Sigortasız İşçi İş Kazası Geçirirse İşverenin Cezası ve Sorumluluğu Nedir?
Sigortasız çalıştırdığınız bir işçi iş kazası geçirdiğinde, karşınıza çıkacak faturanın normalden çok daha ağır olacağını bilmeniz gerekir.
5510 sayılı Kanun’un 23. maddesindeki kusursuz sorumluluğu, işçinin hatası varsa hakkaniyet indirimini ve idari para cezalarını anlatıyoruz.
Sigortasız Çalışan İşçinin Geçirdiği Kaza “İş Kazası” Sayılır Mı?
Toplumda ve işverenler arasında en yaygın ve tehlikeli hukuki yanılgılardan biri, “İşçinin sigortası yoktu, dolayısıyla SGK nezdinde bu olay iş kazası sayılmaz, kendi aramızda hallederiz” düşüncesidir. Oysa sosyal güvenlik hukuku, şekli kayıtlara değil, fiili (eylemli) gerçekliğe bakar.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘nun 92. maddesinin 1. fıkrasına göre; kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı olması zorunludur ve bu haklardan vazgeçilemez. Bir kişinin sigortalı sayılması için işveren tarafından SGK’ya “işe giriş bildirgesi” verilmiş olması şart değildir. İşçi, hizmet akdi kapsamında işverenin otoritesi altında çalışmaya başladığı o ilk saniye itibarıyla kanun gereği kendiliğinden sigortalı statüsünü kazanır.
Dolayısıyla, SGK’ya bildirimi yapılmamış ve hiç prim ödenmemiş olsa dahi, işteki ilk gününde veya ilk saatinde kazaya uğrayan kayıt dışı bir işçinin geçirdiği kaza, hukuken tartışmasız bir şekilde “İş Kazası” statüsündedir. Kurum, kazayı haber aldığı anda (hastane polisinin bildirimi veya işçinin şikayeti üzerine) olaya el koyar, denetmenlerini gönderir ve işçiyi anında kısa vadeli sigorta kolları koruması altına alır. Konunun genel yasal çerçevesini daha detaylı incelemek için Sosyal Güvenlik Hukuku sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
5510 Sayılı Kanun Madde 23: İşverenin Kusursuz Sorumluluğu (Medeni Ceza)
İş kazası tazminatınızın ne kadar olduğunu öğrenmek istiyorsanız hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Hesaplama aracını açNormal şartlarda, kurallara uygun olarak SGK’ya bildirilmiş bir işçinin iş kazası geçirmesi hâlinde, işverenin Kuruma karşı rücu sorumluluğu 5510 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine tabidir. Bu maddeye göre işveren, ancak kazanın oluşumunda iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi (ihmali) veya kastı varsa, yani “kusurluysa” sorumlu tutulur.
Ancak işçi sigortasız (kayıt dışı) çalıştırılırken kaza geçirmişse, oyunun kuralları işveren aleyhine tamamen ve çok sert bir biçimde değişir. Bu durum, 5510 sayılı Kanun’un “Süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk” başlıklı 23. maddesinde (Mülga 506 sayılı Kanun m. 10) düzenlenmiştir.
Madde metni son derece emredicidir: “Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi hâlinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.”.
“Kusursuz Sorumluluk” Ne Anlama Gelir?
Kanun metnindeki “21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın” ibaresi, işveren için adeta bir yıkım fermanıdır. Bunun hukuki anlamı şudur: İşveren, kazanın oluşumunda %0 kusurlu olsa bile (yani kaza %100 işçinin hatasıyla, intiharıyla veya kaçınılmaz bir kötü tesadüfle meydana gelmiş olsa dahi) SGK ödediği tüm parayı sigortasız işçi çalıştıran işverenden talep eder.
Yargıtay ve hukuki doktrin, 23. maddedeki bu ağır yaptırımı, kayıt dışı istihdamı önlemek amacıyla işverene uygulanan bir “medeni ceza” olarak nitelendirmektedir. Kurum; asıl işveren, işveren vekili veya geçici işveren ayırımı yapmaksızın bu kişileri 23. madde kapsamında müteselsilen sorumlu tutar.
SGK, İşverenden Hangi Bedelleri Geri İster (Rücu Eder)?
