Mahkeme Kararında ‘Mükerrir’ Yazmıyorsa Ne Olur? (Kazanılmış Hak Nedir?)

Mahkeme Kararında ‘Mükerrir’ Yazmıyorsa Ne Olur? (Kazanılmış Hak Nedir?)

Müddetnamesini eline alan bir hükümlü, belgede mükerrirlere özgü infaz rejimi yazdığını görür ve şaşırır; çünkü mahkeme kararında böyle bir cümle hatırlamamaktadır. Kararı çıkarıp okuduğunda gerçekten de hüküm fıkrasında bu yönde bir belirleme yoktur. Bu durum sanıldığı kadar nadir değildir ve doğrudan tahliye tarihini etkileyen, üstelik itiraz edildiğinde çoğu zaman sonuç veren bir hukuki tartışma doğurur.

Kararda Belirleme Varsa Ne Yapılabilir

Hüküm fıkrasında tekerrür belirlemesi bulunuyorsa, bu kez tartışma belirlemenin yerinde olup olmadığına kayar. Tekerrüre esas alınan önceki dosyanın kesinleşme ve infaz tarihleri incelenerek TCK m.58/2’deki süre, yani beş yıldan fazla hapis cezasında beş yıl, beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında üç yıl sınırının dolup dolmadığı kontrol edilir.

Süre sınırı dolmuşsa, önceki ceza taksirli bir suçtan kaynaklanıyorsa ya da fiil çocukken işlenmişse tekerrür uygulanamaz. Bu hallerde de karardaki belirlemenin kaldırılması talep edilebilir; bu talep yargılama aşamasında ileri sürülmemişse infaz aşamasında da gündeme getirilebilir. Önceki cezanın infaz tarihinin doğru tespiti burada belirleyicidir, çünkü süre sınırı bu tarihten itibaren işlemeye başlar ve hüküm ya da kesinleşme tarihinden hesaplanmaz.

Bu değerlendirme yapılırken hangi dosyanın esas alındığının bilinmesi gerekir. Müddetnamede bu bilgi yer almıyorsa infaz savcılığından açıklama istenebilir.

Bu yazıda mahkeme kararında tekerrür belirlemesi bulunmamasının ne anlama geldiğini, kazanılmış hak kavramını, bu rejimin infaz aşamasında sonradan uygulanıp uygulanamayacağını, itiraz yollarını, hangi belgelerin dayanak yapılacağını ve bu tespitin tahliye takvimine etkisini anlatıyoruz.

Tekerrür Kararda Belirtilmek Zorunda mı

Tekerrür, cezanın miktarını değil infaz rejimini değiştiren bir kurumdur. Buna karşılık bu rejimin uygulanabilmesi için mahkemenin hükümde bu yönde karar vermiş olması beklenir. Türk Ceza Kanunu tekerrürü düzenlerken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına hükmedilmesini öngörür.

Bu nedenle kararın hüküm fıkrasında bu belirlemenin bulunup bulunmadığı önemlidir. Gerekçeli kararın herhangi bir yerinde geçen bir ifade değil, hüküm fıkrasındaki açık belirleme aranır. Uygulamada kişilerin çoğu kararı hiç okumadığı ve yalnızca sonuç cezaya baktığı için bu eksiklik fark edilmez, dosya da yıllarca bu haliyle işlemeye devam eder.

Mahkeme, tekerrüre esas alınabilecek bir mahkumiyet bulunmasına rağmen bu belirlemeyi yapmamış olabilir. Bu, sehven yapılmış bir eksiklik olabileceği gibi, mahkemenin önceki cezanın tekerrüre esas alınamayacağı kanaatine varmasından da kaynaklanmış olabilir.

Kazanılmış Hak Nedir

Kazanılmış hak, kesinleşmiş bir kararla kişi lehine oluşan hukuki durumun sonradan aleyhe değiştirilememesini ifade eder. Ceza hukukunda bu ilke, kişinin kesinleşmiş hükümde yer almayan bir ağırlaştırmayla sonradan karşılaşmaması anlamına gelir.

