterli sayılabilir.

2

Sözleşme sınırlarına dikkat

Rekabet yasağı yer, zaman ve iş türü bakımından sınırlı olmalı, aksi halde mahkeme daraltabilir.

3

İşçi için koruma mekanizması

TBK m.445/2, aşırı geniş kapsamlı yasaklara karşı işçiyi koruyor.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi2019/14612019/822016.12.2019Rekabet yasağı ihlali ve cezai şart talebi

Rekabet Yasağı Sözleşmeniz mi Var?

İş sözleşmenizdeki rekabet yasağı hükümlerini değerlendirmek ve haklarınızı korumak için uzman desteği alın.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin, iş sözleşmelerinde yer alan rekabet yasağı kayıtlarının ihlali, cezai şart talepleri ve somut zarar/zarar ihtimali dengesine ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:

  • İşçinin rekabet yasağını ihlal etmesi halinde işverenin cezai şart talep edebilmesi için somut bir zarara uğraması şart mıdır?

    Hayır, şart değildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin emsal kararına göre, rekabet yasağı sözleşmelerine dayanılarak cezai şart talep edilebilmesi için işverenin fiilen somut bir zarara uğradığını ispatlaması her zaman gerekmez. Önemli olan, işçinin eski işinde edindiği ticari sırları veya bilgileri rakip firmada kullanarak eski işverenine ‘zarar verme ihtimalinin’ bulunmasıdır.

  • Mahkemeler rekabet yasağındaki ‘zarar verme ihtimalini’ hangi kriterlere göre değerlendirir?

    Mahkemeler bu değerlendirmeyi yaparken; işçinin eski şirketindeki pozisyonunu, görev yaparken erişebildiği ticari sırların ve müşteri portföyünün niteliğini, yeni başladığı rakip iş yerindeki pozisyonunu ve yaptığı işin kapsamını göz önünde bulundurarak zarar ihtimalinin doğup doğmadığını somut olarak tartmalıdır.

  • Sözleşmede yer alan rekabet yasağı hükmü çok geniş veya uzun süreliyse mahkeme bu kuralı doğrudan iptal mi eder?

    Hayır, doğrudan iptal etmez. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 445. maddesinin ikinci fıkrası mahkemelere özel bir yetki tanımıştır. Eğer sözleşmedeki rekabet yasağı yer, zaman (örneğin 5 yıl gibi uzun bir süre) ve işin türü bakımından işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek şekilde aşırı nitelikteyse, hakim bu yasağın kapsamını veya süresini hakkaniyete uygun olarak sınırlandırarak (daraltarak) hüküm kurmalıdır.

  • Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay bu emsal davada neden fikir ayrılığına düşmüştür?

    Bölge Adliye Mahkemesi, davacı işverenin eski çalışanının rakip firmaya geçmesi nedeniyle somut bir zarar yaşamadığını ve bunu ispatlayamadığını gerekçe göstererek davayı tamamen reddetmiştir. Yargıtay ise ‘zarar ihtimalinin’ yeterli olduğunu saptayarak ve mahkemenin TBK m. 445/2 uyarınca sözleşme hükmünü sınırlandırma yetkisini kullanmamasını kusurlu bularak yerel kararı bozmuştur.

  • Emsal karara konu olan davanın tarafları yasal süreçte rekabet yasağını nasıl düzenlemiştir?

    Dava konusu iş sözleşmesinde, işçinin işten ayrılmasından sonraki 5 yıl boyunca İstanbul ili sınırları içerisinde rekabet etmesi yasaklanmıştır. Ancak taraflar yer ve zaman sınırı koyarken, yasağın hangi ‘iş türlerini’ kapsayacağını açıkça kısıtlamayarak sözleşmede boşluk ve aşırılık yaratmışlardır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 16.12.2019 tarihli, 2019/1461 Esas ve 2019/8220 Karar sayılı ilamıyla bu eksikliğin hakim denetimiyle giderilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

İLGİLİ YAZILAR