İkinci Kez Suç İşleyenler (Mükerrirler) Ne Kadar Hapis Yatar? Tekerrür Nedir?

İkinci Kez Suç İşleyenler (Mükerrirler) Ne Kadar Hapis Yatar? Tekerrür Nedir?

Yıllar önce bir dosyadan ceza almış ve bunu geride bırakmış bir kişi için yeni bir suçlama, sıradan bir dosyadan çok daha ağır sonuçlar doğurur. Aynı fiili ilk kez işleyen biriyle aynı cezayı alsa bile, cezaevinde geçireceği süre daha uzun olur ve erteleme gibi imkanlardan yararlanamayabilir. Bunun sebebi, hukukumuzda tekerrür adı verilen kurumdur.

Bu yazıda tekerrürün ne anlama geldiğini, hangi şartlarda uygulandığını, kanunun öngördüğü beş yıl ve üç yıllık süre sınırlarını, mükerrir sayılmanın infaz üzerindeki somut etkisini, hangi haklardan yararlanılamadığını ve ikinci kez tekerrür halinde tablonun nasıl değiştiğini anlatıyoruz.

Tekerrür Nedir

İnfaz (Yatar) Hesaplama

Tahliye tarihinizin ne zaman olduğunu öğrenmek istiyorsanız infaz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Hesaplama aracını aç

Tekerrür, Türk Ceza Kanunu‘nda düzenlenen ve daha önce kesinleşmiş bir mahkumiyeti bulunan kişinin yeniden suç işlemesi halinde uygulanan özel bir infaz rejimidir. Kanunun mantığı şudur: daha önce cezalandırılmış olmasına rağmen yeniden suç işleyen kişi bakımından, önceki cezanın uyarıcı etkisi göstermemiştir ve bu durum infazın ağırlaştırılmasını gerektirir.

Tekerrür bir suç değildir, ayrıca bir ceza da öngörmez. Yeni suça verilecek cezanın miktarını doğrudan artırmaz; bunun yerine cezanın nasıl infaz edileceğini değiştirir. Bu nedenle kararda mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına şeklinde bir ibare yer alır ve asıl etki infaz aşamasında görülür.

Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki mahkumiyetin kesinleşmiş olması gerekir. Henüz kesinleşmemiş bir dosya, sonradan işlenen suç bakımından tekerrüre esas alınamaz. Bu nedenle iki dosyanın tarihleri ve kesinleşme tarihleri, uygulamada en çok kontrol edilmesi gereken verilerdir.

Süre Şartı: Her Eski Ceza Tekerrüre Esas Olmaz

Tekerrür süre sınırları (TCK m.58/2)
Önceki mahkumiyetİnfazdan itibaren geçmesi gereken süre
5 yıldan fazla süreli hapis5 yıl
5 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası3 yıl

Süre, hükmün kesinleşmesinden değil cezanın infaz edildiği tarihten işler. Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında, sırf askeri suçlarla diğer suçlar arasında ve 18 yaşını doldurmadan işlenen suçlar bakımından tekerrür hiç uygulanmaz.

Kanun, eski bir mahkumiyetin ömür boyu kişinin karşısına çıkmasını istemez ve TCK m.58/2’de iki net süre belirler. Önceki suçtan beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkum olunmuşsa, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl; beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası söz konusuysa üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür hükümleri uygulanmaz. Süre, hükmün kesinleşmesinden değil cezanın infaz edildiği tarihten işlemeye başlar.

Bu süre, önceki cezanın ağırlığına göre değişir. Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkumiyet halinde daha uzun, beş yıl veya daha az süreli hapis ile adli para cezasına mahkumiyet halinde ise daha kısa bir süre öngörülmüştür. Süre, cezanın infaz edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Bazı mahkumiyetler ise hiçbir zaman tekerrüre esas alınmaz. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişilerin mahkumiyetleri ile kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür ilişkisi kurulamaz. Yani daha önce taksirle yaralamadan ceza almış bir kişi, sonradan kasten işlediği bir suç bakımından mükerrir sayılmaz.

Kapsam dışında kalan haller de vardır. TCK m.58/4 uyarınca kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında ve sırf askeri suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür uygulanmaz; yani taksirle yaralamadan alınan eski bir ceza, sonraki kasıtlı bir suçta tekerrüre esas olmaz.

Yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler de kural olarak tekerrüre esas alınmaz; bunun istisnası kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçlarıdır. Ayrıca m.58/5 gereği, fiili işlerken on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında tekerrür uygulanmaz.

Mükerrir Sayılmanın İnfaza Etkisi

Tekerrürün infaza etkisi
DurumKoşullu salıverilme oranıTahliye sonrası denetim
Tekerrür yokCezanın yarısıYok
MükerrirCezanın üçte ikisi1 yıldan az olmamak üzere, 5 yıla kadar
İkinci defa tekerrürCezanın dörtte üçü1 yıldan az olmamak üzere, 5 yıla kadar

Denetim süresindeki yükümlülüklere aykırı hareket eden mükerrirler infaz hakimi kararıyla disiplin hapsine tabi tutulur; süresi 15 günden az, 3 aydan fazla olamaz. Tekerrür halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme gibi imkanlar da kural olarak uygulanmaz.

Tekerrürün en somut sonucu koşullu salıverilme oranında ortaya çıkar. 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesine göre süreli hapis cezalarında genel oran cezanın yarısı iken, 108. madde uyarınca mükerrirler bakımından bu oran üçte ikiye yükselir. 4 Haziran 2025 tarihli değişiklikle ikinci defa tekerrür halinde oran dörtte üç olarak uygulanmaya başlandı. Ağırlaştırılmış müebbette süre otuz dokuz yıla, müebbette otuz üç yıla çıkar. Koşullu salıverilme oranı zaten üçte ikiden fazla olan suçlarda ise o suçun kendi oranı uygulanır.

İkinci etki denetimli serbestlik aşamasındadır. Koşullu salıverilme tarihi üçte iki orana göre hesaplandığı için, denetimli serbestliğin başlayacağı tarih de aynı ölçüde ileri kayar. Açık kuruma geçiş bakımından da mükerrirler için ayrı ve daha ağır şartlar öngörülmüştür; bu geçiş gecikirse denetimli serbestlik tarihi de otomatik olarak ötelenir.

Üçüncü ve en çok hissedilen etki, bazı kurumlardan yararlanamamaktır. Tekerrür halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi gibi imkanlar kural olarak uygulanmaz. Bu nedenle ilk dosyada mümkün olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ikinci dosyada gündeme gelmez ve kişi doğrudan infaz edilecek bir cezayla karşılaşır.

En çok gözden kaçan sonuç ise tahliyeden sonrasıyla ilgilidir. TCK m.58/6 ve 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesi uyarınca infaz hakimi, mükerrir hakkında cezanın infazı tamamlandıktan sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere bir denetim süresi belirler.

Bu süre gerektiğinde en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. Denetim süresi içinde kendisine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hakimi kararıyla disiplin hapsine tabi tutulur; disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

İkinci Kez Tekerrür Hali

Kanun, tekerrür halinde yeniden suç işleyen kişiler için daha da ağır bir rejim öngörmüştür. İkinci defa tekerrür söz konusu olduğunda süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı dörtte üçe çıkar. Bu, cezanın büyük bölümünün kurumda çekilmesi anlamına gelir.

Uzun yıllar boyunca ikinci defa mükerrir sayılan hükümlüler bakımından uygulamada ciddi tartışmalar yaşanmış, bu kişilerin koşullu salıverilmeden yararlanıp yararlanamayacağı sorun oluşturmuştu. Son yıllarda yapılan kanun değişiklikleriyle bu alanda düzenlemeler yapılmış ve infaz rejimi yeniden belirlenmiştir.

Burada da belirleyici olan suçun işlendiği tarihtir. İnfaz mevzuatındaki değişiklikler yürürlük tarihine göre uygulandığından, hangi rejimin geçerli olacağı dosyadan dosyaya değişir. İnfaz Kanunu‘ndaki geçici hükümler bu nedenle her dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.

Kazanılmış Hak ve Lehe Kanun Değerlendirmesi

İnfaz hukukunda kişi aleyhine sonuç doğuran değişikliklerin geçmişe yürütülmemesi esastır. Bu nedenle suç tarihinde yürürlükte olan ve kişi lehine sonuç veren düzenlemeler, sonradan değişiklik yapılmış olsa bile uygulanmaya devam edebilir.