Bu ilkenin infaz aşamasındaki karşılığı açıktır. Karar kesinleşmiş ve hükümde mükerrirlere özgü infaz rejimine yer verilmemişse, infaz savcılığının bu rejimi kendiliğinden uygulaması kişinin aleyhine bir sonuç doğurur. Bu durum, kazanılmış hakka aykırılık olarak ileri sürülebilir.

Aynı ilke, lehe kanun değerlendirmesinde de işler. Suç tarihinde yürürlükte olan ve kişi lehine sonuç veren bir düzenleme, sonradan değiştirilmiş olsa bile uygulanmaya devam edebilir. Bu iki başlık birlikte değerlendirildiğinde, infaz aşamasında kişi lehine ciddi bir savunma alanı doğar.

Bu Durumda Ne Yapılabilir

Yapılması gereken ilk iş, mahkeme kararının kesinleşmiş halini temin edip hüküm fıkrasını okumaktır. Karar örneği dosyadan alınabilir; dosya bilgilerine e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı üzerinden ulaşılabilir. Hüküm fıkrasında tekerrüre ilişkin bir ibare yoksa itiraz için somut bir dayanak doğmuş demektir.

İkinci iş, müddetnamenin temin edilmesi ve uygulanan oranın hangi dosyaya dayandırıldığının öğrenilmesidir. Belgede tekerrür kaydının dayanağı gösterilmelidir.

Üçüncü iş, infaz hâkimliğine başvurmaktır. Dilekçede kararın hüküm fıkrasında bu yönde bir belirleme bulunmadığı, buna rağmen infaz aşamasında ağırlaştırılmış rejimin uygulandığı ve bu durumun kazanılmış hakka aykırı olduğu somut biçimde açıklanmalıdır. Karar örneği ve müddetname dilekçeye eklenmelidir.

Başvuru için tanınan süre kısadır ve müddetnamenin tebliğinden itibaren işler. Süre geçtikten sonra da düzeltme talep edilebilir; ancak bu durumda geçen zaman geri gelmez ve kişi fazladan kurumda kalmış olur.

Tespitin Tahliye Takvimine Etkisi

İnfaz (Yatar) Hesaplama

Tahliye tarihinizin ne zaman olduğunu öğrenmek istiyorsanız infaz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Hesaplama aracını aç

İtiraz kabul edildiğinde uygulanan oran genel orana döner. Süreli hapis cezalarında üçte iki yerine yarım oran uygulanmaya başlar ve koşullu salıverilme tarihi belirgin biçimde öne çekilir.

Oranın değişmesi zincirleme sonuçlar doğurur. Koşullu salıverilme tarihi öne çekildiğinde denetimli serbestlik tarihi de öne gelir ve açık kuruma geçiş şartları genel rejime göre değerlendirilir.

Ayrıca tahliye sonrası denetim süresi öngörülmüşse bu da ortadan kalkabilir. Mükerrirlere özgü rejimin sonuçlarından biri olan bu denetim süresi, rejim uygulanmadığında gündeme gelmez ve kişi tahliye sonrasında ek bir yükümlülükle karşılaşmaz. Bu, yalnızca kurumda geçirilen sürenin değil, tahliye sonrası hayatın da farklı şekillenmesi anlamına gelir.

Somut olarak dokuz yıllık bir cezada bu tespit, kurumda geçirilecek süreyi altı yıldan dört buçuk yıla indirebilir. Aradaki bir buçuk yıllık fark, tek bir dilekçeyle elde edilebilecek bir sonuçtur.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Sık Karşılaşılan Durumlar

Yaygın bir yanılgı, kesinleşmiş bir karara artık hiçbir şekilde müdahale edilemeyeceğidir. Kararın esasına ilişkin bir değişiklik gerçekten mümkün değildir; ancak infaz aşamasındaki uygulamanın karara uygun olup olmadığı her zaman denetlenebilir ve bu denetim infaz hâkimliği tarafından yapılır.

