Taşerondan alacağını alamadın mı, asıl işverene başvurabilirsin
Çalıştığınız taşeron şirketten maaşınızı veya tazminatınızı tahsil edemediyseniz yalnız değilsiniz; Yargıtay, bu durumda asıl işverenin de sorumlu tutulabileceğini açıkça ortaya koydu. Alt işveren değişse bile kesintisiz çalıştıysanız haklarınızın korunacağını gösteren bu karar, işçiler için önemli bir güvence sunuyor.
Alt işveren değişse bile aynı işte kesintisiz çalıştıysanız kıdem tazminatı gibi haklarınızın devam ettiğini unutmayın; bu durumu ispatlayacak belgeleri saklayın.
Olayın Özeti
Bir işçi, çalıştığı taşeron (alt işveren) şirketten tahsil edemediği işçilik alacakları için asıl işveren konumundaki Aygaz A.Ş.’ye karşı icra takibi başlatmıştır. Asıl işveren bu takibe itiraz edince, işçi itirazın iptali ve takibin devamı için dava açmıştır. Yerel mahkeme ise asıl işveren ile alt işveren arasında fiili veya organik bir bağ bulunmadığı gerekçesiyle davayı husumet yokluğu nedeniyle reddetmiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu red kararını hukuka aykırı bularak bozmuştur. Daire, dosyadaki tanık beyanları, kimlik belgeleri ve aynı taraflar arasında görülüp kesinleşen başka bir mahkeme kararını delil göstererek, asıl işveren ile alt işveren arasında gerçek bir asıl-alt işverenlik ilişkisi bulunduğunu tespit etmiştir. Kesinleşen bu kararda, her iki şirketin işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna zaten hükmedilmiştir.
Yargıtay, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı alt işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu hatırlatmıştır. Ayrıca işçinin, alt işveren değişse bile aynı işte ara vermeden çalışmaya devam etmesi halinde bu durumun işyeri devri kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Bu durumda yeni alt işveren, işçinin sözleşmesini ve önceki haklarını devralmış sayılır. Sözleşme devam ettiği sürece kıdem, ihbar gibi feshe bağlı haklar henüz doğmaz; ancak son alt işveren işçiyi işten çıkarırsa bu haklar talep edilebilir hale gelir.
İşçilik alacaklarında zamanaşımı süresi, kıdem tazminatı dahil beş yıldır; asıl işveren ile alt işveren bu süre boyunca müştereken ve müteselsilen sorumludur.
İtirazın iptali davası, icra takibine yapılan itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Alt işveren değişse bile işçinin aynı işte ara vermeden çalışması işyeri devri sayılır; devir sürecinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı genellikle altı ay içinde netleşir.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Bu karar, taşeron işçilerin alacaklarını sadece alt işverenden değil, asıl işverenden de talep edebileceğini net biçimde gösteriyor. Alacağınızı taşeron şirketten tahsil edemiyorsanız asıl işverene karşı da icra takibi veya dava yoluna gidebilirsiniz. Ayrıca alt işveren değiştiği halde aynı işte kesintisiz çalıştıysanız, kıdeminiz ve diğer haklarınız kaybolmaz; yeni alt işveren bu haklardan sorumlu tutulur. Böyle bir durumda haklarınızı takip etmek için önceki mahkeme kararlarını ve çalışma geçmişinizi belgelemeniz büyük önem taşır.
Müşterek ve müteselsil sorumluluk
Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı doğan alacaklardan alt işverenle birlikte sorumludur.
Alt işveren değişse de haklar kaybolmaz
Kesintisiz çalışma varsa işyeri devri kuralları uygulanır, yeni alt işveren önceki hakları devralmış sayılır.
Önceki mahkeme kararları güçlü delildir
Aynı taraflar arasında kesinleşmiş bir karar, asıl-alt işverenlik ilişkisinin ispatında önemli bir dayanak oluşturur.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | 2016/25303 | 2016/21042 | 28.11.2016 | Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde işçilik alacaklarından müşterek ve müteselsil sorumluluk |
İşçilik Alacaklarınız İçin Hukuki Destek Alın
Taşeron veya asıl işverenden alacaklarınızı tahsil edemiyorsanız haklarınızı korumak için uzman desteğine ihtiyacınız olabilir.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin, asıl işveren-alt işveren ilişkilerinde müşterek sorumluluk, husumet ve alt işveren değişimlerinin işçi haklarına etkisine dair verdiği emsal karara dair merak edilenler:
-
Alt işverenin (taşeronun) borçlarından dolayı asıl işverene icra takibi veya dava açılabilir mi?
Evet, açılabilir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak ortaya çıkan işçilik alacaklarından alt işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu nedenle yerel mahkemenin davayı ‘husumet yokluğu’ gerekçesiyle reddetmesi hukuka aykırıdır.
-
Aynı taraflar arasında daha önce kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunması davayı nasıl etkiler?
Aynı asıl işveren ve alt işveren ilişkisine dair daha önce verilmiş ve kesinleşmiş bir iş mahkemesi ilamı bulunuyorsa, bu ilam asıl-alt işverenlik ilişkisinin ve müşterek sorumluluğun ispatında bağlayıcı ve kesin bir delil teşkil eder. Mahkeme bu kesinleşmiş kararı dikkate almak zorundadır.
-
Asıl işveren sabit kalırken alt işverenlerin (taşeronların) değişmesi işçinin haklarını nasıl etkiler?
İşçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında, ara vermeden değişen alt işverenlerin yanında kesintisiz çalışmaya devam etmesi halinde ‘işyeri devri’ kuralları uygulanır. Bu durumda yeni alt işveren, işçinin iş sözleşmesini ve geçmiş dönemden doğan tüm işçilik haklarını devralmış sayılır.
-
Alt işveren değiştiğinde kıdem ve ihbar tazminatı gibi feshe bağlı haklar hemen talep edebilir mi?
Eğer işçi girdi-çıktı yapılmaksızın yeni alt işverenin yanında da işine kesintisiz olarak devam ediyorsa, iş sözleşmesi sürdüğü için feshe bağlı hakların (ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti gibi) talep koşulları henüz gerçekleşmemiş sayılır. Ancak süresi biten alt işveren işçinin sözleşmesini resmen feshetmişse bu haklar muaccel hale gelir.
-
Alt işveren değişimlerinde işyeri devri kurallarının uygulanmasının işçi açısından önemi nedir?
Eğer bu durumlarda işyeri devri hükümleri uygulanmazsa, işçi her taşeron değişiminde hak kaybına uğrayabilir ve kıdem tazminatı gibi uzun vadeye yayılan haklarından mahrum kalabilir. Yargıtay, işçinin emeğini korumak ve asıl işverenin sorumluluğunun sınırlarını hakkaniyete uygun belirlemek adına kesintisiz çalışmalarda işyeri devri kurallarının uygulanmasını elzem görmektedir.

