İlamsız İcra Takibinde Ödeme Emrine İtiraz Süresi Kaç Gündür?
İlamsız icra takibinde size gönderilen ödeme emrine itiraz etmek için elinizde sadece 7 gün var, bu süre kaçırılırsa borç kesinleşiyor ve hacze kadar giden bir sürece girebilirsiniz.
Aşağıda 7 günlük sürenin nasıl hesaplandığını, itirazın şartlarını ve süreyi kaçırırsanız hangi yollarınız kaldığını anlatıyoruz.
İlamsız İcra Takibi ve Ödeme Emrinin Hukuki Altyapısı
Türk İcra Hukuku sisteminin en temel kurumlarından biri olan “İlamsız İcra Takibi”, alacaklının elinde herhangi bir mahkeme kararı (ilam) bulunmaksızın, sadece bir para veya teminat alacağı iddiasıyla doğrudan icra müdürlüğüne başvurarak başlattığı takip türüdür. Bu sistemin doğası gereği, icra müdürü alacaklının sunduğu talebin doğruluğunu, borcun gerçekten var olup olmadığını veya vadesinin gelip gelmediğini re’sen (kendiliğinden) araştıramaz. Alacaklının talebi üzerine, icra dairesi tarafından borçluya “Ödeme Emri” (Örnek No: 7) adı verilen resmî bir belge gönderilir.
İşte sistemin borçluya tanıdığı en büyük kalkan burada devreye girer. Mademki alacaklı hiçbir mahkeme kararı olmadan devletin cebri icra gücünü harekete geçirebilmektedir, borçlunun da sadece tek bir beyanla (itirazla) bu takibi durdurabilme hakkı olmalıdır. Ödeme emrini tebliğ alan borçlu, borcun tamamına, bir kısmına, faizine veya dayanak belgedeki imzaya itiraz ederek, hakkındaki haciz tehdidini anında bertaraf edebilir.
İlamsız İcra Takibinde Ödeme Emrine İtiraz Süresi Ne Kadardır?
İlamsız icra takiplerinde borçlunun en çok dikkat etmesi gereken husus, kanunla belirlenmiş olan kesin itiraz süresidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 62. maddesine göre; ilamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz süresi, tebliğ tarihinden itibaren kesin olarak 7 (yedi) gündür.
Kanunun belirlediği bu 7 günlük süre teknik anlamda bir “hak düşürücü süre”dir. Yani bu sürenin bir gün bile geçirilmesi, itiraz hakkının tamamen kaybedilmesine ve hakkınızda başlatılan icra takibinin kesinleşmesine yol açar. Takibin kesinleşmesi demek, alacaklının banka hesaplarınıza, maaşınıza, evinize veya aracınıza haciz koydurabilmesi demektir. Bu nedenle sürelere riayet edilmesi büyük önem taşır.
Farklı takip türlerine göre ödeme emrine itiraz sürelerini şu şekilde gruplayabiliriz:
| Genel Haciz Yoluyla İlamsız Takip | Bir faturaya, cari hesaba, adi senede veya sözlü bir sözleşmeye dayalı takiplerdir. İtiraz süresi 7 gündür (İİK m. 62). |
| Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Takip | Çek, poliçe veya bonoya dayalı takiplerdir. Bu takiplerde borca veya imzaya itiraz süresi 5 gündür (İİK m. 168). |
| Kiralanan Taşınmazların İlamsız İcra Yoluyla Tahliyesi | Adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin ödenmeyen kira bedelleri için başlatılan takiplerde itiraz süresi 7 gündür (İİK m. 269). |
