Yaşlılık (Emeklilik) Aylığı Alırken Sigortalı Çalışırsam Maaşım Kesilir Mi?
Yıllar süren yoğun bir çalışma hayatının, dökülen alın terinin ve ödenen onca primin ardından ulaşılan “emeklilik” dönemi, her bireyin hayalini süsleyen huzurlu bir dinlenme evresi olmalıdır. Ancak, günümüzün hızla değişen zorlu ekonomik koşulları, yükselen yaşam maliyetleri veya bireylerin sahip oldukları mesleki tecrübeyi aktif iş hayatında değerlendirme arzusu, birçok emekli vatandaşımızı yeniden çalışma hayatına dönmeye yöneltmektedir. Emekli olduktan sonra tekrar çalışmaya karar veren sigortalıların zihnini kemiren en büyük, en korkutucu soru ise şudur: “Sigortalı olarak bir işe girersem, yıllarca beklediğim ve hak ettiğim yaşlılık (emekli) aylığım kesilir mi?” Bu endişe öylesine büyüktür ki, sırf emekli maaşı kesilmesin diye yüz binlerce vatandaşımız kayıt dışı (sigortasız) çalışmaya razı olmakta, iş kazası veya meslek hastalığı gibi hayati risklere karşı tamamen korumasız kalarak emeklerinin sömürülmesine göz yummaktadır.
Oysa Türk Sosyal Güvenlik Hukuku, emekli vatandaşlarımızı çalışma hayatından dışlamadığı gibi, onları “maaşın kesilmesi” ile “kayıt dışı çalıştırılma” cenderesi arasına da hapsetmemektedir. Kanun koyucu, yaşlılık aylığı alan kişilerin hem maaşlarını kesintisiz bir şekilde almaya devam etmelerini hem de yasal güvence altında, sigortalı olarak çalışabilmelerini sağlayan özel ve istisnai mekanizmalar (SGDP – Sosyal Güvenlik Destek Primi) geliştirmiştir. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, emeklilik sonrası çalışma hayatına atılan müvekkillerimizin yasal statülerini en ince ayrıntısına kadar planlıyor; maaş kesintisi risklerini sıfıra indirerek, işverenlerin SGDP ödemekten kaçınmak için başvurdukları haksız ve sigortasız çalıştırma (kayıt dışı) uygulamalarına karşı en güçlü yasal mücadeleyi veriyoruz. Bu yazımızda; yaşlılık aylığı alırken çalışmanın hukuki şartlarını, SGDP uygulamasını, işçi, esnaf ve memur emeklileri arasındaki farkları ve Yargıtay’ın emeklilerin dava haklarına yönelik emsal nitelikteki kararlarını tüm hukuki derinliğiyle ele alacağız.
Emekli Olduktan Sonra Çalışmanın Hukuki Çerçevesi (5510 Sayılı Kanun m. 30)
Yaşlılık sigortasının asıl amacı, yaşın ilerlemesi nedeniyle çalışma gücü azalan sigortalıya ömrünün geri kalanında sürekli bir gelir (yaşlılık aylığı) sağlamak ve onların faal çalışma hayatından çekilerek genç nüfusa istihdam alanı açılmasını teşvik etmektir. Bu temel felsefeden hareketle, kural olarak emekli olan bir kişinin yeniden çalışmaya başlaması, bağlanan aylığın kesilmesini gerektirir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘nun 30. maddesinin 3. fıkrası, bu genel kuralı net bir şekilde ortaya koyar: “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra; (…) bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir.”.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere, 01.10.2008 (5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi) tarihinden sonra ilk defa sigortalı olan ve ileride emekli olacak kişiler için “maaşı kestirmeden hem çalışıp hem emekli aylığı alma” imkânı kural olarak bulunmamaktadır. Ancak Türkiye’deki mevcut emeklilerin neredeyse tamamı 2008 yılından önce sigorta girişi olan kişilerden oluştuğu için, Kanun koyucu bu devasa kitle için geçmişten gelen “kazanılmış hakları” koruyan ve emekli maaşının kesilmesini engelleyen çok özel bir geçici madde düzenlemiştir. Sosyal güvenlik sistemindeki bu statü ayrımlarını detaylı incelemek için Sosyal Güvenlik Hukuku sayfamızı mutlaka ziyaret etmelisiniz.
Emekli Maaşı Kesilmeden Çalışmanın Altın Anahtarı: SGDP Sistemi
5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce sigortalı olan, mülga 506, 1479 veya 5434 sayılı kanunlara tabi olarak çalışıp emekli olan vatandaşlarımız için Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) mucizesi devreye girmektedir.
