Yaşlılık (Emeklilik) Aylığı Alırken Sigortalı Çalışırsam Maaşım Kesilir Mi?

Yaşlılık (Emeklilik) Aylığı Alırken Sigortalı Çalışırsam Maaşım Kesilir Mi?

Emekli olduktan sonra sigortalı çalışmaya devam ederseniz, maaşınızın kesilip kesilmeyeceği, hangi sigorta türüyle çalıştığınıza göre değişen bir konu. SGDP sistemi bu konuda çoğu emekliyi maaşını kaybetmekten kurtarıyor.

Maaşınızı kestirmeden çalışmanın yolunu, sigortasız çalıştırılırsanız hangi haklara sahip olduğunuzu ve Yargıtay’ın emeklinin hizmet tespiti davası açma hakkına yaklaşımını anlatıyoruz.

Emekli Olduktan Sonra Çalışmanın Hukuki Çerçevesi (5510 Sayılı Kanun m. 30)

Yaşlılık sigortasının asıl amacı, yaşın ilerlemesi nedeniyle çalışma gücü azalan sigortalıya ömrünün geri kalanında sürekli bir gelir (yaşlılık aylığı) sağlamak ve onların faal çalışma hayatından çekilerek genç nüfusa istihdam alanı açılmasını teşvik etmektir. Bu temel felsefeden hareketle, kural olarak emekli olan bir kişinin yeniden çalışmaya başlaması, bağlanan aylığın kesilmesini gerektirir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘nun 30. maddesinin 3. fıkrası, bu genel kuralı net bir şekilde ortaya koyar: “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra; (.) bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir.”.

Madde metninden de anlaşılacağı üzere, 01.10.2008 (5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi) tarihinden sonra ilk defa sigortalı olan ve ileride emekli olacak kişiler için “maaşı kestirmeden hem çalışıp hem emekli aylığı alma” imkânı kural olarak bulunmamaktadır.

Ancak Türkiye’deki mevcut emeklilerin neredeyse tamamı 2008 yılından önce sigorta girişi olan kişilerden oluştuğu için, Kanun koyucu bu devasa kitle için geçmişten gelen “kazanılmış hakları” koruyan ve emekli maaşının kesilmesini engelleyen çok özel bir geçici madde düzenlemiştir. Sosyal güvenlik sistemindeki bu statü ayrımlarını detaylı incelemek için Sosyal Güvenlik Hukuku sayfamızı mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Emekli Maaşı Kesilmeden Çalışmanın Altın Anahtarı: SGDP Sistemi

5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce sigortalı olan, mülga 506, 1479 veya 5434 sayılı kanunlara tabi olarak çalışıp emekli olan vatandaşlarımız için Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) mucizesi devreye girmektedir.

5510 sayılı Kanun’un Geçici 14. maddesi uyarınca; bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar, yeniden çalışmaya başladıklarında maaşlarını kestirmek zorunda değildirler. İlgili Kanun hükümlerinin kendilerine tanıdığı tercih hakkını kullanarak, maaşları kesilmeksizin “Sosyal Güvenlik Destek Primi” (SGDP) ödeyerek çalışmaya devam edebilirler. Ancak bu durum, emeklinin çalıştığı statüye (işçi, esnaf, memur) göre ciddi farklılıklar gösterir.

1. SSK (4/1-a) Kapsamında İşçi Olarak Çalışan Emekliler

Yaşlılık aylığı almakta iken bir işverenin yanında hizmet akdiyle (işçi olarak) çalışmaya başlayanların durumu, Geçici 14. maddenin (a) bendinde düzenlenmiştir. Bu kişilerin emekli maaşları kesilmez. Emekli çalışan için işveren tarafından Sosyal Güvenlik Destek Primi yatırılır.