Sigortasız işçi kaza geçirdiğinde SGK, sosyal devlet ilkesi gereği işçiye tüm yardımları yapar ve ardından bu bedellerin tamamını 23. madde kapsamında işverenden tahsil yoluna gider. İşverenden talep edilecek rücu alacağı kalemleri şunlardır:
| Geçici İş Göremezlik Ödeneği (Rapor Parası) | İşçinin tedavi gördüğü ve çalışamadığı aylar boyunca SGK’nın ona ödediği maaşlar. |
| Sağlık ve Tedavi Giderleri | Hastane masrafları, ameliyatlar, yoğun bakım ücretleri, ilaç, protez ve ortez giderlerinin tamamı. |
| İlk Peşin Sermaye Değerleri (En Büyük Ceza) | İşçide kalıcı bir sakatlık (sürekli iş göremezlik) kalırsa veya işçi vefat ederse ailesine ömür boyu maaş (gelir) bağlanır. SGK, bu ömür boyu ödenecek maaşların istatistiksel hesaplamalarla bugünkü toplu değerini (Peşin Sermaye Değeri) bulur ve bunu işverenden tek seferde nakit olarak talep eder. Bu rakam genellikle milyonlarca lirayı bulur ve çoğu şirketi iflasa sürükler. |
| Cenaze ve Evlenme Ödeneği | İşçi vefat etmişse ailesine yapılan cenaze ve kız çocuklarına yapılan çeyiz (evlenme) yardımları. |
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
İşçinin Hatası Varsa İşveren Yine De Yüzde Yüz Sorumlu Mudur? (Hakkaniyet İndirimi)
Yukarıda işverenin 23. madde kapsamında “kusursuz” olarak tüm zarardan sorumlu tutulduğunu belirttik. Peki, kaza tamamen sigortasız işçinin kendi ağır ihmali (örneğin bareti bilerek çıkarması, alkollü olması veya makinaya elini bilerek sokması) sonucu olmuşsa, işveren yine de tüm faturayı ödeyecek midir?
İşte tam bu noktada, Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. ve 52. maddeleri (Mülga 818 sayılı BK m. 43-44) imdada yetişir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, işverenin 23. maddeden kaynaklanan sorumluluğu %100 kabul edilse de; kaza olayında sigortalının da kendi müterafik (birlikte) kusuru varsa, adaleti sağlamak adına işverenin ödeyeceği tutardan bir “hakkaniyet indirimi” yapılması yasal bir zorunluluktur.
Hakkaniyet İndiriminin Matematiksel Sınırı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerin kesinleşmiş içtihatlarına göre; sigortasız işçi çalıştırmanın faturası kesilirken, mahkemece uygulanacak bu hakkaniyet indirimi, sigortalının (işçinin) kusurunun %50’sinden az olamaz.
Örnekle Açıklamak Gerekirse: SGK, sigortasız işçinizin geçirdiği kaza nedeniyle size 10.000.000 TL’lik bir rücu davası açtı. Mahkemenin atadığı İSG bilirkişi heyeti, kazada işçinin %40 oranında kendi hatası (kusuru) olduğunu belirledi.
İşveren 23. maddeden %100 sorumlu olduğu için normalde 10 Milyon TL ödemesi gerekirken; işçinin %40 kusurunun en az yarısı (%20) oranında bir “hakkaniyet indirimi” yapılır. Böylece işverenin ödeyeceği rakam 8.000.000 TL’ye düşürülür. İşçinin %100 kusurlu olduğu bir senaryoda dahi işveren tamamen kurtulamaz, sadece en az %50 oranında hakkaniyet indirimi alarak borcun yarısını ödemeye mahkûm edilir.
Sigortasız İşçi Çalıştırmanın İdari Para Cezaları ve Diğer Yaptırımları
Sigortasız işçi kaza geçirdiğinde işverenin karşılaşacağı tek kâbus SGK’nın açacağı Rücu (Tazminat) davası değildir. Bir denetimle veya kaza sonucu hastane tutanaklarıyla o işyerinde kayıt dışı işçi çalıştırıldığı (işe giriş bildirgesinin verilmediği) tespit edildiğinde, 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi kapsamında devasa İdari Para Cezaları (İPC) devreye girer.