7 Günlük İtiraz Süresi Hukuken Nasıl Hesaplanır?
İtiraz süresinin hesaplanmasında yapılan hatalar, haklı olan borçluların dahi mağdur olmasına sebep olmaktadır. İcra ve İflas Kanunu’nun 19. maddesi gereğince süre hesaplamasında uyulması gereken kesin kurallar şunlardır:
| Tebliğ Günü Sayılmaz | Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün (ödeme emrinin size tebliğ edildiği gün) hesaba katılmaz. Süre, tebligatı aldığınız günün ertesi sabahı işlemeye başlar. Örneğin; ödeme emrini Pazartesi günü teslim aldıysanız, itiraz süreniz Salı günü başlar ve bir sonraki Pazartesi günü mesai saati bitiminde sona erer. |
| Tatil Günlerinin Durumu | 7 günlük sürenin içindeki hafta sonu (Cumartesi-Pazar) veya resmî tatiller süreye dâhildir, süreyi uzatmaz. Ancak itiraz süresinin son günü (7. gün) resmî bir tatil gününe (Örneğin Pazar gününe veya bayrama) rastlarsa, itiraz süresi tatili takip eden ilk iş gününün mesai saati bitimine kadar uzar. |
| Mesai Saati Sınırı | Müddet, son günün tatil saatinde (icra dairesinin mesaisi bittiğinde) bitmiş sayılır. Elektronik UYAP sistemi üzerinden yapılacak itirazlarda dahi son gün saat 23:59’a kadar değil, mesai bitimine kadar işlem yapılması riskleri ortadan kaldıracaktır. |
Ödeme Emrine İtirazın Şartları ve Usul Kuralları
Ödeme emrine itirazın geçerli olabilmesi ve takibi durdurabilmesi için kanunun aradığı usul kurallarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. İtiraz işleminin temel şartları şunlardır:
| İtirazın Yapılacağı Makam | İtiraz mutlaka icra takibini başlatan İcra Dairesine yapılmalıdır. İcra Mahkemesine veya başka bir mahkemeye yapılan itiraz, ilamsız icra takibini durdurmaz. Ancak borçlu, bulunduğu yerdeki (takibin yapıldığı yer dışındaki) bir icra dairesi aracılığıyla “muhabere yoluyla” asıl icra dairesine itiraz dilekçesi gönderebilir (İİK m. 62/2). |
| İtirazın Şekli | İtiraz, dilekçe vererek (yazılı) yapılabileceği gibi, icra dairesine bizzat gidilerek tutanağa geçirilmek suretiyle (sözlü) de yapılabilir. |
| Açık ve Anlaşılır Olma Şartı | Borçlu, borcun tamamına itiraz ediyorsa bunu açıkça belirtmelidir. Eğer borcun sadece bir kısmına itiraz ediyorsa, itiraz ettiği kısmın miktarını açıkça (rakamsal olarak) göstermek zorundadır. Aksi takdirde hiç itiraz etmemiş sayılır (İİK m. 62/4). |
| İmzaya İtirazın Özelliği | Takip dayanağı adi bir senet ise ve borçlu senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyorsa, bu durumu itirazında “ayrıca ve açıkça” beyan etmelidir. Sadece “Borcum yoktur” şeklindeki genel bir itiraz, imzayı kabul etmiş sayılmanıza neden olur (İİK m. 62/5). |
| Adres Bildirme Zorunluluğu | Borçlu, itiraz dilekçesinde yurt içinde geçerli bir tebligat adresi bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yeni adresini bildirmezse, eski adrese yapılacak tebligatlar kendisine yapılmış sayılarak hukuki sonuç doğurur. |
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
Gecikmiş İtiraz: Süreyi Kaçıran Borçlu Ne Yapmalı?
Hayatın olağan akışı içinde, borçlunun elinde olmayan çok ağır mücbir sebeplerden dolayı 7 günlük itiraz süresi kaçırılabilir. İcra ve İflas Kanunu madde 65, borçlunun kusuru olmaksızın bir engel (ağır hastalık, doğal afet, deprem, sel vb.) sebebiyle süresi içinde itiraz edememesi durumunda “Gecikmiş İtiraz” kurumunu öngörmüştür.
- 3 Günlük Süre: Borçlu, itiraz etmesini engelleyen ağır mazeretin (engelin) kalktığı günden itibaren en geç 3 (üç) gün içinde gecikmiş itiraz yoluna başvurmalıdır.
- Başvuru Mercii: Normal itiraz icra dairesine yapılırken, gecikmiş itiraz mutlak surette İcra Mahkemesine yapılmalıdır. Borçlu, hem mazeretini gösterir delilleri mahkemeye sunmalı hem de asıl borca ilişkin itiraz sebeplerini bildirmelidir.
- Mahkeme mazereti haklı bulursa, daha önceden konulmuş hacizler varsa bunlar düşebilir ve itirazın kabulü ile takip durur.