SGDP Kesinti OranıGeçici 14/a maddesine göre sosyal güvenlik destek primi oranı, prime esas kazançlar üzerinden %30 oranına, ayrıca kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası ve meslek hastalığı) prim oranının (%2 veya 2,25) eklenmesi suretiyle bulunur.
Ödeme Yükümlüsü İşverendirBelirlenen bu %30’luk oranının dörtte biri (%7,5) sigortalı hissesi, dörtte üçü (%22,5) ise işveren hissesidir. Sigortalı hissesi emeklinin aldığı ücretten kesilirken, kalan devasa yük işverene aittir.
Sağlanan HaklarSGDP ödeyerek çalışan emekliler hakkında sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. Uzun vadeli sigorta kollarına (yeniden emeklilik, malullük) prim aktarılmaz. Bu sayede emekli işçi, işyerinde bir kaza geçirirse SGK’dan “sürekli iş göremezlik geliri” alma hakkına sahip olur.

2. Kendi İşini Kuran (Bağ-Kur / 4/1-b) Emeklilerin Durumu

Emekli olduktan sonra kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmaya başlayan, vergi mükellefi olan veya bir şirket ortağı olan kişilerin (eski adıyla Bağ-Kur’luların) durumu, geçmişte büyük mağduriyetlere yol açmaktaydı. Eskiden bu kişilerin emekli maaşlarından her ay %15 oranında SGDP kesintisi yapılıyordu.

Ancak yasalarda yapılan devrim niteliğindeki güncellemelerle (önce 6663 sayılı Kanun ile kesinti kaldırıldı) bu mağduriyet tamamen bitirilmiştir. 5510 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendi ve Geçici 14. madde hükümleri uyarınca; yaşlılık aylığı almaktayken bu aylıkları kesilmeksizin 4/1-b (Bağ-Kur) kapsamında çalışanlar, sigortalı sayılmazlar ve kendilerinden Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilmez. Yani bugün emekli bir vatandaş bir dükkân açar veya şirket ortağı olursa, emekli maaşı kuruşu kuruşuna, hiçbir kesinti olmadan yatmaya devam eder.

3. Kamuda Yeniden Göreve Başlayan Emeklilerin Durumu (Kesin Yasak)

Özel sektörde veya kendi işinde çalışmanın aksine, devletin bütçesinden çifte maaş (hem emekli maaşı hem memur maaşı) alınmasını engellemek için çok katı kurallar mevcuttur.

5335 sayılı Kanun’un 30. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca; herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, kural olarak Genel Bütçeye dâhil idarelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına atanamazlar. Eğer atanırlar ve çalışmaya başlarlarsa, çalışmaya başladıkları tarih itibarıyla yaşlılık aylıkları kesin olarak kesilir. Kamu idarelerinde SGDP ödeyerek çalışma hakkı bulunmamaktadır.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Emekliyken Kayıt Dışı (Sigortasız) Çalıştırılma ve Yasal Haklarınız

Teorik olarak kanun, SGK’ya bildirim yapılarak SGDP ödenmesi yoluyla maaş kesilmeden çalışmaya izin verse de, pratikte (sahada) işverenlerin tutumu çok farklıdır. SGDP prim oranlarının (işveren payının %22,5 gibi yüksek bir oranda olması) maliyeti nedeniyle, birçok işveren emekli vatandaşlarımıza şu hukuksuz teklifi yapmaktadır: “Senin zaten emekli maaşın var, SGK’ya prim ödemeyelim, ben o primin bir kısmını sana elden vereyim, sigortasız (kayıt dışı) çalış.”

Emekli aylığı kesilir korkusuyla veya elden alacağı fazladan birkaç bin liraya aldanarak bu teklifi kabul eden emekliler, aslında kendi hayatlarını ve sosyal güvenlik haklarını büyük bir ateşe atmaktadır.

Zira sigortasız çalışılan o dönemde bir İş Kazası geçirildiğinde; SGK kayıtlarında işçi olarak görünmedikleri için iş kazası sigortası haklarından (geçici iş göremezlik ödeneği, bedensel sakatlık hâlinde bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri) yararlanamayacakları gibi, işverene karşı açacakları tazminat davalarında da “orada çalıştıklarını” ispatlamak için çok ağır ve meşakkatli bir yargı süreciyle boğuşmak zorunda kalacaklardır.

