Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Bilirkişi Raporları Birbiriyle Çelişirse Hakim Hangisine Uymak Zorunda?

Bir davanızda birden fazla bilirkişi raporu birbiriyle çelişen sonuçlara varmışsa, hakimin bu çelişkiyi nasıl çözmesi gerektiğini ve sizin lehinize olan raporun otomatik olarak esas alınıp alınmayacağını merak edebilirsiniz. Yargıtay’ın bu kararı, bu konuda hakimin gerçek yetkisini gösteriyor.

Olayın Özeti

Bir iş kazasında, ağaç budama işi yaptırılan bir kişi yüksek gerilim hattına temas ederek hayatını kaybetmiştir. Soruşturma aşamasında alınan ilk bilirkişi raporu sanıkları kusurlu bulurken, yargılama sürecinde alınan sonraki raporlar sanıkların kusursuz, ölen kişinin ise asli kusurlu olduğunu belirtmiştir. Yerel mahkeme, son raporları esas alarak sanıkların beraatine karar vermiştir. Savcılık, raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi’nce giderilmeden karar verilmesinin usule aykırı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, hakimin bilirkişilerin belirlediği kusur oranlarıyla bağlı olmadığını, dosyadaki teknik verileri kendi hukuki gerekçesiyle değerlendirerek kusurun varlığına karar verme yetkisine sahip olduğunu vurgulamıştır. Raporlar arasında özel veya teknik bilgi gerektiren bir çelişki varsa bu giderilmelidir, ancak her çelişki için yeni bir bilirkişi incelemesi zorunlu değildir.

Ölçüt, maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkmasıdır. Somut olayda, olayın gerçekleşme şeklini teknik verilere dayalı olarak en tutarlı açıklayan raporun esas alınmasının yerinde olduğuna, yeni bir inceleme gerekmediğine karar vermiştir. Yargıtay yalnızca, beraat gerekçesinde kullanılan kanun maddesinin hatalı seçildiğini tespit ederek bu ibareyi düzeltmiştir.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Davanızda birden fazla bilirkişi raporu birbiriyle çelişiyorsa, hakim bu raporlardan birine otomatik olarak bağlı değildir. Hakim, dosyadaki tüm teknik verileri değerlendirerek hangi raporun maddi gerçeği en doğru yansıttığına kendi hukuki takdiriyle karar verebilir, bu her zaman yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirmez.

1

Hakim Bilirkişiyle Bağlı Değildir

Kusurun var olup olmadığına, hangi tarafın ne ölçüde kusurlu olduğuna nihai kararı hakim verir, bilirkişi raporu sadece yardımcı bir veridir.

2

Her Çelişki Yeni İnceleme Gerektirmez

Dosyadaki raporlar arasında farklılık olsa da, maddi gerçek yeterince açıklığa kavuşmuşsa yeni bir bilirkişi incelemesi şart değildir.

3

Hukuki Nitelendirme Dikkatle Yapılmalı

Beraat kararının hangi kanun maddesine dayandırıldığı, suçun unsurlarının oluşmaması ile kusur bulunmaması arasındaki fark gözetilerek doğru seçilmelidir.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Yargıtay 12. Ceza Dairesi2020/86142023/522129.11.2023Taksirle öldürme davasında çelişkili bilirkişi raporları karşısında hakimin takdir yetkisi

İş Kazası veya Taksirle Ölüm Davanızda Destek Alın

Durumunuzu birlikte değerlendirelim.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Taksirle öldürme davalarında bilirkişi raporu bağlayıcı mıdır?

    Hayır, Yargıtay içtihatlarına göre hâkim bilirkişinin kusur oranlarıyla bağlı değildir. Teknik verileri inceleyerek, failin kusur durumunu kendi hukuki gerekçeleriyle takdir etme yetkisine sahiptir.

  • Bilirkişi raporları arasında çelişki olması durumunda ne yapılır?

    Dosyadaki maddi gerçek şüpheye yer bırakmayacak şekilde teknik verilerle açıklığa kavuşmuşsa her çelişki için yeni rapor zorunlu değildir. Ancak teknik belirsizlik sürüyorsa çelişkinin giderilmesi gerekir.

  • Kusur bulunmaması durumunda beraat kararı hangi maddeden verilir?

    Sanığın taksirli bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığında, beraat kararı CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca verilmelidir.

İLGİLİ YAZILAR