Bir diğer yanılgı, itirazın yalnızca avukat aracılığıyla yapılabileceğidir. Hükümlü kendisi de dilekçe verebilir; önemli olan dilekçede kararın hüküm fıkrasına atıf yapılması ve karar örneğinin eklenmesidir. Aile de bu belgeleri temin ederek süreci fiilen başlatabilir ve dilekçeyi kuruma teslim edebilir.

Sık karşılaşılan bir başka durum, birden fazla ilamın bulunmasıdır. İlamlar birleştirilirken hangi cezanın tekerrür rejimine tabi olduğu ayrı ayrı gösterilmelidir; aksi halde genel orana tabi bir ceza da haksız yere ağırlaştırılır.

İtiraz Dilekçesinde Neler Yer Almalı

Dilekçenin başında hangi mahkemenin hangi esas ve karar numaralı ilamının infaz edildiği açıkça belirtilmelidir. Ardından bu ilamın hüküm fıkrasında mükerrirlere özgü infaz rejimine ilişkin bir belirleme bulunmadığı, buna karşılık infaz savcılığınca düzenlenen müddetnamede bu rejimin uygulandığı gösterilir. İki belge arasındaki bu çelişki, itirazın temel dayanağıdır.

Dilekçeye kesinleşme şerhini taşıyan karar örneği ile müddetnamenin bir sureti mutlaka eklenmelidir. Bu iki belge olmadan yapılan başvurular çoğu zaman incelenmeden reddedilir, çünkü merci karşılaştırma yapacak veriye sahip olmaz. Belgelerin okunaklı ve tam olması, incelemenin hızlanmasını da sağlar.

Talep bölümünde ne istendiği net yazılmalıdır: müddetnamenin iptali ile genel infaz rejimine göre yeniden düzenlenmesi ve buna göre koşullu salıverilme ile denetimli serbestlik tarihlerinin yeniden belirlenmesi talep edilir. Genel ifadelerle yazılan dilekçeler, hangi işlemin yapılacağını göstermediği için sonuçsuz kalabilir.

Başvuru Sonrası Süreç

İnfaz hâkimliği başvuruyu dosya üzerinden inceler ve gerekirse infaz savcılığından açıklama ister. İnceleme sonucunda talep kabul edilirse müddetname yeniden düzenlenir ve yeni tarihler belirlenir. Bu yeni belge kişiye tebliğ edilir ve kurum idaresi bundan sonra yeni takvime göre işlem yapar.

Talebin reddi halinde de yol kapanmış olmaz; bu karara karşı itiraz edilebilir ve dosya bir üst merci tarafından incelenir. Bu aşamada ilk dilekçede eksik kalan hususların tamamlanması ve varsa yeni belgelerin sunulması mümkündür. Sürelerin kısa olması nedeniyle her iki aşamada da beklemeden hareket edilmesi gerekir.

Kabul kararı alındığında geçmişe etkili bir sonuç doğar. Kişi, yeni hesaba göre koşullu salıverilme ya da denetimli serbestlik tarihini çoktan geçmişse derhal tahliye edilmesi gündeme gelir. Uygulamada bu şekilde, aylarca fazla kaldığı sonradan anlaşılan hükümlüler bulunmaktadır.

Kanun Ne Diyor: Hükümde Yazma Zorunluluğu

Bu sorunun cevabı 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinin üçüncü fıkrasındaki açık kuralda saklıdır: hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir. Aynı mantık genel tekerrür için de geçerlidir; TCK m.58/6 uyarınca tekerrür halinde hükmolunan ceza mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir, ancak bunun kararda gösterilmesi gerekir.

