İcra İnkar Tazminatı Nedir, Tazminat Ödememek İçin Ne Yapmalıyım?

İcra İnkar Tazminatı Nedir, Yüzde 20 Tazminat Ödememek İçin Ne Yapmalıyım?

Borca itiraz ettiniz, dava sonuçlandı ve kaybettiniz; şimdi karşınıza çıkabilecek yüzde 20’lik tazminatın ne kadar ağır olabileceğini merak ediyorsunuzdur.

Likit alacak kavramının tazminata etkisini, %20 tazminat ödememek için uygulanabilecek hukuki stratejileri ve Yargıtay’ın yaklaşımını anlatıyoruz.

İcra İnkar Tazminatı Nedir ve Hukuki Temeli Neye Dayanır?

İcra inkar tazminatı; alacaklı tarafından başlatılan geçerli bir ilamsız icra takibine karşı, borçlunun haksız ve yersiz yere itiraz ederek takibi durdurması, ardından alacaklının açtığı “İtirazın İptali Davası”nı kazanması sonucunda, borçlunun asıl alacak tutarı üzerinden ödemeye mahkûm edildiği, kanundan doğan bir cezai tazminattır.

İcra Hukuku sistemimizin temel amacı, alacaklının hakkına en kısa sürede kavuşmasıdır. Borçlunun 7 gün içinde icra dairesine verdiği basit bir itiraz dilekçesi, tüm icra çarklarını anında durdurma gücüne sahiptir.

Kanun koyucu, bu büyük “durdurma” gücünün kötüye kullanılmasını, mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmesini ve alacaklının mağdur edilmesini engellemek amacıyla İİK’nın 67. maddesinde bu tazminatı düzenlemiştir. 05.07.2012 tarihinden önce %40 oranında uygulanan bu ağır yaptırım, güncel mevzuatımızda asgari %20 olarak belirlenmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki %20 kanuni alt sınırdır; alacaklı daha fazla zarara uğradığını kanıtlarsa bu oran hakimin takdiriyle artırılabilir.

İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesinin Kesin Şartları Nelerdir?

Bir mahkemenin borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedebilmesi için, sürecin tesadüflere bırakılmayacak kadar net şablonlara oturması gerekir. İcra inkar tazminatının doğabilmesi için usul hukukunun aradığı şartlar şunlardır:

Geçerli Bir İlamsız İcra Takibi OlmalıdırTazminata hükmedilebilmesinin ilk şartı, ortada yetkili icra dairesinde başlatılmış, hukuken geçerli bir ilamsız icra takibi (örneğin faturaya, cari hesaba veya adi senede dayalı bir takip) bulunmasıdır.
Borçlu Süresi İçinde İtiraz Etmiş OlmalıdırBorçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine geçerli bir itirazda bulunarak takibi durdurmuş olmalıdır. Süresi geçtikten sonra yapılan geçersiz bir itiraz takibi durdurmayacağından, bu davaya ve dolayısıyla tazminata da konu olamaz.
1 Yıllık Hak Düşürücü Sürede Dava AçılmalıdırAlacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davasını açmış olmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir.
Alacaklının Açık Talebi Bulunmalıdırİcra inkar tazminatı, hakimin kendiliğinden (re’sen) verebileceği bir karar değildir. Kanun “diğer tarafın talebi üzerine” demektedir. Davacı alacaklı, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmemişse, mahkeme %20 tazminata hükmedemez.
Borçlunun İtirazında Haksız Çıkması GerekirMahkemece yapılacak yargılama sonucunda, borçlunun itiraz ettiği borcu aslında ödemekle yükümlü olduğuna (itirazın haksızlığına) karar verilmesi şarttır.
Alacağın “Likit (Belirlenebilir)” Olması Zorunludurİşte borçluların kurtuluş noktası ve davanın en kilit şartı budur. Alacak likit değilse, borçlu davayı kaybetse dahi tazminat ödemez.

%20 Tazminatın Kalbi: “Likit (Belirlenebilir) Alacak” Kavramı

İcra inkar tazminatı ödememek için ne yapmalıyım diyen bir borçlunun ve onu savunan avukatın ilk incelemesi gereken husus, alacağın “likit” olup olmadığıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre likit alacak; gerçek miktarı belli, sabit veya borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurları bilinen, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu kolayca hesap edebileceği alacaklardır.

