Projeden (Topraktan) Ev Aldım, Müteahhit Tapumu Vermiyor Ne Yapmalıyım?

Projeden (Topraktan) Ev Aldım, Müteahhit Tapumu Vermiyor Ne Yapmalıyım?

Topraktan aldığınız evin parasını ödediniz ama müteahhit sürekli oyalayıp tapunuzu vermiyorsa, bu bekleyişin sonsuza kadar sürmesine izin vermek zorunda değilsiniz.

Arsa sahibinden tapu isteyebilmenin altın kuralını ve Yargıtay’ın çifte satış ile sözleşmenin feshi riskine yaklaşımını anlatıyoruz.

Topraktan (Projeden) Ev Almanın Hukuki Temeli: Alacağın Temliki

Eser sözleşmesinde zamanaşımı ve bildirim süreleri
DurumSüreBaşlangıcıDayanak
Taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde ayıp davası2 yılTeslim tarihiTBK m.478
Taşınmaz yapılarda ayıp davası5 yılTeslim tarihiTBK m.478
Yüklenicinin ağır kusuru varsa20 yılTeslim tarihiTBK m.478
Ayıbın bildirilmesiGecikmeksizinAyıbın ortaya çıktığı anTBK m.477/3
Gözden geçirme ve bildirim ihmal edilirseEser kabul edilmiş sayılırTeslimTBK m.477/2
Kasten gizlenen ayıplardaKabul, yükleniciyi sorumluluktan kurtarmazAyıbın öğrenilmesiTBK m.477/1

Ayıp bildirimi ile dava zamanaşımı farklı şeylerdir: bildirim yapılmazsa eser kabul edilmiş sayılır ve dava süresi dolmamış olsa bile hak kaybedilir.

Projeden ev almanın hukuki boyutunu doğru kurgulamak, tapunuza giden yoldaki ilk ve en önemli adımdır. Uygulamada “topraktan ev almak” veya “maketten satış” olarak bilinen bu işlem, hukuken müteahhidin (yüklenicinin) arsa sahibi ile yaptığı “Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi”nden doğan hakkını, üçüncü bir kişiye (size) devretmesidir.

Hukukumuzda bu işleme “alacağın temliki” (alacağın devri) adı verilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun (TBK) 183. maddesi gereğince müteahhit, arsa sahibine karşı kazanacağı kişisel hakkını (bağımsız bölüm tapusunun devrini), arsa sahibinin rızasına dahi ihtiyaç duymaksızın üçüncü kişilere devredebilir. Sizin müteahhitle yaptığınız sözleşme, işte bu şahsi hakkın size geçmesini sağlayan bir temlik işlemidir.

Pek çok mağdur vatandaşımız, “Ben müteahhitle notere gitmedim, kendi aramızda düz bir sözleşme imzaladık, galiba evrakım geçersiz” korkusu yaşar. Oysa TBK’nın 184. maddesi gereğince, alacağın devrinin (temlikinin) geçerliliği için sadece “yazılı şekilde” yapılmış olması yeterlidir.

Yani müteahhidin imzasını taşıyan yazılı bir sözleşme, alacağın temliki yoluyla şahsi (kişisel) hakkın size geçmesi için hukuken tam ve yeterli bir belgedir. Bu sözleşme ile siz, artık müteahhidin yerine geçer ve ifayı (tapu devrini) bizzat arsa sahibinden isteme hakkına sahip olursunuz.

Arsa Sahibinden Tapu İsteyebilmenin Altın Kuralı: Müteahhidin Yükümlülüklerini Eksiksiz İfa Etmesi

İşte konunun en can alıcı ve vatandaşlarımızın davaları kaybetmesine yol açabilen o ince hukuki çizgisi burasıdır. Alacağı devralan kişi (siz), evvelki alacaklının (müteahhidin) yerine geçerek borçludan (arsa sahibinden) tapu devrini isteyebilirsiniz; ancak arsa sahibi bu talebe hemen uymak zorunda değildir.