Uygulamada ortaya çıkan durum şudur: mahkeme tekerrür hükümlerini uygulamayı unutur ya da bilerek uygulamaz, hüküm kesinleşir ve infaz aşamasında savcılık veya kurum tekerrür rejimini işletmek ister. Kesinleşmiş hükümde tekerrüre ilişkin bir ibare yoksa, infaz makamları bunu kendiliğinden ekleyemez; aksi halde kesinleşmiş bir hükmün aleyhe genişletilmesi söz konusu olur.

Bu durumda başvurulacak yol 98. maddedir: mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olması halinde karar, hükmü veren mahkemeden istenir. Kurumun ya da savcılığın işlemine karşı ise infaz hakimliğine şikayet yoluna gidilir; süre, işlemin öğrenilmesinden itibaren on beş gün ve her halde yapılmasından itibaren otuz gündür. Müddetnamede beklenmedik biçimde uzayan bir tahliye tarihi görüldüğünde ilk kontrol edilmesi gereken nokta budur.

İnfaz hukukunda temel süre ve oranlar
KonuSüre / OranDayanak
Denetimli serbestlik (genel kural)1 yıl5275 m.105/A
31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlarda3 yıl (en az 3 ay açık kurumda kalma şartıyla)5275 Geçici m.10
30 Mart 2020 ve öncesinde işlenen suçlarda3 yıl (istisna listesi geniştir)5275 Geçici m.6
Kurumda geçirilmesi gereken süre şartıEn az onda biri, en az 5 gün (yalnız 7550 sayılı Kanundan sonra işlenen suçlarda)5275 m.105/A (7550 s.K.)
Açık kuruma ayrılmaToplam ceza 10 yıldan azsa 1 ay, 10 yıl ve üzeriyse cezanın onda biri kapalıdaAyrılma Yönetmeliği m.6
İkinci defa tekerrürde koşullu salıverilmeDörtte üç5275 m.108 (7550 s.K.)
Gebelik ve doğumDoğumdan itibaren 1 yıl 6 ay5275 m.16/4
Kamuya yararlı işte çalışma2 saat çalışma 1 güne karşılık, günlük en az 2 en fazla 8 saat5275 m.106/3
Çağrı kâğıdıTebliğden itibaren 10 gün5275 m.19

Denetimli serbestlik süresini belirleyen şey fiilin işlendiği tarihtir; kesinleşme tarihi değil.

Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç

Mahkeme kararında tekerrür belirlemesi bulunmadığı halde infaz aşamasında bu rejimin uygulanması, uygulamada sanıldığından çok daha sık rastlanan bir durumdur. Kişilerin çoğu kararı okumadığı ve müddetnameyi kontrol etmediği için bu eksiklik hiç fark edilmez ve fazladan aylar hatta yıllar kurumda geçirilir.

Oysa yapılması gereken kontrol basittir: kararın hüküm fıkrası ile müddetnamedeki kayıt karşılaştırılır. İkisi arasında uyumsuzluk varsa infaz hâkimliğine başvurulur ve bu başvuru kabul edildiğinde oran genel orana döner, tahliye tarihi belirgin biçimde öne çekilir.

İnfaz Hukuku alanındaki deneyimimizle, müddetnamenizde mükerrirlik kaydı bulunduğu halde kararınızda böyle bir belirleme yoksa ya da bu kaydın doğruluğundan emin değilseniz, dosyanızı değerlendirmemiz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Sabıkam olunca cezaevinde daha mı fazla yatarım?

    Evet, adli sicil kaydınız (sabıkanız) doluysa, normalde daha az yatarak çıkacağınız cezaevinde “mükerrir” sayıldığınız için çok daha uzun süre kalmak zorunda kalabilirsiniz. Bu duruma “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi” denir.

  • Mahkeme kararımda ‘mükerrir’ yazmıyorsa yine de sabıkalı olduğum için cezam artar mı?