Yani, borçlu kendisine gelen icra emrine baktığında “Benim bu kişiye olan borcum x liradır” diyebiliyorsa, alacak likittir. Ancak borcun miktarının belirlenmesi yargılamayı, bilirkişi incelemesini veya hakimin takdir yetkisini gerektiriyorsa alacak likit değildir.

Özellikle şirketler arası Ticaret Hukuku davalarında bu ayrım büyük önem taşır:

Likit Kabul Edilen (Tazminat Çıkan) Alacaklarİmzası inkar edilmeyen adi senetler, banka kredi sözleşmeleri, faturaya veya kesinleşmiş cari hesap ekstresine dayalı alacaklar, apartman aidat borçları. Bu tür borçlara haksız yere itiraz ederseniz, mahkeme %20 inkar tazminatını affetmez.
Likit Olmayan (Tazminat Çıkmayan) AlacaklarTrafik kazasından doğan maddi/manevi tazminatlar, haksız fiil tazminatları, işçilik alacaklarının bir kısmı (özellikle hesaplaması karmaşık olan fazla mesai gibi kalemler), eser sözleşmesinden doğan inşaat ayıp bedelleri, kiralanan taşınmazın hor kullanımından doğan zararlar.

Eğer aleyhinize başlatılan takip “likit olmayan” bir alacağa dayanıyorsa, davayı kaybetseniz bile icra inkar tazminatına mahkum edilmezsiniz. Çünkü kanun koyucu, borçlunun ne kadar ödeyeceğini tam olarak bilemediği karmaşık bir dosyada itiraz hakkını kullandığı için onu cezalandırmayı hakkaniyete aykırı bulmaktadır.

Yabancı Para Alacaklarında Tazminat Kur Hesabı Nasıl Yapılır?

Diyelim ki alacaklı tarafınıza 10.000 Euro üzerinden ilamsız icra takibi başlattı ve siz itiraz ettiniz. Dava sonucunda haksız bulunursanız %20 tazminat neye göre hesaplanacak? Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin (2016/10913 E., 2017/4290 K.) kararı uyarınca; borçlunun itirazının haksız olup olmadığı “takip tarihi” itibariyle belirleneceğinden, yabancı para alacağının icra takip tarihindeki rayiç kur üzerinden Türk Parası karşılığı hesaplanarak bu tutarın %20’si oranında tazminata hükmedilir. Karar tarihindeki güncel kura göre bir hesaplama yapılamaz.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

%20 Tazminat Ödememek İçin Uygulanacak Hukuki Stratejiler

Borçlu olarak haksız bir zenginleşmeye mahal vermemek, ancak bir yandan da %20 gibi devasa bir ceza ile karşılaşmamak için dava sürecini bir satranç ustası gibi yönetmeniz gerekir.

1. “Kısmi İtiraz” Kalkanını Doğru Kullanın

İcra İflas Kanunu m. 62 uyarınca borçlu, aleyhindeki icra takibinde borcun bir kısmını kabul edip bir kısmına itiraz edebilir. Ancak kısmi itirazın geçerli olabilmesi için itiraz edilen kısmın cihet ve miktarının açıkça gösterilmesi lazımdır. Örneğin, size 100.000 TL’lik bir icra takibi geldi. Siz bunun 70.000 TL’sini gerçekten borçlusunuz ancak 30.000 TL’lik kısmı için faturada bir mutabakatsızlık var.

Eğer tüm takibe “Borca itiraz ediyorum” derseniz ve mahkeme 70.000 TL’yi haklı bulursa, bu 70.000 TL üzerinden %20 tazminat ödersiniz. Bunun yerine stratejik olarak; “Takibe konu borcun 30.000 TL’lik kısmına itiraz ediyorum, bakiye 70.000 TL’yi kabul ediyorum” diyerek 70.000 TL’yi icra veznesine yatırırsanız, alacaklı sadece ihtilaflı 30.000 TL için dava açabilir. Böylece devasa bir asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatı yeme riskini bertaraf etmiş olursunuz.

2. Kötü Niyet Şartı Yoktur, “Sadece Haksız Olmak” Yeterlidir

Birçok borçlu şu yanılgıya düşmektedir: “Benim kötü bir niyetim yoktu, belgeleri yanlış anlamışım, bu yüzden itiraz ettim, hakim bana tazminat vermez.” Bu tamamen hatalı bir bilgidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2019/9073 E., 2020/3938 K.) son derece net bir kural koymuştur: Borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi için itirazının kötü niyetli olması yasal bir koşul değildir.