TBK’nın 188. maddesine göre borçlu (arsa sahibi), devri öğrendiği sırada müteahhide karşı sahip olduğu bütün savunma haklarını ve itirazları, yeni alacaklıya (size) karşı da birebir ileri sürebilir. Bunun Türkçesi şudur: Arsa sahibi size dönüp, “Senin müteahhitle anlaşman beni bağlamaz. Müteahhit bana verdiği sözleri tutmadı, inşaatı eksik yaptı, iskanı almadı. Ben müteahhide tapuyu vermezdim ki sana vereyim!” diyebilir.

Yargıtay kararları uyarınca, “temliken tescil” davasıyla arsa sahibini tapu devrine zorlayabilmeniz için, müteahhidin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edimlerini (borçlarını) bütünüyle yerine getirmiş olması mutlak bir zorunluluktur. Peki, bu yükümlülükler nelerdir?

Ruhsata ve Projeye UygunlukBinanın “kaçak” olmaması, onaylı mimari projeye ve imar mevzuatına uygun olarak inşa edilmiş olması şarttır.
Fen ve Sanat Kurallarına Uygun İmalatİnşaatın ayıpsız, sözleşmede taahhüt edilen kalitede ve eksiksiz bir şekilde tamamlanarak arsa sahibine teslim edilmesi gerekir.
İskan (Yapı Kullanma İzin Belgesi) AlınmasıŞayet arsa sahibi ile müteahhit arasındaki sözleşmede “anahtar teslim” veya “iskan alma yükümlülüğü müteahhide aittir” şeklinde bir ibare varsa, bina %100 fiziki olarak bitmiş olsa bile, ilgili belediyeden yapı kullanma izin belgesi (iskan) alınmadıkça müteahhit borcunu ifa etmiş sayılmaz ve tapu size verilmez.

Eğer müteahhit bu görevlerini yerine getirmemişse, kazandığı bir “gerçek alacak” olmayacağı için, size yaptığı temlik işlemi de arsa sahibi nezdinde havada kalır ve tapu iptal tescil davanız reddedilebilir.

Temliken Tescil Davasında Taraf Teşkili ve Dava Şartları

Elinizdeki adi yazılı sözleşmeye dayanarak mahkemeye başvurduğunuzda, açacağınız davanın adı hukuk dilinde “temliken tescil” davasıdır. Bu davanın usulden reddedilmemesi ve tapunuza kavuşabilmeniz için dilekçenin ve davanın teknik mimarisinin kusursuz olması gerekir.

Dava açarken dikkat etmeniz gereken hukuki kurallar şunlardır:

Zorunlu Dava Arkadaşlığı (Taraf Teşkili)En sık yapılan hata, tapu iptal ve tescil davasının sadece o an tapunun sahibi olan kişiye (arsa sahibine) açılmasıdır. Oysa temliken tescil davalarında; uyuşmazlığın kaynağı müteahhit ile arsa sahibi arasındaki sözleşme olduğu için, davanın hem arsa sahibine hem de müteahhide karşı birlikte açılması yasal bir zorunluluktur. Şayet davayı sadece arsa sahibine açarsanız, mahkeme size taraf teşkilini sağlamanız (müteahhide de dava açıp birleştirmeniz) için süre verir; bu yapılmazsa davanız doğrudan usulden reddedilir.
Delillerin Kusursuz ToplanmasıMahkemede sadece elinizdeki makbuzu ve sözleşmeyi sunmak yetmez. Mahkemece; tedavüllü tapu kayıtlarının, yüklenici ile arsa sahibi arasındaki ana sözleşmenin, sizin müteahhitle yaptığınız temlik sözleşmesinin, inşaat seviye tespit tutanaklarının ve ilgili belediyeden imar/iskan işlem dosyasının celp edilerek derinlemesine bir tahkikat yapılması zorunludur.