5510 sayılı Kanun’un Geçici 14. maddesi uyarınca; bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar, yeniden çalışmaya başladıklarında maaşlarını kestirmek zorunda değildirler. İlgili Kanun hükümlerinin kendilerine tanıdığı tercih hakkını kullanarak, maaşları kesilmeksizin “Sosyal Güvenlik Destek Primi” (SGDP) ödeyerek çalışmaya devam edebilirler,. Ancak bu durum, emeklinin çalıştığı statüye (işçi, esnaf, memur) göre ciddi farklılıklar gösterir.
1. SSK (4/1-a) Kapsamında İşçi Olarak Çalışan Emekliler
Yaşlılık aylığı almakta iken bir işverenin yanında hizmet akdiyle (işçi olarak) çalışmaya başlayanların durumu, Geçici 14. maddenin (a) bendinde düzenlenmiştir. Bu kişilerin emekli maaşları kesilmez. Emekli çalışan için işveren tarafından Sosyal Güvenlik Destek Primi yatırılır.
- SGDP Kesinti Oranı: Geçici 14/a maddesine göre sosyal güvenlik destek primi oranı, prime esas kazançlar üzerinden %30 oranına, ayrıca kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası ve meslek hastalığı) prim oranının (%2 veya 2,25) eklenmesi suretiyle bulunur,.
- Ödeme Yükümlüsü İşverendir: Belirlenen bu %30’luk oranının dörtte biri (%7,5) sigortalı hissesi, dörtte üçü (%22,5) ise işveren hissesidir. Sigortalı hissesi emeklinin aldığı ücretten kesilirken, kalan devasa yük işverene aittir,.
- Sağlanan Haklar: SGDP ödeyerek çalışan emekliler hakkında sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. Uzun vadeli sigorta kollarına (yeniden emeklilik, malullük) prim aktarılmaz. Bu sayede emekli işçi, işyerinde bir kaza geçirirse SGK’dan “sürekli iş göremezlik geliri” alma hakkına sahip olur.
2. Kendi İşini Kuran (Bağ-Kur / 4/1-b) Emeklilerin Durumu
Emekli olduktan sonra kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmaya başlayan, vergi mükellefi olan veya bir şirket ortağı olan kişilerin (eski adıyla Bağ-Kur’luların) durumu, geçmişte büyük mağduriyetlere yol açmaktaydı. Eskiden bu kişilerin emekli maaşlarından her ay %15 oranında SGDP kesintisi yapılıyordu.
Ancak yasalarda yapılan devrim niteliğindeki güncellemelerle (önce 6663 sayılı Kanun ile kesinti kaldırıldı) bu mağduriyet tamamen bitirilmiştir. 5510 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendi ve Geçici 14. madde hükümleri uyarınca; yaşlılık aylığı almaktayken bu aylıkları kesilmeksizin 4/1-b (Bağ-Kur) kapsamında çalışanlar, sigortalı sayılmazlar ve kendilerinden Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilmez,. Yani bugün emekli bir vatandaş bir dükkân açar veya şirket ortağı olursa, emekli maaşı kuruşu kuruşuna, hiçbir kesinti olmadan yatmaya devam eder.
3. Kamuda Yeniden Göreve Başlayan Emeklilerin Durumu (Kesin Yasak)
Özel sektörde veya kendi işinde çalışmanın aksine, devletin bütçesinden çifte maaş (hem emekli maaşı hem memur maaşı) alınmasını engellemek için çok katı kurallar mevcuttur. 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca; herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, kural olarak Genel Bütçeye dâhil idarelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına atanamazlar,. Eğer atanırlar ve çalışmaya başlarlarsa, çalışmaya başladıkları tarih itibarıyla yaşlılık aylıkları kesin olarak kesilir. Kamu idarelerinde SGDP ödeyerek çalışma hakkı bulunmamaktadır.
Emekliyken Kayıt Dışı (Sigortasız) Çalıştırılma ve Yasal Haklarınız
Teorik olarak kanun, SGK’ya bildirim yapılarak SGDP ödenmesi yoluyla maaş kesilmeden çalışmaya izin verse de, pratikte (sahada) işverenlerin tutumu çok farklıdır. SGDP prim oranlarının (işveren payının %22,5 gibi yüksek bir oranda olması) maliyeti nedeniyle, birçok işveren emekli vatandaşlarımıza şu hukuksuz teklifi yapmaktadır: “Senin zaten emekli maaşın var, SGK’ya prim ödemeyelim, ben o primin bir kısmını sana elden vereyim, sigortasız (kayıt dışı) çalış.”