Borçlunun sadece haksız çıkması ve alacağın likit olması yeterlidir. Bu tazminat, alacaklının işini çabuk bitirmesine engel olan borçluya karşı konulmuş objektif bir yaptırımdır. Bu nedenle “iyi niyetliydim” savunması sizi %20 ödemekten kurtarmaz.

3. Tazminatın Sadece “Asıl Alacak” Üzerinden Hesaplanması Gerektiğini Denetleyin

İtirazın iptali davasını kaybettiniz ve hakim %20 tazminata hükmetti. Kararı alıp okuduğunuzda, hakimin asıl alacak (örneğin 50.000 TL) ile takipten önce işlemiş temerrüt faizini (örneğin 10.000 TL) toplayıp toplam 60.000 TL üzerinden %20 tazminata (12.000 TL) karar verdiğini gördünüz. Bu kesin bir istinaf/temyiz bozma nedenidir! Yargıtay 23.

Hukuk Dairesi (2016/9478 E., 2020/1203 K.) içtihatları gereğince, icra inkar tazminatı işlemiş faiz ve icra masrafları dahil edilerek bulunacak toplam tutar üzerinden değil, sadece asıl alacak üzerinden hesaplanmak zorundadır. Doğru tutar 50.000 TL’nin %20’si olan 10.000 TL olmalıdır. Avukatınızın bu hesap hatasını yakalaması, cebinizden binlerce liranın haksız yere çıkmasını engeller.

Yargıtay ve Emsal Karar Yaklaşımı

Yüksek Yargıtay uygulamasında, itirazın iptali davası ve icra inkar tazminatına yönelik usul kuralları katı bir şekilde uygulanmaktadır:

Talebin Açık Olması Şartı ÜzerineYargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2018/113 E., 2018/6117 K. sayılı kararında; davacı taraf dava dilekçesinde tazminat isteminde bulunmuşsa, hakimin HMK m. 297 uyarınca bu talep hakkında “olumlu veya olumsuz” mutlaka bir karar vermesi gerektiği, kararsız bırakılmasının usule aykırı olduğu belirtilmiştir. Eğer alacaklı talep etmeyi unutmuşsa, hakim “Alacaklı unuttu ama ben yine de borçluya %20 ceza keseyim” diyemez.
İtirazdan Vazgeçme Üzerineİcra takibine itiraz ettikten sonra dava sürecinde korkup icra dairesine giderek “İtirazımı geri çekiyorum ama eksperin verdiği zararın karşılanması koşuluyla” gibi şarta bağlı bir dilekçe verirseniz, Yargıtay bunu geçerli bir “itirazdan vazgeçme” kabul etmez. İtirazdan vazgeçme kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Davadan Önce Ödeme YapılmasıBorçlu, icra takibinden sonra fakat alacaklı itirazın iptali davasını açmadan önce asıl borcu ödemişse, alacaklı artık asıl alacak için itirazın iptali davası açmakta hukuki yarara sahip değildir. Ancak icra masrafları, vekalet ücreti ve faizler ödenmemişse, sadece bu “fer’i” alacaklar için davanın açılmasında hukuki yararı devam eder.

Bu yazıda anılan hükümlerin tam metnine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu‘nun resmî yayınından ulaşabilirsiniz.

Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç: İtiraz Ederken İki Kere Düşünün

Kesin olan bir borca sırf zaman kazanmak için itiraz etmek riskli. Haksız itiraz sonucunda asıl borcun yanında yüzde 20 icra inkar tazminatı, dava harcı ve karşı taraf vekalet ücretiyle karşılaşabilirsiniz.

Ama alacaklı gerçekten haksızsa, elinde geçerli bir sözleşme veya teslim edilmiş bir mal/hizmet yoksa itiraz etmek en doğal hakkınız; dava lehinize sonuçlanırsa siz de alacaklıdan yüzde 20 kötü niyet tazminatı kazanabilirsiniz.

İcra inkar tazminatından kurtulmanın yolu itiraz etmemek değil, itirazı doğru kurmaktır. Oran İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinde yazılıdır: borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.

Aynı madde bu yaptırımı çift taraflı kurar; alacaklının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu görülürse aynı oran ona uygulanır. Tazminattan kurtulmanın iki gerçek yolu vardır. Birincisi alacağın likit olmadığını ortaya koymaktır; miktarı belgeyle değil hâkimin takdiriyle belirlenecek alacaklarda tazminata hükmedilemez.