Eğer bu ağır usul kuralları sizi korkuttuysa, yalnız değilsiniz. Tam da bu nedenle sürecinizi şansa bırakmamak için Eser Sözleşmesi Davaları alanında ihtisaslaşmış büromuzun güvencesine sığınmanız en doğru adım olacaktır.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Yargıtay ve Emsal Karar Yaklaşımı: Çifte Satış ve Sözleşmenin Feshi Riski

İnşaat sektöründe sıkça görülen ve mağduriyeti ikiye katlayan iki büyük felaket senaryosu vardır: Müteahhidin aynı daireyi birden fazla kişiye satması ve müteahhidin inşaatı yarım bırakması üzerine arsa sahibinin sözleşmeyi iptal etmesi. Yargıtay bu son derece kritik düğümleri şu içtihatlarla çözmektedir:

1. Aynı Dairenin Birden Fazla Kişiye Satılması (Şahsi Hakların Yarışması)

Kötü niyetli müteahhitler, finansman sağlamak amacıyla size sattıkları dükkânı veya daireyi, farklı tarihlerde başka üçüncü kişilere de satabilmektedir. Bu durumda hukuken “şahsi hakların yarışması” kuralı devreye girer. Yargıtay’ın sarsılmaz içtihatlarına göre; bu yarışta geçerli olan kural, sözleşmenin noterden mi yoksa adi yazılı mı yapıldığı değil, temlik işleminin (sözleşmenin) taşıdığı tarihtir. Geçersiz olmadıkça, kimin sözleşme tarihi daha eskiyse, o kişinin şahsi hakkı üstün tutulur ve tapuyu ilk alan kişi hak eder.

Ancak müteahhit bu daireyi size satış vaadiyle sattıktan sonra, gidip bir başkasına tapuda resmi devir yoluyla mülkiyeti (ayni hakkı) geçirmişse, kural olarak ayni hak şahsi hakka üstün tutulur. İstisnası ise TMK 1023 maddesinde gizlidir; eğer tapuyu alan o yeni kişi kötü niyetliyse (örneğin müteahhidin ortağıysa, veya o daireyi sizin aldığınızı bile bile tapuyu devralmışsa), yolsuz tescil iddiasıyla o kişinin tapusunun da iptalini talep edebiliriz.

2. İnşaatın Yarım Kalması ve Geriye/İleriye Etkili Fesih Farkı

Eğer müteahhit inşaatı yarım bırakıp kaçarsa ve arsa sahibi sözleşmeyi feshederse sizin akıbetiniz ne olacak? 30.09.1988 tarihli ve 1987/2, 1988/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ışığında, bu durum inşaatın seviyesine göre ikiye ayrılır:

  • İnşaatın Başı veya Ortası (Geriye Etkili Fesih): Müteahhit inşaatı örneğin %50 seviyesinde bırakıp kaçarsa, arsa sahibi mahkeme kanalıyla sözleşmeyi “geriye etkili” (sanki hiç yapılmamış gibi) fesheder. Bu durumda müteahhit hiç arsa payı hak edemeyeceği için, müteahhidin size yaptığı temlik (satış) de hukuken sebepsiz (havada) kalır. Yargıtay’a göre, siz daha inşaat halindeyken topraktan daire alarak büyük bir ticari risk üstlendiğiniz için TMK 1023 uyarınca “ben iyi niyetli üçüncü kişiyim” iddiasında bulunamazsınız. Bu senaryoda tapuyu arsa sahibinden alamazsınız; ancak ödediğiniz parayı faiziyle müteahhitten icra yoluyla geri isteyebilirsiniz.
  • İnşaatın Büyük Oranda Bitmesi (İleriye Etkili Fesih): Eğer inşaat %90 ve üzeri seviyede bitmişse ve iskan gibi eksiklikler kalmışsa, arsa sahibi sözleşmeyi ancak “ileriye etkili” feshedebilir. İşte bu, sizin için kurtuluş biletidir! İleriye etkili fesihte yapılan tasfiye sonucunda, mahkeme inşaatın geldiği seviyeye denk düşen bağımsız bölümleri (daireleri) müteahhidin hakkı olarak tescil eder. Eğer sizin satın aldığınız daire, mahkemenin müteahhide bıraktığı bu dairelerin içindeyse, temlik aldığınız şahsi hakka dayanarak doğrudan kendi adınıza tescilini başarıyla talep edebilirsiniz.