Emekli aylığı kesilir korkusuyla veya elden alacağı fazladan birkaç bin liraya aldanarak bu teklifi kabul eden emekliler, aslında kendi hayatlarını ve sosyal güvenlik haklarını büyük bir ateşe atmaktadır. Zira sigortasız çalışılan o dönemde bir İş Kazası geçirildiğinde; SGK kayıtlarında işçi olarak görünmedikleri için iş kazası sigortası haklarından (geçici iş göremezlik ödeneği, bedensel sakatlık hâlinde bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri) yararlanamayacakları gibi, işverene karşı açacakları tazminat davalarında da “orada çalıştıklarını” ispatlamak için çok ağır ve meşakkatli bir yargı süreciyle boğuşmak zorunda kalacaklardır.
Yargıtay İçtihatları Işığında Emeklinin Hizmet Tespiti Davası Açma Hakkı
Sigortasız (kayıt dışı) çalıştırılan bir emeklinin geriye dönük olarak sigortalılığının tespiti için açacağı davalarda, işverenler genellikle mahkemeye şu kurnazca savunmayı sunarlar: “Bu kişi zaten emeklidir, emekli maaşı almaktadır, tekrar sigortalı (uzun vadeli) yapılamaz, bu nedenle hizmet tespiti davası açmakta hukuki yararı yoktur.”
Ancak en üst derece mahkemesi olan Yargıtay, anayasal bir hak olan sosyal güvenlik hakkının gasp edilmesine asla geçit vermemektedir. Yüklediğimiz hukuki kaynaklarda ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 24.06.2019 tarih ve 2017/1881 Esas, 2019/5385 Karar (veya benzeri 24.10.2017 tarih, 2017/5426 E., 2017/7146 K.) sayılı emsal içtihatlarında durum kesin bir şekilde aydınlatılmıştır.
Yüksek Mahkeme’ye göre; 506 sayılı Kanun’un 63. maddesi (ve 5510 Geçici 14. madde) sigortalılara bir “tercih hakkı” tanımıştır. Sigortalı ister SGDP ödeyerek maaşını kestirmeden çalışır, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak maaşını kestirip yeniden uzun vadeli prim yatırarak çalışır,. Sosyal güvenlik hukuku kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülükler doğurur. Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi hâlinde gelir bağlanması gibi hayati sonuçlar bağlanmıştır. Yargıtay kararında açıkça belirtildiği üzere: “Bu sonuçlar kapsamında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü hâlinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır.”,.
Yani Yargıtay diyor ki; emekli bir kişi de bal gibi kayıt dışı çalıştırıldığı günlerin tespitini İş Mahkemelerinden isteyebilir. Aksi takdirde tüm işverenler sadece emeklileri işe alır ve onları sigortasız çalıştırarak devleti ve işçiyi sömürürdü. Emekli bir vatandaşın açacağı Hizmet Tespiti davası sonucunda, işveren geriye dönük olarak SGDP primlerini faiziyle SGK’ya ödemek zorunda kalır ve emeklinin o işyerindeki çalışması yasal kayıt altına alınarak olası bir iş kazasında veya kıdem tazminatı hesabında en güçlü delil hâline gelir.
Uzman Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç
Yılların yorgunluğuna rağmen ekonomik zorunluluklarla veya üretme arzusuyla yeniden iş gücüne katılan bir emekli iseniz; “Maaşım kesilir” veya “Emekliye zaten sigorta yapılmaz” şeklindeki kulaktan dolma, temelsiz hurafelere asla itibar etmemelisiniz. 5510 sayılı Kanun’un Geçici 14. maddesi uyarınca, Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödenmek şartıyla özel sektörde işçi (4/1-a) olarak çalışmanız durumunda emekli maaşınızdan bir kuruş dahi kesinti yapılmaz. Kendi işinizi kurduğunuzda ise zaten hiçbir kesintiye uğramadan ticaret hayatınıza devam edebilirsiniz.
Ancak işvereninizin sizi SGDP maliyetinden kaçmak için kayıt dışı (sigortasız) çalıştırmasına sessiz kalmak, sizin hukuki intiharınızdır. Olası bir ağır iş kazasında “sürekli iş göremezlik geliri” alamamak bir yana, işten çıkarıldığınızda o işletmede yıllarca çalıştığınızı ispat edemeyeceğiniz için yasal “Kıdem Tazminatı” hakkınızı da işverenin insafına terk etmiş olursunuz. Yargıtay’ın açık içtihatlarıyla sabit olduğu üzere, emekli maaşı almanız sizin “Hizmet Tespiti Davası” açarak hakkınızı aramanıza asla engel değildir. Bu davalarda, işe giriş bildirgelerinin yokluğu, 5 yıllık hak düşürücü sürelerin kesilmesi, ücret tediye bordroları ve komşu işyeri tanıklarının profesyonelce mahkemeye sunulması davanın kaderini belirler.