    Hayır, eğer mahkeme hâkimi karar metnine açıkça “sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” ibaresini yazmayı unutmuşsa, sabıka kaydınız ne kadar kabarık olursa olsun bu sizi mükerrir yapmaz. Bu durumda “Kazanılmış Hak” devreye girer.

  • ‘Kazanılmış Hak’ tam olarak ne anlama geliyor ve beni nasıl korur?

    Kazanılmış hak, mahkemenin verdiği kararın kesinleşmesiyle birlikte, sizin aleyhinize değiştirilemeyecek bir durumun ortaya çıkmasıdır. Eğer kararda mükerrir yazılmamışsa, infaz savcısı sizi mükerrir gibi işlem göremez ve normalden daha az süre yatarsınız.

  • Mükerrir olmak cezaevinde ne kadar fazla kalmak demek?

    Normalde cezanızın yarısını (1/2) yatarken, mükerrir sayıldığınızda cezanızın üçte ikisini (2/3) yatmak zorunda kalırsınız. Bu, aynı hapis cezası için fazladan aylarca veya yıllarca hapis anlamına gelir.

  • Örneğin 6 yıl ceza alsam, mükerrir olursam ne kadar fazla yatarım?

    Eğer kararınızda mükerrir yazmıyorsa 6 yıl cezanın 3 yılını yatarsınız. Ancak kararınızda mükerrir yazıyorsa, aynı 6 yıl cezanın 4 yılını cezaevinde geçirmek zorunda kalırsınız; bu da fazladan 1 yıl demektir.

  • Kararda ‘ikinci defa mükerrir’ yazılmamışsa, yine de ikinci kez mükerrir gibi mi işlem görürüm?

    Hayır, eğer hâkim “ikinci defa mükerrir” ibaresini karara yazmayı unuttuysa, bu da sizin lehinize bir kazanılmış haktır. Bu durumda daha ağır olan ikinci kez mükerrir (3/4) rejimi yerine, birinci kez mükerrir (2/3) rejimi uygulanır.

  • Hakim kararda hangi eski suçumun tekerrüre esas olduğunu belirtmeyi unutursa ne olur? Bu da kazanılmış hak mıdır?

    Hayır, maalesef bu durumda kazanılmış hak oluşmaz. Hâkim “mükerrir” ibaresini yazmışsa, infaz savcısı sabıkanızı inceleyerek tekerrüre esas olacak suçu kendisi belirler ve cezanızı mükerrir olarak hesaplar.

  • Terör veya örgüt suçlarından yargılanıyorsam, kararda mükerrir yazmasa bile kazanılmış hak oluşur mu?

    Hayır, terör ve örgütlü suçlarda maalesef bu kural işlemez. Yargıtay’a göre, bu tür suçlarda kararda mükerrir yazmasa bile infaz savcılığı bunu kendiliğinden uygular ve yatarınız ağırlaştırılmış oran üzerinden hesaplanır.

  • İnfaz savcısı yanlışlıkla beni mükerrir gibi hesaplarsa ne yapmalıyım?

    Size tebliğ edilen veya öğrendiğiniz haksız “müddetname” (yatar belgesi) varsa, 15 gün içinde İnfaz Hâkimliği’ne itiraz etmelisiniz. Bu itirazla, yanlış hesaplamayı iptal ettirip kazanılmış hakkınızı kullanabilirsiniz.

  • Sabıkam olsa bile cezaevinde daha az yatma şansım var mı?

    Kesinlikle evet. Mahkeme kararındaki tek bir kelime eksikliği veya yanlış yazım, infaz sürecinde “Kazanılmış Hak” doğurarak sabıkanızın etkisini ortadan kaldırabilir ve cezaevinde çok daha az süre yatmanızı sağlayabilir. Ancak bunun doğru tespit edilmesi ve yasal yollarla kullanılması çok önemlidir.

İLGİLİ YAZILAR