Tapu Devri İçin Hangi Belgeye Sahip Olduğunuz Belirleyicidir

Aynı olayda iki farklı sonuç doğabilir ve bunu belirleyen şey elinizdeki belgenin türüdür. İki senaryo üzerinden bakalım.

Birinci senaryoda elinizde noterde düzenlenmiş bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi vardır. Türk Borçlar Kanunu’nun 237. maddesi bu sözleşmelerin resmi şekilde düzenlenmesini arar ve şart sağlanmıştır. Bu durumda doğrudan tapu iptali ve tescil davası açabilirsiniz. Sözleşmeyi tapu kütüğüne şerh ettirmişseniz koruma daha da güçlenir; şerh, taşınmazın sonradan üçüncü kişilere devredilmesi hâlinde hakkınızı onlara karşı da ileri sürmenizi sağlar.

İkinci senaryoda elinizde yalnızca adi yazılı bir daire satış sözleşmesi vardır. Kural olarak bu belgeye dayanarak tescil isteyemezsiniz; ancak ödediğiniz bedelin iadesini ve uğradığınız zararın tazminini talep edebilirsiniz. Konut fiilen teslim edilmiş ve yıllardır orada oturuyorsanız, edimlerin yerine getirilmiş olması şekil eksikliğinin ileri sürülmesini dürüstlük kuralına aykırı hâle getirebilir; bu, dosyanın somut şartlarına göre değerlendirilir.

Her iki senaryoda da temerrüt hükümleri işler. Türk Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi size üç seçenek verir: aynen ifayı ve gecikme tazminatını istemek, ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçtiğinizi hemen bildirerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini istemek ya da sözleşmeden dönmek. Dönme hâlinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce verdiklerini geri isteyebilir; müteahhit temerrütte kusursuz olduğunu ispat edemezse ayrıca zararınızı da karşılar.

Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç

Projeden ev aldığınız müteahhit tapunuzu vermiyorsa sessiz kalmayın. Bu durum aynı dairenin başka birine satılması veya müteahhidin iflas etmesi gibi geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir.

Elinizdeki sözleşme, temliken tescil davasında zorunlu dava arkadaşlarının (arsa sahibi ve müteahhit) doğru belirlenmesiyle sizi hakkınız olan tapuya kavuşturabilecek güçlü bir belge.

Topraktan alınan konutta tapu verilmemesi hâlinde elinizdeki yol, sözleşmenizin şekline göre değişir. Türk Borçlar Kanunu’nun 237. maddesi taşınmaz satışı ve satış vaadi sözleşmelerinin resmi şekilde düzenlenmesini arar; noterde düzenlenmiş bir satış vaadiniz varsa doğrudan tapu iptali ve tescil davası açabilirsiniz.

Adi yazılı bir sözleşmeniz varsa kural olarak tescil istenemez, ancak ödediğiniz bedelin iadesi ve zararınızın tazmini talep edilebilir; edimlerin fiilen yerine getirilmiş olduğu hâllerde şekil eksikliğinin ileri sürülmesi dürüstlük kuralına aykırı görülebileceği için bu değerlendirme dosyaya göre yapılır.

Müteahhidin teslimde temerrüde düşmesi hâlinde 125. madde size üç seçenek verir: aynen ifayı ve gecikme tazminatını istemek, ifadan vazgeçip zararın giderilmesini istemek ya da sözleşmeden dönmek. Dönme hâlinde ödediğiniz bedelin tamamını geri isteyebilirsiniz. Müteahhidin iflası veya kaçması hâlindeki hakları ayrı bir yazıda ele aldık. Eser Sözleşmesi Davaları alanındaki deneyimimizle, sözleşmenizin türüne göre izlenecek yolu belirlemek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Tapu iptal ve tescil davasının nasıl açılacağına, hangi mahkemenin görevli olduğuna ve dava sürecine dair ayrıntılı bilgi için “Müteahhitten Topraktan Ev Aldım, Tapumu Vermiyor, Tapu İptal Davası Nasıl Açılır?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Müteahhitten topraktan (projeden) aldığım dairenin tapusunu vermezlerse ne yapmalıyım?