İtirazın Hukuki Sonucu: Takibin Durması ve İtirazın İptali Davası
Süresi içinde usulüne uygun olarak yapılan bir itiraz (borca, faize veya imzaya itiraz), hiçbir mahkeme kararına gerek kalmaksızın icra takibini kendiliğinden durdurur (İİK m. 66). İtiraz üzerine icra müdürü, alacaklının talebi olsa dahi malvarlığınıza haciz koyamaz veya satış işlemlerini gerçekleştiremez.
Takibin durması üzerine top artık alacaklıya geçer. Alacaklı, duran takibine devam edebilmek ve haciz aşamasına geçebilmek için ya icra mahkemesinde “İtirazın Kaldırılması” davası açmalı ya da genel mahkemelerde genel hükümlere göre İtirazın İptali Davaları yoluna başvurmalıdır.
- 1 Yıllık Hak Düşürücü Süre: İtirazın iptali davası, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren tam 1 (bir) yıl içinde açılmalıdır (İİK m. 67). Bu süre kaçırılırsa ilamsız icra takibi tamamen düşer.
Yargıtay Kararları Işığında Haksız İtiraz ve İcra İnkar Tazminatı
İlamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz etmek çok kolay ve masrafsız olsa da, sadece zaman kazanmak ve alacaklıyı oyalamak amacıyla yapılacak haksız bir itirazın çok ağır yaptırımları vardır. İİK madde 67 uyarınca, itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse, borçlu mahkemece hükmolunan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilir.
Ancak borçlunun bu %20’lik tazminata mahkum edilebilmesi için Yargıtay’ın aradığı en temel şart, takibe konu alacağın “Likit (Belirlenebilir/Muayyen)” bir alacak olmasıdır.
Likit Alacak Kavramına Yargıtay’ın Yaklaşımı
Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre likit alacak; “tutarı belli, bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması, ya da borçlusu tarafından bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir.”
| Faturalar ve Ticari Satımlar | Yargıtay 19. Hukuk Dairesi kararlarına göre, ticari satımdan kaynaklanan ve faturaya dayanan alacaklar baştan bilinebilir ve hesap edilebilir nitelikte olduğundan likittir. Haksız itiraz eden borçlu %20 tazminat öder. |
| Sözleşme ve Protokoller | Taraflar arasında düzenlenen protokoller ve banka kredi sözleşmelerinden doğan alacaklar likittir. |
| İşçi Alacakları | Ücret ve hesaplanabilen izin alacakları likit kabul edilirken, kıdem tazminatı veya haklı fesih tartışması içeren kıdem alacakları yargılama gerektirdiği için kural olarak likit kabul edilmez. |
| Haksız Fiil Tazminatları | Kural olarak haksız fiilden doğan zarar mahkeme incelemesi gerektirdiğinden likit değildir. Ancak taraflar kendi aralarında bir mutabakatname veya ibraname imzalayarak rakamı netleştirmişse, o tarih itibariyle alacak likit hale gelir ve inkar tazminatına konu olur. |
Bu yazıda anılan hükümlerin tam metnine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu‘nun resmî yayınından ulaşabilirsiniz.
Avukat Değerlendirmesi: Sürecin Hassasiyeti ve Profesyonel Hukuki Destek
İlamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz için sadece 7 gününüz var. Bu sürenin bir saat bile aşılması veya dilekçede imzaya itirazın ayrıca belirtilmemesi, borçlu olmadığınız bir parayı ödemek zorunda kalmanıza yol açabilir.
Öte yandan sadece süre kazanmak için yapılacak kötü niyetli bir itiraz da mahkeme aşamasında en az yüzde 20 icra inkar tazminatı ve ek yargılama giderleriyle geri dönebilir.
İlamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür. İcra ve İflas Kanunu’nun 62. maddesi, itiraz etmek isteyen borçlunun itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecbur olduğunu söyler. İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir daireye yapılırsa o daire gereken masrafı alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir.
Aynı madde iki önemli ayrıntı daha içerir: borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi gerekir, aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır; senetteki imzayı reddeden borçlu bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir, aksi hâlde imzayı kabul etmiş sayılır.