Yargıtay İçtihatları Işığında Emeklinin Hizmet Tespiti Davası Açma Hakkı

Sigortasız (kayıt dışı) çalıştırılan bir emeklinin geriye dönük olarak sigortalılığının tespiti için açacağı davalarda, işverenler genellikle mahkemeye şu kurnazca savunmayı sunarlar: “Bu kişi zaten emeklidir, emekli maaşı almaktadır, tekrar sigortalı (uzun vadeli) yapılamaz, bu nedenle hizmet tespiti davası açmakta hukuki yararı yoktur.”

Ancak en üst derece mahkemesi olan Yargıtay, anayasal bir hak olan sosyal güvenlik hakkının gasp edilmesine asla geçit vermemektedir. Yüklediğimiz hukuki kaynaklarda ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 24.06.2019 tarih ve 2017/1881 Esas, 2019/5385 Karar (veya benzeri 24.10.2017 tarih, 2017/5426 E., 2017/7146 K.) sayılı emsal içtihatlarında durum kesin bir şekilde aydınlatılmıştır.

Yüksek Mahkeme’ye göre; 506 sayılı Kanun’un 63. maddesi (ve 5510 Geçici 14. madde) sigortalılara bir “tercih hakkı” tanımıştır. Sigortalı ister SGDP ödeyerek maaşını kestirmeden çalışır, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak maaşını kestirip yeniden uzun vadeli prim yatırarak çalışır. Sosyal güvenlik hukuku kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülükler doğurur.

Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi hâlinde gelir bağlanması gibi hayati sonuçlar bağlanmıştır. Yargıtay kararında açıkça belirtildiği üzere: “Bu sonuçlar kapsamında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü hâlinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır.”.

Yani Yargıtay diyor ki; emekli bir kişi de bal gibi kayıt dışı çalıştırıldığı günlerin tespitini İş Mahkemelerinden isteyebilir. Aksi takdirde tüm işverenler sadece emeklileri işe alır ve onları sigortasız çalıştırarak devleti ve işçiyi sömürürdü. Emekli bir vatandaşın açacağı Hizmet Tespiti davası sonucunda, işveren geriye dönük olarak SGDP primlerini faiziyle SGK’ya ödemek zorunda kalır ve emeklinin o işyerindeki çalışması yasal kayıt altına alınarak olası bir iş kazasında veya kıdem tazminatı hesabında en güçlü delil hâline gelir.

Uzman Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç

Emekli olduktan sonra yeniden çalışmaya başlamanız halinde maaşım kesilir korkusuna kapılmanıza gerek yok. 5510 sayılı Kanun’un Geçici 14. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Destek Primi ödeyerek özel sektörde çalışırsanız emekli maaşınızdan bir kuruş bile kesilmiyor, kendi işinizi kurduğunuzda ise hiç kesinti olmuyor.

Ama işverenin SGDP maliyetinden kaçmak için sizi sigortasız çalıştırmasına izin vermeyin, bu hem iş kazası olursa gelir alamamanıza hem de kıdem tazminatı hakkınızı ispatlayamamanıza yol açabilir.

Emekli aylığı alırken çalışmanın aylığa etkisi, çalışmanın hangi statüde yapıldığına göre değişir. Bir işverene bağlı olarak çalışmaya devam eden emeklinin aylığı kesilmez; bu durumda işveren sosyal güvenlik destek primi bildirir ve emekli hem aylığını almaya devam eder hem çalışır. Buna karşılık kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmaya başlanması ya da aylığın kesilmesini gerektiren başka bir statüye geçilmesi halinde durum farklıdır ve bu ayrım her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.

Emekli olarak çalışan kişi için işverenin bildirim yükümlülüğü ortadan kalkmaz; bildirim yapılmamışsa ortada eksik bir kayıt vardır ve hizmet tespiti istenebilir. İş hukuku tarafındaki haklar da tam olarak işler: emeklilik, kıdem tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti taleplerini engellemez. Emeklilikten sonra sigortasız çalıştırılan işçinin dava hakkını ayrı bir yazıda ele aldık. Sosyal Güvenlik Hukuku alanındaki deneyimimizle, çalışma biçiminizin aylığınıza etkisini netleştirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Emekli maaşı alan bir kişi özel sektörde işçi (4/1-a) olarak işe girerse emekli aylığı kesilir mi?