İkincisi itirazınızı somut bir dayanağa oturtmaktır: ödeme dekontu, ibraname, zamanaşımı ya da yetki itirazı gibi. Bir de hesaplama ayrıntısı vardır; aynı maddenin son fıkrası, tazminatın tespitinde takip talebindeki ya da davadaki talebin esas alınacağını söyler, sonradan yapılan artırmalar hesaba katılmaz. İtirazın iptali davasının işleyişini ayrı bir yazıda ele aldık. Ticaret Hukuku Davaları alanındaki deneyimimizle, itirazınızı tazminat riskini en aza indirecek biçimde kurmak için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • İcra inkar tazminatı nedir, ne zaman ödenir?

    Bir icra takibine haksız yere itiraz edip takibi durdurduğunuzda, alacaklı mahkemede haklı çıkarsa sizden asıl borcun en az yüzde 20’si kadar ekstra para alır. Buna icra inkar tazminatı denir ve amacı gereksiz itirazları caydırmaktır.

  • Yüzde 20 tazminat kaçınılmaz mı, her borçlu öder mi?

    Hayır, her borçlu ödemez. Alacak miktarı tartışmalı veya hesaplanması uzmanlık gerektiren karmaşık bir borçsa (trafik kazası tazminatı, inşaat ayıp bedeli gibi) davayı kaybetseniz bile bu tazminatı ödemezsiniz. Tazminat yalnızca miktarı net ve belirli olan borçlarda çıkar.

  • Hangi borçlar net ve belirli sayılır, hangisi sayılmaz?

    Fatura, imzalı senet, banka kredi sözleşmesi veya aidat borcu gibi rakamı kesin olan alacaklar net kabul edilir. Trafik kazası tazminatı, fazla mesai alacağı ya da inşaat ayıp bedeli gibi hesaplanması mahkeme veya bilirkişi gerektiren alacaklar ise net sayılmaz.

  • İyi niyetli olduğumu ispatlarsam tazminattan kurtulur muyum?

    Hayır, kurtulmaz. Yargıtay’a göre kötü niyet aranmaz; sadece haksız çıkmış olmak ve alacağın belirli olması yeterlidir. ‘Ben belgeleri yanlış anladım’ ya da ‘Kasıt yoktu’ savunması yüzde 20 ödemekten sizi kurtarmaz.

  • Borcun bir kısmını kabul edip geri kalanına itiraz edebilir miyim?

    Evet, buna kısmi itiraz denir ve çok akıllıca bir yoldur. Örneğin 100.000 TL’lik takipte 70.000 TL’yi ödeyip yalnızca 30.000 TL’ye itiraz ederseniz, tazminat riski sadece o ihtilaflı 30.000 TL üzerinden hesaplanır. Bu şekilde devasa bir asıl borç üzerinden yüzde 20 tazminat yeme riskini büyük ölçüde azaltmış olursunuz.

  • Tazminat hesabına faiz de dahil edilebilir mi?

    Hayır, bu sık yapılan bir hatadır. Yargıtay’a göre yüzde 20 tazminat yalnızca asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanmak zorundadır; işlemiş faiz ve icra masrafları bu hesaba katılamaz. Hakim bu şekilde hatalı karar verdiyse istinaf yoluna gidilebilir.

  • İcra inkar tazminatı hangi davada istenir?

    İcra inkar tazminatı, borçlunun ilamsız takibe yaptığı itirazın haksız çıktığı itirazın iptali davasında istenir. Alacaklı davayı kazanırsa mahkeme, alacak likit ise borçluyu yüzde 20 oranında tazminata da mahkum eder. Borç tartışmalı ve belirsizse bu tazminat kural olarak gündeme gelmez.

  • İtiraz ettim ama davayı kaybettim, yüzde 20 tazminatı mutlaka öder miyim?

    Mutlaka değil. Tazminata hükmedilmesi için alacağın likit yani miktarının belirlenebilir olması gerekir. Alacağın miktarı yargılamada bilirkişi ile netleşiyorsa veya borcun varlığı gerçekten tartışmalıysa mahkeme tazminata hükmetmeyebilir. Bu nedenle itirazınızı gerekçeli ve belgeli yapmanız önemlidir.

İLGİLİ YAZILAR