| İşe Giriş Bildirgesinin Verilmemesi Cezası | Sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmediğinin mahkeme kararı, Kurum denetmenleri veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca tespiti hâlinde, her bir sigortasız işçi için o tarihteki asgari ücretin iki (2) katı tutarında idari para cezası kesilir. |
| Tekerrür Hâlinde Ceza Katlanır | İşyeri esas alınarak, bildirge verilmediğine dair tespit tarihinden itibaren bir yıl içinde aynı hata tekrarlanırsa, bu defa her bir sigortasız işçi için asgari ücretin beş (5) katı tutarında idari para cezası uygulanır. |
| Teşviklerden Men Edilme | Kayıt dışı işçi çalıştırdığı kaza veya denetimle tespit edilen işverenler, devletin sağladığı tüm SGK prim teşviklerinden (örneğin 5 puanlık indirim veya işsizlik fonu destekleri) kanunda belirtilen süreler boyunca mahrum bırakılır. |
| Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinin (Muhtasar) Resen Düzenlenmesi | İşçinin sigortasız çalıştığı geçmiş aylara dönük primleri, gecikme zammı ve cezasıyla birlikte işverenden zorla tahsil edilir ve bu eksik belgeler için de ayrıca asgari ücretin katları oranında cezalar yazılır. |
Yargıtay ve Emsal Kararlar Işığında Kayıtdışı İstihdamda İş Kazası Yaklaşımı
Yargıtay’ın sigortasız işçi çalıştıran işverenlere yönelik rücu davalarındaki yaklaşımı, devletin sosyal güvenlik tekelini koruma refleksinin en net göstergesidir. Hukuki kaynaklarımıza yansıyan yerleşik içtihatlara göre:
Yargıtay kararlarında açıkça vurgulandığı üzere, işe giriş bildirgesi yasal süresi içinde verilmemişse, işverenin 23. maddeye (eski 10. maddeye) dayalı tazmin sorumluluğunda “kusursuzluk ilkesi” mutlak surette uygulanır. Yargıtay; “İş kazasında işverenin hiç kusuru olmasa bile şayet sigortalının işe girişi süresinde kuruma bildirilmemişse, Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarından işverenin sorumlu tutulması gerektiğine” kesin olarak hükmetmektedir.
Buradaki tek kaçış yolu, Yargıtay’ın işverene ispat hakkı tanıdığı istisnai bir durumdur. Eğer işveren, işe giriş bildirgesini fiilen işe başlatmadan önce (veya aynı gün) ancak iş kazası meydana gelmeden saniyeler önce bile olsa Kuruma verdiğini veya iadeli taahhütlü olarak postaya verdiğini ispat edebilirse, 23. maddedeki kusursuz sorumluluk faturasından kurtulur ve dava normal kusur (Madde 21) kurallarına göre görülür. Bu ispat yükü tamamen davalı işverenin omuzlarındadır.
Uzman Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç
Sigortasız çalıştırdığınız işçinin iş kazası geçirmesi durumunda kusurunuz ne olursa olsun 5510 sayılı Kanun’un 23. maddesi gereği SGK’nın tüm masraflarını ve peşin sermaye değerini size fatura edebiliyor.
Ama zaten sigortasızdı ben yüzde yüz suçluyum demek yerine bilin ki işçinin kaza anındaki kendi kusurunun ispatlanmasıyla TBK 51 ve 52. maddelerden yüzde 50’ye kadar hakkaniyet indirimi almak mümkün.
Sigortasız işçinin iş kazası geçirmesi, işveren açısından sorumluluğun katlandığı bir durumdur. İşçinin SGK karşısındaki hakları sigortasızlıktan etkilenmez; Kurum tedavi giderlerini karşılar, geçici iş göremezlik ödeneğini öder ve şartlar varsa sürekli iş göremezlik geliri bağlar. Ancak bunların tamamı işverene yansıtılır.
5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi, iş kazası işverenin kastı ya da iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse Kurumca yapılan ve ileride yapılacak ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri toplamının işverene ödettirileceğini söyler.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, kazanın üç iş günü içinde Kuruma bildirilmemesi halinde bildirim tarihine kadar ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin de işverenden tahsil edileceğini düzenler. Buna idari para cezaları ve işçinin ayrıca açacağı maddi ve manevi tazminat davası eklenir. SGK’nın açtığı rücu davasına karşı savunmayı ayrıca anlattık. Sosyal Güvenlik Hukuku alanındaki deneyimimizle, ister işçi ister işveren tarafında olun sürecinizi yürütmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
İşçinin sigortasız (kayıt dışı) çalıştırılması durumunda geçirdiği kaza yasal olarak iş kazası sayılır mı?