    Hayır, kesilmez. 01.10.2008 tarihinden önce sigorta girişi bulunan veya mülga kanunlara göre emekli olan vatandaşlarımız, özel sektörde bir işverenin yanında çalışmaya başladıklarında “Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP)” rejimine tabi tutulurlar. Bu sayede emekli maaşlarını kesintisiz ve eksiksiz almaya devam edebilirler.

  • Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kesinti oranları ne kadardır ve bu primi kim öder?

    SGDP oranı, işçinin prime esas brüt kazancı üzerinden toplam %30’dur. Buna ek olarak işyerinin tehlike sınıfına göre %2 veya %2,25 oranında iş kazası primi eklenir. Bu toplam primin sadece %7,5’i işçi (emekli) hissesi olarak maaşından kesilirken, kalan %22,5’lik devasa payı ve iş kazası primini işveren ödemekle yükümlüdür.

  • Emekli olduktan sonra kendi işini kuran veya şirket ortağı olan (Bağ-Kur) esnafların maaşından kesinti yapılır mı?

    Hayır, kesinlikle yapılmaz. Geçmiş yıllarda kendi nam ve hesabına bağımsız çalışan emeklilerin maaşlarından %15 oranında SGDP kesintisi yapılmaktaydı. Ancak yapılan yasal güncellemelerle bu mağduriyet tamamen kaldırılmıştır. Günümüzde emekli bir kişinin dükkan açması veya şirket ortağı olması durumunda maaşından hiçbir kesinti yapılmaz.

  • Kamu kurumlarında ve devlet kadrolarında yeniden çalışmaya başlayan emeklilerin maaşları kesilir mi?

    Evet, kesinlikle kesilir. 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesi uyarınca kamu idarelerine, genel ve katma bütçeli kuruluşlara, döner sermayelere veya sosyal güvenlik kurumlarına ait kadrolara atanan emeklilerin yaşlılık aylıkları, göreve başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren yasa gereği bloke edilerek kesilir.

  • İşveren “zaten emeklisin, sigortaya gerek yok” diyerek beni sigortasız çalıştırırsa yasal olarak hak iddia edebilir miyim?

    Evet, edebilirsiniz. Sosyal güvenlik hakkı vazgeçilemez ve devredilemez niteliktedir. İşverenin SGDP ödememek için sizi kayıt dışı çalıştırması ağır bir mevzuat ihlalidir. Bu durum olası bir iş kazasında gelirsiz kalmanıza ve kıdem tazminatınızın sıfırlanmasına yol açacağından, yasal haklarınızı korumak adına sigortasız çalıştırılmayı asla kabul etmemelisiniz.

  • Emekli bir çalışanın sigortasız (kayıt dışı) çalıştığı dönemler için Hizmet Tespiti Davası açmaya hakkı var mıdır?

    Evet, vardır. Yargıtay’ın yerleşik emsal kararlarına göre, yaşlılık aylığı almakta olan bir kişinin de sigortasız çalıştırıldığı dönemler için hizmet tespiti davası açmakta mutlak bir “hukuki yararı” mevcuttur. Dava kazanıldığında işveren geçmişe dönük SGDP primlerini faiziyle öder ve emekli işçinin resmi çalışma süresi tescillenmiş olur.

  • SGDP ödenerek yapılan çalışma döneminde geçirilen iş kazalarında emekli işçiye ekstra maaş bağlanır mı?

    Evet, bağlanır. SGDP kapsamında çalışan emekliler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri eksiksiz uygulanır. Emekli çalışan işyerinde kaza geçirir ve meslekte kazanma gücünü en az %10 oranında kaybederse, mevcut emekli maaşı kesilmeksizin kendisine SGK tarafından ömür boyu ikinci bir maaş (Sürekli İş Göremezlik Geliri) bağlanır.

İLGİLİ YAZILAR