Bu değerlendirme kendiliğinden yapılmayabilir. Kişi ya da avukatı, lehe kanun uygulanması talebiyle infaz savcılığına veya infaz hâkimliğine başvurduğunda hesap yeniden yapılır. Uzun süredir infazı devam eden dosyalarda bu talebin hiç yapılmamış olması, aylarca fazla kalınmasına yol açabilir.

Aynı şekilde tekerrür hükümlerinin hiç uygulanmaması gerektiği de ileri sürülebilir. Önceki mahkumiyetin süre şartı bakımından tekerrüre esas alınamayacağı, taksirli bir suçtan kaynaklandığı ya da kişinin fiil sırasında on sekiz yaşından küçük olduğu tespit edilirse, karardaki mükerrirlik ibaresinin kaldırılması talep edilebilir.

Sık Karşılaşılan Durumlar

Yaygın bir yanılgı, sabıka kaydında görünmeyen bir mahkumiyetin tekerrüre esas alınamayacağıdır. Arşive alınmış kayıtlar vatandaşa verilen belgede görünmese de, adli makamlar bakımından erişilebilir durumdadır ve süre şartı gerçekleşmişse tekerrüre esas alınabilir. Dosyalarınızı ve kesinleşme tarihlerini e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı üzerinden görebilirsiniz.

Bir diğer yanılgı, tekerrürün cezayı doğrudan artırdığıdır. Hükmedilen ceza miktarı değişmez; değişen şey infaz rejimidir. Buna karşılık pratik sonuç, çoğu zaman daha ağır bir cezaya çarptırılmış gibi hissedilir, çünkü kurumda geçirilecek süre belirgin biçimde uzar.

Sık karşılaşılan bir başka durum, müddetnamede tekerrürün sehven uygulanmasıdır. Önceki dosyanın kesinleşme tarihi ya da infaz tarihi yanlış alındığında, aslında tekerrüre esas olmayan bir kayıt hesaba katılabilir. Bu nedenle müddetnamede mükerrirlik ibaresi görüldüğünde, dayanak dosyanın tarihleri mutlaka kontrol edilmelidir.

Tekerrür ile Zincirleme Suç ve İçtima Karıştırılmamalı

Uygulamada tekerrür, benzer görünen başka kurumlarla sık sık karıştırılır. Zincirleme suç, aynı suç işleme kararıyla ve değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla kez suç işlenmesini ifade eder ve tek bir ceza verilerek belirli oranda artırım yapılmasını gerektirir. Burada henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet yoktur; olay tek bir dosyada değerlendirilir.

Tekerrürde ise durum tamamen farklıdır: önceki dosyada verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunur, yeni suç bundan sonra işlenmiştir. Bu ayrım pratikte önemlidir, çünkü zincirleme suç cezanın miktarını artırırken, tekerrür cezayı değil infaz rejimini ağırlaştırır. Aynı dosyada her iki kurumun birlikte uygulanması da mümkündür.

Birden fazla dosyadan kesinleşmiş cezası bulunan hükümlülerde ise ilamların birleştirilmesi gündeme gelir. Bu birleştirme sırasında hangi dosyanın tekerrüre esas alındığı ve hangisinin mükerrir rejimine tabi olduğu ayrı ayrı gösterilmelidir. Toplu infaz hesabı yapılırken bu ayrımın gözden kaçması, tüm cezaların hatalı biçimde ağırlaştırılmış rejime tabi tutulmasına yol açabilir.

Tahliye Sonrası Denetim ve Yükümlülükler

Mükerrir hükümlüler bakımından kanun, cezanın infazından sonra da bir denetim süresi öngörülmesine imkan tanır. Bu süre içinde kişiye, bir eğitim programına katılma, belirli yerlere gitmekten kaçınma ya da denetimli serbestlik müdürlüğüne düzenli başvuru gibi yükümlülükler getirilebilir. Amaç, tahliye sonrası uyum sürecini desteklemek ve yeniden suç işlenmesini önlemektir.

Bu yükümlülüklere uyulmaması, kişi hakkında yeni bir suç dosyası açılmasına yol açmaz; ancak denetim süresinin uzatılması ya da tedbirlerin ağırlaştırılması sonucunu doğurabilir. Tahliye sırasında hangi yükümlülüklerin öngörüldüğünün yazılı olarak öğrenilmesi ve takvimin baştan bilinmesi, sonradan yaşanacak sorunların önüne geçer.

Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç

Tekerrür, ceza miktarına değil özgürlüğe doğrudan etki eden bir kurumdur. Aynı fiil için aynı cezayı almış iki kişiden mükerrir olanın kurumda geçireceği süre belirgin biçimde uzar ve erteleme gibi imkanlar kapanır. Bu nedenle yargılamanın daha başında, önceki dosyanın tekerrüre esas alınıp alınamayacağının tartışılması gerekir.

İnfaz aşamasında yapılacak iş ise müddetnamenin kontrolüdür. Tekerrür ibaresinin dayandığı dosyanın tarihleri, süre şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ve lehe kanun değerlendirmesinin yapılıp yapılmadığı tek tek incelenmelidir. Bu kalemlerden birindeki hata, aylarla ölçülen bir fark yaratır.

Ceza Hukuku alanındaki deneyimimizle, hakkınızda mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanıyorsa ya da müddetnamenizdeki hesaplamada hata olduğunu düşünüyorsanız, dosyanızı değerlendirmemiz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • İkinci kez suç işleyenlere hukukta ne denir ve cezaları neden farklı olur?

    Halk arasında “sabıkalı” veya “ikinci kez suç işleme” denilen duruma hukukta “tekerrür” veya “mükerrirlik” adı verilir. Tekerrür, kişinin ilk cezasından ders almadığını gösterdiği için devlet o kişiye karşı daha ağır bir infaz rejimi uygular.

  • Tekerrür sayılmam için daha önce cezaevinde yatmış olmam şart mı?

    Hayır, tekerrür oluşması için ilk cezanızın cezaevinde yatılıp bitirilmiş olması gerekmez. Sadece ilk mahkûmiyet kararınızın kesinleşmiş olması ve ikinci suçu yasal süreler içinde işlemeniz yeterlidir.

  • İlk kez mükerrir olursam aldığım hapis cezasının ne kadarını yatarım?

    Normalde hapis cezasının yarısı (1/2) yatılırken, mükerrir olan kişiler cezanın üçte ikisini (2/3) cezaevinde geçirmek zorundadır. Ancak bazı özel suçlarda bu oran dörtte üç (3/4) olarak uygulanmaya devam eder.

  • Mükerrir olduğum bir suçta, mahkeme bana hapis yerine para cezası verebilir mi?

    Maalesef, tekerrür halinde işlediğiniz suçun kanununda hem hapis hem de adli para cezası seçenekleri bulunsa bile, mahkeme size mecburen hapis cezası vermek zorundadır. Verilen bu hapis cezası da sonradan paraya çevrilemez.

  • İkinci kez mükerrir olmak ne anlama geliyor ve 2026’da bu konuda ne gibi bir değişiklik oldu?

    İkinci kez mükerrir olmak, birinci kez mükerrir olarak ceza aldıktan sonra, yasal süreler içinde tekrar kasıtlı bir suç işlemektir. 2026 yılındaki tarihi kanun değişikliğiyle, ikinci kez mükerrirler de artık birinci kez mükerrirler gibi cezasının 2/3’ünü (veya 3/4’ünü) yatarak şartlı tahliye olabilecekler.

  • Hangi durumlarda ikinci kez suç işlesem bile mükerrir sayılmam?

    18 yaşından küçükken işlenen suçlar, taksirle (kaza veya ihmal sonucu) işlenen suçlar, sırf askeri suçlar ve bazı kesinleşmiş adli para cezaları tekerrür hükümlerine esas alınmaz. Ayrıca yabancı ülke mahkemelerinin kararları genellikle Türkiye’de tekerrür oluşturmaz.

  • Mükerrirler cezaevinden çıktıktan sonra denetimli serbestlikten faydalanabiliyor mu?

    Evet, mükerrirler için cezaevinden tahliye olduktan sonra başlamak üzere, en az bir yıldan en fazla beş yıla kadar değişen zorunlu bir denetim süresi belirlenir. Bu süre içinde devletin belirlediği kurallara uymak zorundadırlar.

  • Mahkeme kararında mükerrir olduğum yazmayı unutulursa ne olur? Bu benim lehime bir durum yaratır mı?

    Evet, buna “Kazanılmış Hak” denir. Eğer mahkeme kararında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanacağı açıkça belirtilmemişse ve bu eksiklik savcı tarafından aleyhinize temyiz edilmemişse, infaz savcılığı sizi mükerrir olarak yatıramaz ve daha hafif olan standart infaz oranları uygulanır.

İLGİLİ YAZILAR