Arabuluculukta Baskı Altında İmza Attığınızı İddia Ederseniz Bunu Kanıtlamak Zorunda Mısınız?
İşten çıkarıldıktan sonra baskı altında bir arabuluculuk anlaşması imzaladığınızı düşünüyorsanız, bu iddianızı ispat etme yükünün kimde olduğunu merak edebilirsiniz. Yargıtay’ın bu kararı, bu konuda önemli bir cevap veriyor.
Karara yazılan karşı oyda, işçi ile işveren arasındaki eşitsizliğin arabuluculuk sürecinde göz önünde bulundurulması gerektiği, özellikle işverenin kontrolündeki ortamlarda yapılan görüşmelerde bu dengesizliğin ciddiye alınması gerektiği vurgulanmıştır.
Olayın Özeti
Bir işçi, iş sözleşmesinin feshedilmesinin ardından baskı ve zorlama altında ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağını imzaladığını, iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürerek işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi, arabuluculuk görüşmelerinin işverenin hakimiyet alanında ve baskı altında yapıldığını kabul ederek tutanağı geçersiz saymıştır.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, arabuluculuk anlaşma belgesinin borçlar hukuku anlamında bir sözleşme olduğunu ve irade fesadı iddiası ileri sürüldüğünde ispat yükünün bunu iddia eden davacıya ait olduğunu belirtmiştir. Davacı tanıklarının beyanlarının soyut ve genel nitelikte olduğunu, irade fesadı iddiasını destekleyen somut bir tanık anlatımı bulunmadığını tespit etmiştir. Dosyadaki arabuluculuk tutanaklarından davacının sürecin esasları ve hukuki sonuçları konusunda bilgilendirildiğinin anlaşıldığını, bunun aksinin de ispat edilemediğini vurgulayarak, tutanağın geçersiz sayılmasının hatalı olduğuna hükmetmiş ve kararı bozmuştur.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Bir arabuluculuk anlaşmasını baskı altında imzaladığınızı iddia ediyorsanız, bu iddianızı somut ve inandırıcı delillerle ispat etmeniz gerekir. Sadece genel ve soyut tanık beyanları, bu iddiayı kanıtlamaya yetmez, mahkemenin sizin lehinize karar verebilmesi için baskının gerçekten yaşandığını gösteren somut olgulara ihtiyaç vardır.
İspat Yükü İddia Eden Taraftadır
Bir arabuluculuk anlaşmasında irade fesadı iddiasında bulunuyorsanız, bu iddiayı ispat etme yükümlülüğü size aittir.
Soyut Tanık Beyanı Yeterli Değildir
Baskı altında imza attığınıza dair genel ve soyut nitelikteki tanık ifadeleri, irade fesadı iddiasını ispat etmek için yeterli sayılmaz.
Bilgilendirme Kanıtı Karşı Tarafı Güçlendirir
Arabuluculuk tutanaklarında sürecin ve sonuçlarının size anlatıldığına dair kayıtlar varsa, bu durum irade fesadı iddianızı zayıflatabilir.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | 2025/5152 | 2025/8447 | 04.11.2025 | İhtiyari arabuluculuk anlaşmasında irade fesadı iddiasının ispat yükünün davacı işçiye ait olması |
Baskı Altında İmzaladığınız Bir Arabuluculuk Anlaşmanız Mı Var?
Durumunuzu birlikte değerlendirelim.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
-
İhtiyari arabuluculuk anlaşması hangi durumlarda iptal edilebilir?
Arabuluculuk anlaşmaları, taraflardan birinin iradesinin hata, hile veya korkutma (irade fesadı) gibi durumlarla sakatlandığı somut delillerle ispatlandığı takdirde iptal edilebilir.
-
Arabuluculukta baskı yapıldığı iddiasını kim ispatlamak zorundadır?
Yargıtay kararına göre, arabuluculuk tutanağının baskı altında imzalandığını ileri süren taraf (genellikle işçi), bu iddiasını somut ve yeterli delillerle ispat etmekle yükümlüdür.
-
Sadece tanık beyanıyla arabuluculuk tutanağı geçersiz sayılır mı?
Hayır, Yargıtay bu kararında soyut ve genel nitelikteki tanık beyanlarını yeterli görmemiş; irade fesadına ilişkin somut ve doğrudan anlatımların olması gerektiğini vurgulamıştır.
-
Arabuluculuk sürecindeki bilgilendirme tutanakları neden önemlidir?
Bu tutanaklar, tarafın arabuluculuğun sonuçları hakkında bilgilendirildiğini kanıtlar. Aksini ispat yükü, bilgilendirilmediğini iddia eden tarafa aittir.