Evet, kesinlikle sayılır. Sosyal güvenlik hukuku şekli kayıtlara değil fiili gerçekliğe bakar. 5510 sayılı Kanun uyarınca bir işçi işverenin otoritesi altında çalışmaya başladığı an yasa gereği kendiliğinden sigortalı statüsü kazanır. İşe giriş bildirgesi verilmemiş ve hiç prim ödenmemiş olsa dahi yaşanan olay tartışmasız şekilde iş kazasıdır.
-
Sigortasız işçinin geçirdiği kazada işverenin “Kusursuz Sorumluluğu” (5510 s. Kanun m. 23) ne anlama gelir?
Kanunun 23. maddesi uyarınca, sigortasız işçi çalıştırırken kaza meydana gelirse işverene ağır bir “medeni ceza” kesilir. Bu maddede kusursuz sorumluluk ilkesi geçerlidir. Yani kazanın oluşumunda işverenin %0 (sıfır) kusuru olsa, kaza tamamen işçinin hatası veya kaçınılmazlık sonucu doğsa bile SGK tüm masrafları ve bağlanan maaşın peşin sermaye değerini işverenden zorla tahsil eder.
-
SGK sigortasız işçinin kazasından sonra işverene açacağı rücu davasında hangi maddi bedelleri geri ister?
Kurum, sosyal devlet ilkesi gereği işçiye yaptığı tüm harcamaları işverene fatura eder. İşçinin tedavi ve ameliyat giderleri, raporlu olduğu dönemde ödenen geçici iş göremezlik ödenekleri, vefat halinde ailesine ödenen cenaze ve evlenme yardımları ile işçide kalıcı sakatlık kalması durumunda bağlanan ömür boyu maaşın “İlk Peşin Sermaye Değeri” işverenden rücu edilir.
-
Sigortasız işçinin kazada kendi hatası ve ağır ihmali varsa işverenin ödeyeceği rücu tazminatından indirim yapılır mı?
Evet, yapılır. İşveren 23. madde kapsamında kusursuz sorumlu tutulsa da Türk Borçlar Kanunu’nun 51. ve 52. maddelerindeki “Hakkaniyet İndirimi” devreye girer. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, kazada işçinin de müterafik (birlikte) kusuru varsa mahkemece uygulanacak olan hakkaniyet indirimi sigortalının (işçinin) kusur oranının %50’sinden az olamaz.
-
İş kazası sonrasında işyerinde sigortasız işçi çalıştırıldığı tespit edilirse ne kadar idari para cezası kesilir?
İş kazası veya denetim neticesinde yasal süresi içinde işe giriş bildirgesi verilmediği saptanırsa, her bir sigortasız çalışan işçi için o tarihteki asgari ücretin iki (2) katı tutarında idari para cezası uygulanır. Eğer aynı hata bir yıl içinde tekrarlanırsa ceza katlanarak asgari ücretin beş (5) katı olarak kesilir ve işveren yasal prim teşviklerinden mahrum bırakılır.
-
İşverenin 23. maddedeki ağır kusursuz sorumluluk yaptırımından kurtulabilmesinin tek istisnai yolu nedir?
İşverenin bu ağır faturadan kurtulabilmesinin tek yolu, sigortalıya ait işe giriş bildirgesini fiilen işe başlatmadan önce (veya en geç kaza günü) ancak iş kazasının meydana geldiği andan “saniyeler önce dahi olsa” Kuruma resmi olarak verdiğini unionya postaya teslim ettiğini kesin ve yazılı delillerle kanıtlamasıdır.
-
Sigortasız iş kazasından doğan SGK rücu davalarında yasal zamanaşımı süresi kaç yıldır ve ne zaman başlar?
Sigortasız çalıştırılan işçinin kazasından doğan rücu davaları, 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi uyarınca 10 (on) yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir. Bu 10 yıllık zamanaşımı süresi, sakat kalan işçiye unionya ailesine bağlanan gelirler yönünden Kurumun geliri onayladığı (tahsis) tarihinde, hastane tedavi masrafları yönünden ise Kurumca fiili ödemenin yapıldığı tarihte başlar.