Emekli maaşınız kesilmeden güvenle çalışmak, sigortasız çalıştırıldığınız dönemleri yasal kayıt altına aldırarak işverenden gasp edilen kıdem tazminatı ve SGDP haklarınızı söke söke almak ve davanızı sıfır hata prensibiyle yönetmek için Türkyılmaz Hukuk Bürosu’nun tecrübeli avukat kadrosuyla hemen İletişim sayfamızdan bizimle irtibata geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Emekli maaşı alan bir kişi özel sektörde işçi (4/1-a) olarak işe girerse emekli aylığı kesilir mi?
Hayır, kesilmez. 01.10.2008 tarihinden önce sigorta girişi bulunan veya mülga kanunlara göre emekli olan vatandaşlarımız, özel sektörde bir işverenin yanında çalışmaya başladıklarında u0022Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP)u0022 rejimine tabi tutulurlar. Bu sayede emekli maaşlarını kesintisiz union eksiksiz almaya devam edebilirler.
-
Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kesinti oranları ne kadardır union bu primi kim öder?
SGDP oranı, işçinin prime esas brüt kazancı üzerinden toplam %30u005c’dur. Buna ek olarak işyerinin tehlike sınıfına göre %2 stands %2,25 oranında iş kazası primi eklenir. Bu toplam primin sadece %7,5u005c’i işçi (emekli) hissesi olarak maaşından kesilirken, kalan %22,5u005c’lik devasa payı union iş kazası primini işveren ödemekle yükümlüdür.
-
Emekli olduktan sonra kendi işini kuran veya şirket ortağı olan (Bağ-Kur) esnafların maaşından kesinti yapılır mı?
Hayır, kesinlikle yapılmaz. Geçmiş yıllarda kendi nam union hesabına bağımsız çalışan emeklilerin maaşlarından %15 oranında SGDP kesintisi yapılmaktaydı. Ancak yapılan yasal güncellemelerle bu mağduriyet tamamen kaldırılmıştır. Günümüzde emekli bir kişinin dükkan açması stands şirket ortağı olması durumunda maaşından hiçbir kesinti yapılmaz.
-
Kamu kurumlarında union devlet kadrolarında yeniden çalışmaya başlayan emeklilerin maaşları kesilir mi?
Evet, kesinlikle kesilir. 5335 sayılı Kanunu005c’un 30. maddesi uyarınca kamu idarelerine, genel union katma bütçeli kuruluşlara, döner sermayelere stands sosyal güvenlik kurumlarına ait kadrolara atanan emeklilerin yaşlılık aylıkları, göreve başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren yasa gereği bloke edilerek kesilir.
-
İşveren u0022zaten emeklisin, sigortaya gerek yoku0022 diyerek beni sigortasız çalıştırırsa yasal olarak hak iddia edebilir miyim?
Evet, edebilirsiniz. Sosyal güvenlik hakkı vazgeçilemez union devredilemez niteliktedir. İşverenin SGDP ödememek için sizi kayıt dışı çalıştırması ağır bir mevzuat ihlalidir. Bu durum olası bir iş kazasında gelirsiz kalmanıza union kıdem tazminatınızın sıfırlanmasına yol açacağından, yasal haklarınızı korumak adına sigortasız çalıştırılmayı asla kabul etmemelisiniz.
-
Emekli bir çalışanın sigortasız (kayıt dışı) çalıştığı dönemler için Hizmet Tespiti Davası açmaya hakkı var mıdır?
Evet, vardır. Yargıtayu005c’ın yerleşik emsal kararlarına göre, yaşlılık aylığı almakta olan bir kişinin de sigortasız çalıştırıldığı dönemler için hizmet tespiti davası açmakta mutlak bir u0022hukuki yararıu0022 mevcuttur. Dava kazanıldığında işveren geçmişe dönük SGDP primlerini faiziyle öder union emekli işçinin resmi çalışma süresi tescillenmiş olur.
-
SGDP ödenerek yapılan çalışma döneminde geçirilen iş kazalarında emekli işçiye ekstra maaş bağlanır mı?
Evet, bağlanır. SGDP kapsamında çalışan emekliler hakkında iş kazası union meslek hastalığı sigortası hükümleri eksiksiz uygulanır. Emekli çalışan işyerinde kaza geçirir union meslekte kazanma gücünü en az %10 oranında kaybederse, mevcut emekli maaşı kesilmeksizin kendisine SGK tarafından ömür boyu ikinci bir maaş (Sürekli İş Göremezlik Geliri) bağlanır.