    Müteahhit tapuyu devretmekten kaçınırsa, mahkemeye başvurarak hem müteahhide hem de arsa sahibine karşı “tapu iptal ve tescil” (temliken tescil) davası açmalısınız. Bu davayla, müteahhitten devraldığınız hakkı kullanarak tapunun doğrudan sizin adınıza tescil edilmesini talep edebilirsiniz.

  • Müteahhitle notere gitmeden kendi aramızda yaptığımız adi yazılı satış sözleşmesi geçerli midir?

    Evet, geçerlidir. Kanunlarımıza göre müteahhidin gelecekteki hakkını size devretmesi (alacağın temliki) işlemi için notere gitme zorunluluğu yoktur; tarafların imzaladığı düz yazılı bir sözleşme hukuken geçerli sayılır.

  • Müteahhit inşaatı yarım bırakıp kaçarsa topraktan aldığım dairenin tapusunu yine de alabilir miyim?

    Bu durum inşaatın ne kadarının bittiğine bağlıdır. Eğer inşaat yüzde 90 ve üzerinde tamamlanmışsa mahkeme ileriye etkili fesih kararı verir ve daireniz müteahhidin payına düşen daireler arasındaysa tapunuzu alabilirsiniz; ancak inşaat seviyesi düşükse tapu alamaz, sadece ödediğiniz parayı müteahhitten geri isteyebilirsiniz.

  • Müteahhit aynı daireyi iki farklı kişiye sattıysa daire kime verilir?

    Eğer daire henüz kimsenin adına tapuda resmi olarak tescil edilmemişse, sözleşme tarihi daha eski olan kişi hak sahibi kabul edilir ve tapuyu o alır. Ancak daire tapuda resmi olarak iyiniyetli bir üçüncü kişiye devredilmişse, tapuyu resmi olarak alan kişi üstün sayılır; diğer kişi sadece müteahhitten parasını geri talep edebilir.

  • Müteahhitten daire aldım ama arsa sahibi “müteahhit işi bitirmedi, tapu vermem” diyor, bu durumda ne yapabilirim?

    Arsa sahibinin bu itirazı hukuken geçerlidir; çünkü arsa sahibinden tapu isteyebilmeniz için müteahhidin binayı projeye uygun bitirmesi ve iskanını alması gerekir. Eğer müteahhit borcunu tamamlamadıysa, eksik kalan işlerin bedelini mahkeme aracılığıyla ödeyerek veya müteahhidin diğer haklarından mahsup ettirerek tapunuzu almaya çalışabilirsiniz.

  • Topraktan alınan dairenin tapusunu dava yoluyla alabilmek için davayı kime açmak gerekir?

    Davayı sadece arsa sahibine veya sadece müteahhide açmak usulen en büyük hatadır; davanın mutlaka hem arsa sahibine hem de müteahhide karşı birlikte açılması gerekir. Yasal olarak bu iki taraf arasında zorunlu bir ortaklık olduğundan, taraflardan birinin eksik olması durumunda mahkeme davayı usulden reddedecektir.

  • Müteahhit iskan almazsa ne olur?

    İskan yani yapı kullanma izni olmadan konut fiilen teslim edilse bile elektrik, su ve doğalgaz aboneliği gibi işlemlerde sorun yaşanabilir. Bu durum işin ayıplı veya eksik ifası sayılabilir. Müteahhide yazılı ihtarla iskanı almasını isteyebilir, almazsa zararınız için tazminat talep edebilirsiniz.

  • Tapu tescil davası açmadan önce müteahhide ihtarname göndermeli miyim?

    Zorunlu değildir ama çok faydalıdır. Noterden gönderilen ihtarname, müteahhidin tapuyu vermekte gecikmesini ve size verdiği süreyi belgelemenizi sağlar. Ayrıca dava açmadan önce ödemelerin dekontlarını, sözleşmeyi ve ilerleme durumunu gösteren belgeleri toplamak davanın seyrini kolaylaştırır.

İLGİLİ YAZILAR