Süreyi kusuru olmayan bir engel yüzünden kaçıran borçlu için 65. maddedeki gecikmiş itiraz yolu vardır; engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine başvurulur. İtiraz sonrası alacaklının izleyeceği yolu ayrıca anlattık. İtirazın İptali Davaları alanındaki deneyimimizle, yedi günlük süreniz içinde itirazınızı doğru biçimde yapmak için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Kapıma ilamsız icra takibi ödeme emri geldiğinde itiraz etmek için kaç gün sürem var?
İlamsız icra takiplerinde ödeme emrine itiraz etme süreniz, evrakı posta memurundan resmi olarak teslim aldığınız (tebliğ edildiği) tarihten itibaren kesin olarak 7 (yedi) gündür. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan, 1 gün bile geciktirilmesi durumunda itiraz hakkınızı kaybedersiniz ve takip kesinleşir.
-
İcra takibindeki 7 yasal günlük itiraz süresi hukuken nasıl hesaplanır, hafta sonları süreye dahil midir?
İtiraz süresi hesaplanırken ödeme emrini teslim aldığınız ilk gün hesaba katılmaz; süre bir sonraki günün sabahı başlar. Sürenin içindeki hafta sonları ve resmi tatiller yasal süreye dahildir ve süreyi uzatmaz. Ancak itiraz etmeniz gereken son gün resmi bir tatile veya pazar gününe denk gelirse, süreniz tatili takip eden ilk iş gününün mesai saati bitimine kadar uzar.
-
İcra takibi ödeme emrine itirazımı nereye ve nasıl yapmam gerekir?
İtirazınızı mutlaka takibin başlatıldığı İcra Dairesine yazılı bir dilekçe ile veya bizzat giderek tutanağa geçirtmek suretiyle sözlü olarak yapmalısınız. Eğer başka bir şehirdeyseniz, bulunduğunuz yerdeki icra dairesi aracılığıyla muhabere yoluyla asıl icra dairesine gönderilmek üzere de itiraz hakkınızı kullanabilirsiniz.
-
Borcun sadece bir kısmına veya senetteki imzaya itiraz edeceksem dilekçede nelere dikkat etmeliyim?
Eğer borcun tamamına değil de bir kısmına itiraz ediyorsanız, itiraz ettiğiniz borç miktarını rakamsal olarak açıkça belirtmek zorundasınız; aksi halde hiç itiraz etmemiş sayılabilirsiniz. Takip dayanağı adi bir senet veya sözleşmeyse ve imza size ait değilse, dilekçenizde borca itirazla birlikte mutlaka “ayrıca ve açıkça” imzaya da itiraz ettiğinizi beyan etmelisiniz.
-
7 günlük yasal itiraz süresini ağır hastalık veya deprem gibi mücbir sebeplerle kaçırırsam ne yapabilirim?
Elinizde olmayan çok ağır ve kusursuz bir engel (ağır hastalık, doğal afet vb.) sebebiyle süreyi kaçırdıysanız “Gecikmiş İtiraz” yoluna başvurabilirsiniz. Bu engelinizin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç 3 gün içinde, mazeretinizin delilleri ve asıl borca itiraz dilekçeniz ile birlikte doğrudan İcra Mahkemesine başvurmanız gerekmektedir.
-
İcra takibine haksız yere veya sadece zaman kazanmak için itiraz edersem ne gibi yaptırımlarla karşılaşırım?
Sırf takibi uzatmak amacıyla haksız yere itiraz ederseniz ve alacaklı genel mahkemede İtirazın İptali Davası açıp kazanırsa, borç miktarının en az %20’si oranında “İcra İnkar Tazminatı” ödemeye mahkum edilirsiniz. Ayrıca davanın vekalet ücretleri, mahkeme masrafları ve biriken yasal faizler de borcunuza eklenir.
-
Borçlu olarak aleyhime %20 icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın ne tür bir vasıfta olması gerekir?
Tazminata hükmedilebilmesi için alacağın “likit” yani net, belirli, sabit veya borçlu tarafından kolayca hesaplanabilir, bilinebilir olması şarttır. Yargıtay içtihatlarına göre faturaya dayalı ticari alacaklar, sözleşme borçları, kambiyo senetleri (çek, bono) likit kabul edilirken; trafik kazası gibi haksız fiillerden doğan veya derin mahkeme incelemesi gerektiren tartışmalı alacaklar likit sayılmaz.





